Yeniden 28 Şubatları yaşamamak için

Yeniden fitne tohumlarını yeşertmemek için

Darbelerin acısını çekmemek için

Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmamak için

Teröre fırsat vermemek için

24 Haziran tarihi bir gündür

YÜREK GÜCÜ

Yazın soluğu sıcaktır…

Yıldızları izlersin, uzanıp damlara balkonlara

Sarılırsın gökyüzüne yorgansız

Yine temmuzdu. En yakın olanı… Köyde ılık bir gece vakti. Göğümüzden başlamışlar ele geçirmeye –sözde- kolay mı öyle? Uçaklar Jetler… Emine ablam Ankara’da yaşar. Ressam şair. Şiirden konuşuruz mutlaka, okuruz da, onunla her telefonda… Özellikle yeni şiirlerimizden. Aradığımda ‘’Ankara karalar içinde jetler uçuyor can, helal et hakkını ‘’dedi ve sesi titriyordu. Ciddiyeti o ana kadar anlamamıştık…

Biz bilmiyorduk çocuk

Rabbim murat ediyordu ayrışacaktı fitne tohumları

Rabbim murat ediyordu dirilecekti rehavete kapılmış gönüller

Bir salanın ışığıydı ruhumuzun gecelerine gün salan

Bir salanın içlere işlemesiydi uykulu tenleri vakitle hemhal kılan

Tirtir titrerken bedenim, avuçlarımda duanın yakışı. Birleşirken gözyaşımla bir kurtuluş savası çağrısı. Hangi sala yakmıştı ki böyle bedeni, sanki her kelimesi arştan gönüllere başka bir rahmetle iniyordu…

Tecelli eden ruhlara başka bir cesaret başka bir ışıktı.

Ve ölçüyordu Rabbimiz/

Yüreğimizin kabarması imanımızdı/

Gözümüzün yaşı imanımız /

Attığımız adım imanımız/

Dualarımız imanımız /

Ölümden korkmayışımız imanımız idi işte, o saatten sonra.

Bedenlerde diriliş elbiseleri, sokaklara fırlayan yüzlerce genç yaşlı çocuk kadın. Kim korkar gelinlik giymekten. Rabbin yüklemişse o cesareti! Tankın önüne de geçersin, uçağa da atlarsın kamyonu da sürersin, yalın ayak kazma kürek fırlarsın da yatağından…’’bir yürüyüş bin dirilişten geçer’’

Biz kurtuluş destanı yazmış bir milletin torunlarıydık. Biz Akiflerin Şerife Bacıların, Sütçü İmamların Seyit Onbaşıların torunlarıydık…

İstanbul’un fatihinin! Gemileri haliçten yürüten, Sultan Mehmet’in torunlarıydık. Vatan sevgisini imandan bilip serden yardan nice sevdadan vazgeçen yiğit ecdadın torunlarıydık…

Gül kokusuna amade idi yer gök. Halisdemirlere, Erol Olçaklara, Halil Kantarcılara hazırlıyordu toprak kendini. Misafirine taltif idi gül kokusu… Arz, arş destekti elbet aşkla yol alana…

Şehadetin arzusu yürekleri yakarken koştular… Ölüme sevdanın, Rabbe sevda olduğunu bilerek. Bu milletin bileğinin bükülmeyeceğini nereden bilecekti ki düşman. Binlerce ihanetçisini hazırlasa bile! üç beş iman erinin ellerin de kalacağını, alnının çatından vurulacağını hesap edebilir miydi? Edemediler… Düzenleri boşa çıktı…

Kardelen misalince kışlarımızı süsleyecek çiçeklerimizi, bir temmuz gecesi ekmekten korkmayacağımızı bilemediler.

Biz vatanı, içindeki değer bildiğimiz canları hibe edemeyecek kadar onurlu idik. Biz yorgun akşamlara yorulmadan koşan, vatanı namus bilen, gül kokusu için kanamayı tercih edenler idik.

Biz yüreğimizin aldığı yolu bileğimize sarf ettik. Yüreğin kat ettiği mesafe ki! Ölçecek birim yoktur.

Biz 15 Temmuz’da önce yüreklerimizi sonra ihanetçileri dize getirdik. Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın’ diyen vatan şairi Akif gibi biz de vakte seslendik ‘’Allah bu vatana bir daha dost kisveli düşman ayağını kilitlesin, fırsat vermesin’’…

Tuzak kuranların en yücesini göz ardı edenler bu milletin yürek gücünü nereden aldığını unutmamalı!

Şimdi vakit yine y ü r e K gücü zamanı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Metin Kurşun 2018-06-23 19:09:39

Hassasiyetiniz güzel yazınız için teşekkür ederiz hürmetlerimle hislerimize duygularımıza tercüman oldunuz emeğinize kaleminize Yüreğinize sağlık ömrünüe bereket kaleminizi daim etsin İlahi Kudret ALLAH (C.C.) Razı olsun İNŞAALLAH saygılarımla