‘Alim bir osmanlı müslimânının zihnindeki mefhûmların islâmî olmasını te’mîn içün etdiği cehdin tanzîmi hakkında risâle

Türkce düşünen mu’âsır bir osmanlı müslimân ‘âlimin, zihnindeki mefhûmları sorğulaması ve frenklerden ve sâir gavurlardan zihnine vâki’ taarruz ve tasallutu bertarâf etmesi ile ‘alâkadâr olmak üzere, müracaat edebileceği luğâtlerin beyânındadır.

Istılahât-ı islâmînin me’hâzlarının evvel-i emrde, ‘arabca Kur’ân-ı ‘azîmu’ş-şân, ehâdîs-i nebevîolduğu ma’lûmdur. Bu me’hâzlara zâid olan me’hâzlar, şi’r-i ‘arab, kadîm ‘arab mütercîmler, ‘ulemâ-yı eslâfın vaz’ etdiği ta’bîrlerdir.

Muhayyel tâlib, etrâkden bir ‘osmânlı efendisi/hanımı olmasına nazaran asğarî ‘arabî ma’lûmatı şartdır. Bunun da asğarîsi, tercemesini yanına koyduğu veyâ hocası ile berâber mütalaa etdiği zemân zihninde doğru ma’nâ teşekkülüne müsâid olmakdır. Belki de yakında google-translator gibi proğramlar ‘arabca dan türkiyece diline veyâ daha iyisi ingilizceye tercemelerde tekemmül etdiği takdîrde ğramere dâir mâni’ azalmış olacakdır.
Muhayyel tâlibu’l-‘ilm olan efendi, frenk dillerinden birini ve tercihân ingilizceyi hakkiyle bilmek mecbûriyyetindedir. Hattâ maalesef, mevcûd hâlde taarrûzlara cevâb vermek bahis mevzu’ ise bu, ingilizce ve onun türkiyeceye kötü bir tercemesi üzerinden olacağı içün ingilizceye vukûf, mevcûd hâlde Kur’ân ‘arabcasına vukûfdan dahi evvel gelir. Bu cihetin tavzîhi içün şunu söylemek mümkîn: Şâyet mevzu’, Kur’ân ‘arabcasından veyâ ‘arabcasından hukm istinbâtı veyâ ‘arabcayı ıstılâhât vaz’ında kullanmak olsa idi lâşekk, ‘arabcaya vukuf, frenk lisânlarına vukûfdan evvel gelirdi. Fakat burada, bahse mevzu’ ‘alimin zihninin himâyesi olmasına nazaran, bir temsîlle ifâde edilse, mücâdele-i fikriyyede geri saffda duranla ileri saffda duranın farkından bahs ediyoruz. 
Tâlibu’l-‘ilm olan türkün vâkıf olması gereken türkce, ‘osmânlı türkcesidir. ‘Osmânlı türkcesinin ta’rîfi, tabiî seyri kamalî müdâhele ile inkıta’a uğrayan, muâsır şekline türkiyece dili denilebilecek bir kadîm türkcedir. ‘Osmânlıca, islâmîleşdirilmiş türkcedir ve başka hîçbir şey’ değildir. Kâfîrlerin bu dile ğarezi, bu dilin islâmîliğinden ‘ibaretdi. ‘Osmânlıcaya semantik/semantics olarak en yakın dil ‘arabca (ya’ni Kur’an ‘arabcası) ve sytah olarak en yakın dil türkiyecedir.

Şeytanın dilinden bir frengce mefhûm, eski dâru’l-islâma internet veyâ bir matbu’ vâsıta ile intikâl etdikden sonra, bu mefhûma ‘ulemânın işlediği bir mukâbili varsa mes’ele kalmaz. Bu noktada türklerin karşılaşacakları yegâne müşkil, konuşulan türkcenin büyük nisbetde türkiyece dili olması i’tibârı ile, şâyet TDK iblîsleri, gelen frengce mefhûma mukâbil bir mefhûm uydurmuşlar ve bu fikrî tedâvüle girmişse -‘osmânlıca diyecekleri- islâmî olanın türkiyece-uydurma olanın yerine ikâmesi münâsebetiyledir.

Geçen ‘asrda, ecdâdın evvelce bu tarz taarruzlara mukâbele etmek üzere istifâde etdikleri ve bugün dahi istifâde etmek mecbûriyyetinde olduğumuz ‘arabca dan ‘arabca ya lûğâtler şunlar idi:

1.ibn manzûrابن منظور, (v.711), “lisânu’l-‘arab” -internetde mevcûd-
2.ez-zebidî el-hanefî  الزبيدي, (v.817), “tâcu’l-‘arûs” (“el-kâmûsu’l- muhît” şerhi) -internetde mevcûd-
3.el-firûzâbâdî الفيروزآبادي, (v.817), “el-kâmûsu’l- muhît”, -internetde mevcûd-
4.ez-zemahşerî الزمخشري, (v.538), “el-esâsu’l belağa”,-internetde mevcûd-
bugün i’tibârı ile bunlara ‘ilâve edebileceğimiz luğâtler, 
5. edward william lane, (v.1293) “An Arabic-English Lehicon”, -internetde mevcûd-
6. reinhart pieter dozy, (v.1300), “Supplément auh dictionnaires arabes”, -internetde mevcûd-

Bu luğâtler, bir mefhûmun peşine düşmek içün ‘arabca istinâdgâhlarımızın esâslarını teşkîl eder ve temâmına ulaşmak içün hîç bir mâni’ yokdur.

Geçen ‘asrda ğarblıların fikrî hucûmu başlamadan evvel elimizde mevcûd, arabcadan türkceye lûğâtlerin en mühimmleri ve bugün dahirahatlıkla ulaşılabilir olanlar şunlar idi:
1.el-‘ayntâbî mütercîm ‘âsım efendi, (v.1235) “kâmûsu’l muhît tercemesi”, yazma eserler kurumu neşr etdi –internetde mevcûd-
2.el-vânî muhammed vankulu, (v.1000)  “es-sıhah tercemesi”, yazma eserler kurumu neşr etdi –internetde mevcûd-
3.el-karahisârî, (v.968) “ahterî-i kebîr”, türk dil kurumu neşr etdi –internetde mevcûd-

‘Arabcadan ‘arabcaya ve ‘arabcadan türkceye lûğâtler elimizde ve bunların ma’nâsını anlamağa kâfî osmanlıca ve ‘arabca sarf ilmi vâsıtalarına sâhib olmak, taarruza nasıl mukâbele edebileceğimizi ta’yîn ediyor. Tanzîmâtdan sonra cumhûriyyete kadar, ‘osmânlı müslimânları, frengce taarrûzuna mukâbele etmek üzere lûğatler yazdı ki bugün bunların mühimm bir kısmına ulaşmak ve istifâde etmek mümkîndir. En mühimm ve ulaşılabilir olanları:

1. Şemseddîn Sâmi, “Kāmûs-ı Türkî”
2. Mustafa Namık Çankı, “Büyük Felsefe Lügatı” (1374/1954)
2. James William Redhouse, “Müntehabât-ı Lugāt-ı Osmâniyye”, TDK neşr etdi.
3. Huseyn Remzî, “Lugat-ı Remzî”
4. Muallim Nâci, “Lugat-ı Nâcî”, TDK neşr etdi.
5. Mehmed Salâhî, “Kāmûs-ı Osmânî”, TDK neşr etdi.
6. İbrâhim Cûdî, “Lugat-ı Cûdî”, TDK neşr etdi.

İngilizce mefhûmların bize intikâli yolunda sa’y etmiş ‘ulemânın eserleri içinde en mühimmleri ve muhakkak sûretde bulundurmak mecbûriyyetinde bulunduğumuz ingilizce den türkceye lûğâtler:
1. Ahmed Vehbî, “A Condensed Dictionary English-Turkish” (1343/1924)
2. James William Redhouse, (v.1310),“A Lehicon English and Turkish” (1302/1374/1884)
3. James William Redhouse, (v.1310), “A Turkish and English Lehicon”
4. Fahri İz, (v.1425), English-Turkish Dictionary”

İngilizce den ingilizceye iştikâk lûğâti:
OED diye kısaltılan ikinci neşri matbu’ olan ve fakat üçüncü neşri artık matbu’ olmayıb internetde olan, ingilizce de mevcûd bütün kelimelerin ilk kullanıldıkları zemândan i’tibâren târîhlerini gösteren “Ohford English Dictionary” lûğâti. Bunu mevcûd tek cildli lûğâtcelerle karışdırmamak lâzım geldiğini beyâna hâcet yok.

Fransızcadan fransızcaya iştikâk lûğâti
1. Émile Mahimilien Paul Littré, (v.1301), “Dictionnaire de la langue française”
2. Pierre Athanase Larousse, (v. 1291)  “Grand dictionnaire universel du hihe siècle”
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.