Hayatımız iletişim üzerine kuruludur. Sadece insan hayatı değil tüm canlıların hatta cansız da olsa tüm varlıkların mevcudiyetleri iletişim ile kaimdir. Bu yadsınamaz bir gerçektir. Buz kristalleri, bu konuyu en çarpıcı şekilde ortaya koymaktadır.

Yapılan araştırmalarda, donmuş halde bulunan su kristallerinin fiziksel durumları yakından incelendiğinde, dış kaynaklardan gelen tepkimelere göre fiziksel ve kimyasal değişimler gösterdiği ortaya çıkmıştır. Kar taneleri dahil olmak üzere nem oranı vs gibi etkenler, şekillerin değişik biçimlerde olmasını sağlamaktadır. Hatta bir bilim adamının suya farklı farklı sözler söyleyip suyun aldığı farklı şekilleri kayıt altına alıp yayınlaması çok çarpıcıdır. Yani cansız(belki de biz cansız sanıyoruz) da olsa tüm varlıklarda bir etki tepki meselesi vardır. İşte tüm varlıkların bir iletişimsel duruma tabi olduğunu düşündüğümüzde, insanın iletişim sürecinin büyüklüğü ve önemi de ortaya çıkmaktadır.

Kimi algılarla devletlerin dahi şekillendirildiğini hatırımıza getirdiğimizde konunun ne kadar büyük öneme sahip olduğu daha iyi anlaşılabilmektedir. Günümüz iletişim teknolojileri göz önünde tutulduğunda insanların bu konudaki farkındalıklarının önemi bir kat daha ortaya çıkmaktadır. Burada özellikle iki hususa dikkat çekip, üzerinde değerlendirme yapmak gerekmektedir; iletişim kurucular ve iletişim kurulanlar. Hepimiz aslında bir yönüyle ya iletişim kuran tarafız ya da kurulan…

Kişilerarası iletişimin yanısıra özellikle toplum genelini ilgilendirdiği için Siyaset ve ticaret erbabının iletişimi üzerinde durmak istiyorum. Medyanın tüm mecraları ile kurulan iletişim biçimleri bir kamuoyu algısı oluşturmaktadır. Kimi zaman bilinçli kimi zaman kendiliğinden gelişen iletişim biçimleri olumlu veya olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu anlamda topluma hitap eden kişi veya çeşitli politika, düşünce, ticaret gruplarının bu konularda ne kadar dikkatli ve bilinçli hareket etmelerinin önemi ortadadır.

Ben her zaman, olması gereken iletişim biçimini “doğru iletişim” olarak adlandırırım. Peki doğru iletişimi nasıl kuracağız? Burada beden dili vs. gibi konular üzerinde duracak değilim. Ancak topluma hitap edilirken gerek görsel gerek yazılı mesajların nasıl değerlendirildiğinin önemine dikkat çekmek istiyorum. Zira, Ülkemiz gündeminde sık sık algı operasyonlarının var olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir bakıyorsunuz, küçücük bir mevzu üzerinden devasa konular için malzeme bulunup kamuoyu yanıltılabilmektedir. Konunun etik bölümüne hiç girmeyeceğim çünkü etik kaygıları olan insanların zaten böyle bir şeye kalkışmayacakları malumdur. Evet medya etiğini çiğneyerek yapıyorlar algı operasyonlarını. Bu anlamda sözkonusu içerikleri tüketen vatandaşlarımız, hemen olan biteni kabullenmek yerine önce bir zihin süzgecinden geçirmelidir. Verilen içerikle nihayetinde nereye varılmak istendiği değerlendirilmelidir. Böylece, büyük ölçüde kurgulanıp sunulan malzemelerin neye hizmet ettiği tespit edilebilecektir. Yani, kimi zaman oluşturulmak istenen algıyla, olayın perde arkası olan gerçekler çok farklı olabilmektedir. Bu anlamda medya okur-yazarlığı konusunun önemini de buradan hatırlatmış olalım.

Evet, medyanın servis ettiği içerikler aslında çoğu kez doğrudan vatandaşı ilgilendirmemektedir. Nitekim, gazete haberlerini okuduğumuz zaman önce bir olayı algılamaya uğraşırız. Ve belli bir dolayımdan sonra konuyu gündemimize alırız. Örneğin, bilmem neredeki bir trafik kazası haberi. Olayın taraflarından değilsek doğrudan bizi ilgilendirmeyecektir. Hangi haberin ne kadar öneme sahip olduğunu biz değil yayın ekipleri kararlaştırmaktadır. Gazete sayfaları, internet içerikleri, TV programları vs, hep kurgulanıp tasarlanarak bize ulaşır. Dolayısıyla haber alma hakkımızı kullanırken bu hususları göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.

Diğer boyutuyla, haber ve içerik kaynaklarının tutumu önem arz etmektedir. Kendilerini topluma adamış insanlar, yanlış anlaşılacakları tutum ve davranışlardan uzak durmaları gerektiği gibi kendilerini doğru bir şekilde aktaracak mesajlar üzerinde çalışmalıdırlar. Aksi halde toplum yararına ulaşmak istedikleri hedeflerine ulaşamayacaklardır. Böylece kötü niyetlilere de meydan kalmış olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.