Duyduğumda çok şaşırdım bir o kadar da gururlandım.

Ailesini Malatya merkezde bırakıp Pütürge ilçemizde hizmet veren Doktor Emre Bey merkeze gelebiliyor olmasına rağmen gelmemiş. Hafta sonu bazen de hafta ortası gelip gidiyor şehre.

14 Mart tıp bayramı kutlamasını onun şahsında yapmak istedim bu yıl.

Virane bir sağlık ocağını alıp işçi tutmadan fayans döşemesinden, duvar boyasına, engelli wc'sinden mobilyasına kadar kendi el emeği ile peyderpey düzenleyip A sınıfı bir sağlık ocağına dönüştürmüş.

"Yahu doktor bu" dedim hadi boyadan anlasın da fayans inşaat işi nedir demekten kendimi alamadım

Dahası, kaynak makinesini eline alıp parça tahtalarla sağlık ocağı bahçesine banklar yapmış.

"Devlet bütçe ayırsa da elimden geleni neden devlete yük edeyim" düşüncesiyle ulvi bir gönülle çalışmaya devam ediyor aynı yerde.

Götürdüğü fidanlarla yemyeşil bir bahçeyi de armağan etmiş hastalarına.

Çalıştığı yerde kalarak gece gündüz hastalarını takip ediyor.

Sorunlara hep çözüm odaklı yaklaşması, sakin duruşluluğu hizmet aşkı eşi ve çocuklarına da yansımış.

Dağ bayır yeni bitki türlerini de inceleyen tüm halkın sağlık dışında da dertleriyle ilgilenen bir doktor o.

Doğallıktan yana tavuk, arı yetiştiren bir doktor.

Sevgiyle, üretim için çaba veren tüketim çılgınlığına kendi özverisiyle nokta koymaya çalışan bir vatandaş, vatan sevdalısı o.

Hafta sonu Malatya 'ya geldiğinde poşet poşet şeker aldığını görünce eşi kıymetli kardeşim Gülcan hanım şöyle demiş:

"yahu bu zamanda artık çocuklar bu şekerleri yemiyor. Niye alırsın ki."

Gülcan hanım İlçeye ziyarete gittiğinde gördüğü manzara ile çok duygulanıyor, bende anlatırken duygulandım.

Dağın tepesinden bir çocuk sağlık ocağına koşarak geliyor.

Doktor Emre bey'in klasik şeker ikramını alıp yoluna revan oluyor.

"Ve artık şekerlerini ben alıyorum" der Gülcan hanım.

Çocuklarla şefkatle ilgilenen doktor, siteye kızı için kaynak makinesi ile bisiklet kilit yeri yaparken diğer çocukları da sevindirmiş. Hepsine ayrı ayrı kilit yeri.

İlçenin doktoru olmakla beraber öğretmen, abi, kardeş, başvurulan bilge, daha saymakla bitmeyecek gönül adamı.

Kızına yaş pasta yapan baklava börek açan, (Antep katmeri bile) eşi hastalanınca paça çorbası pişiren el maharetli nice kadına taş çıkaran bir doktor. Biz bunları yapan erkekleri aşçı olarak duymuşuzdur.

Bir erkeğin, hele de yoğun sağlık hizmeti veren bir doktorun bunca becerisi kaç övgüyle anlatılır bilmem. Zamanı ödül bilen yüce gönüllerdir bu kişiler işin özeti.

Ama bildiğim hissettiğim şu ki;

İnsan severse, insan merhametli ise var olan tüm yeteneklerini açığa çıkarır ve esirgemez toplumdan.

İster kadın ister erkek olsun bünyesinde topladığı tüm becerileri "kime nasıl sunsam " sevdasıyla yol alır.

Onlar büyük hayalleri olan dava adamlarıdır. Emekleri helal kazançla beraber fedakarlık iyiliktir.

Emeğinin fazlası onlarda gönül huzurudur. Bugün bu kadar yeter "demez.

Gece hazırlar gündüz sunar. Uyku arası düşünür uyanır sunar. Verir, verdikçe dinginlik sarar kalbini.

Karşılık beklemediği için incinmez.

Onlar vatanını milletini çok seven, refahını rahatını bu uğurda terk eden pak gönüllü insanlardır.

Ve bizim, kariyerini adanmışlık ruhuyla tutanlara çok ihtiyacımız var. Böyle insanların varlığını duymak beni nasıl mesrur etti ise sizlerin de duymasını arzu ettim.

Doktor Emre Durmuş 'un şahsında tüm doktorlarımızın tıp bayramını kutluyor ak önlükleriniz gibi bembeyaz sağlıklı bir ülke, halkımıza da sağlıklı ömürler diliyorum

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.