Siz;

Güldünüz mü? Ağladınız mı? Sevdiniz mi? Vardınız mı? Düştünüz mü? Yarattınız mı? Affettiniz mi? Hissettiniz mi? Duydunuz mu? Gördünüz mü? Uyandınız mı? Okudunuz mu?

***

Bu Gece Allah ile Hasbihal Var!

Gecenin en derin noktasında uyanan Müslümanlar,

Allah ile dertleşecek,

Af dileyecek,

Yardım isteyecek,

Akledecek,

Çözüm yolları arayacaklar.

***

El’den gidiyor:

Ömür elden gidiyor! Gençler elden gidiyor! Aile elden gidiyor! Mal elden gidiyor! Güç elden gidiyor! Makamlar elden gidiyor! Devlet elden gidiyor! Çocuklar elden gidiyor!

***

Dünya!
Kim öle, kim kala!
Bugün yaşadık, yarına hayrola!
Şerler defola!

***

Aynaları çok severim. aynaya baktığımda iki şeye dikkat etmeye çalışırım: 1- alın 2- göz

Alındaki secde izi... Gözdeki anlam izi...

Bunlar insanın hal kimlikleri...

Rabbim varlık aynasında; bizi özü- sözü- gönlü- aklı- nefsi Tevhid olanlardan eylesin.

Alnımızda secde izini, Gözümüzde anlam izini, her daim var kılsın.

***

Şimdi,
hemen ölürken;
sana faydası olan,
işler yap,
sözler söyle...

***

Kısmetim- Nasibim yok diyenler,
Kısmetini- Nasibini aramayanlardır.

***

Gecekondu, Kenar, Taşra, Köy; Ruh ve Kalp,
Şehir ise Nefis ve Akıl'dır.

***

Kullanılmaktan ve kullanışlı olmaktan kurtulduğumuz gün kurtulmuş olacağız.

***

Gece her şeyi örtüyor...

Yüreklerdekini- akıldakini ortaya çıkarıyor.

Ey bu gecenin karanlığını aydınlık ile değiştiren Rabbim...

Benliğimizdeki kötülükleri iyilikler ile değiştir...

***

Olacak şey mi?

dediklerimiz gördüğümüz- duyduğumuz- bildiğimiz hakikati ters yüz ederek zulme ortak oluşumuzdur.

***

Heyecanla beklediğimiz haberleri hep uzaklardan bekliyoruz.

Ajanslardan, twitterdan, facebooktan, mesajlardan, televizyonlardan, gazetelerden...

Nedense kendi dünyamızdan heyecanla beklediğimiz hiç haber yok.

Kendimiz için önemli- acil- değerli haber olacak bir şey duymayı beklemiyoruz.

Hep dışardan, başkasından, ötekilerden gelecek haberlere ayarlı kulaklarımız, gözlerimiz, dillerimiz...

Kendi dünyasından haber değeri kazanacak bir dünya yaratamayanlar başkasından gelecek haberlerle ancak avunmaya- avutmaya devam edeceklerdir.

***

Ortalama 8- 12 saat çalışır. Hasta olma hakkı yoktur. Rapor veya izin taleplerine müsamaha gösterilemez. Yıllık izin hakkı yoktur. Çalışma anında bir an bile duraklayamaz. Namaz ibadetini ifa etme hakkı yoktur. Çoğunluğu asgari ücret yada daha aşağı ücrete çalıştırılır. Yorgun ve zamansız geldiği evde kimseye ayıracak zamanı yoktur. İş güvencesi yoktur. Hakkını savunacak sendikaya üye olma hakkı yoktur. Halini soran, derdine derman olacak kimse yoktur. Patronun kar hırsının kölesi olmaktan başka çaresi yoktur. Dini yoktur. Kitap okumaya ve düşünmeye vakti yoktur.

***

İnsan daima savaşır- mücadele eder- barışır veya birlikte yürür...

Önce Allah, Sonra kendisi, Sonra kadın- erkek, Sonra iktidar sahipleri, Sonra anne- baba, Sonra akraba- iş- okul çevresi, Sonra mülk, Sonra mülk sahipleri…

Ve savaş- mücadelenin galibi ve mağlubu ahirette kesinleşir.

***

Yıllar takvimlerin yapraklarından bir bir iniyor.

Bir yıl gidiyor, bir yıl geliyor.

Yüklendiğimizi emanetin ve hilafetin imtihanı her geçen boynumuzu büküyor.

Korku ve ümit arasındaki şahitliğimizde amellerimiz birikmeye devam ediyor

Birey olarak verdiğimiz imtihanın neticeleri tüm alemi anında etkilemektedir.

Bu etki insanlığın tevhid, adalet, özgürlük ve emek ekseninde buluşması için olmalıdır.

Çoğu insanın- devletin- örgütün- grubun etkisi köleleştirme- ezme- sömürme- yalana davet etme şeklinde olacaktır.

Gelecek yıl- yıllarda; ülkeleri- yürekleri- kalpleri- akılları- evleri- sokakları işgal edilen tüm yerlerin özgürleşmesi için mücadele edelim.

***

İnsan; acelecidir.

Başarıda... Yolda... Namazda... Mücadelede... Günahta... Kötülükte... Zulümde... Düşünmede... İşte... Parada... Kazançta... Biriktirmede... İyilikte... Eğitimde... Davette...

"İnsan hayrı istediği kadar şerri de ister. İnsan pek acelecidir!"(İsra-11)

***

Bugünlerde...

Gördüğüne- bildiğine- dinlediğine- konuştuğuna- okuduğuna- şahit olduğuna inanmayıp,

Televizyonlarda- Radyolarda- İnternette- Kasetlerde dinlediklerine- izlediklerine- gösterilenlere inananlara yarın hiç kimse inanmayacak.

***

Mekan Temizliği... Mekanı temiz tutmalı...

İç mekan- Akıl/ Kalp/ Mide... Ev mekan- Aile... Şehir mekan- Mahalle... Ülke mekan- Millet...

Mekanı kirli olanlar; yaşayamazlar/ yaşatamazlar.

***

Uyuyanlar...

Uyuyamayanlar uyanamazlar.

Uyuyanları uyandıran birine her daim ihtiyaç vardır.

Uykuların en güzel bedenin ve ruhun yorgunluğundan sonra çekilir.

Uyku saati uzadıkça ölümün yakınlığı artar.

Vaktinde uyumayanlar, vaktinde uyanamazlar.

Uykuda yükünü boşaltamayanlar, yeni bir yük yüklenemezler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155