Allah-u Teala bir Ayet-i Kerime'de şöyle buyurmaktadır: "Muhakkak ki biz insanoğlunu en mükemmel şekilde yarattık" (Tin Suresi, Ayet 4) Bu mükemmelliğin en bariz belirtisi bizlere bahşetmiş olduğu sayısız nimetleridir. Sayısız diyorum, çünkü sayılabilenlerin sonu vardır, Rabbimizin emrimize amade ettiği nimetler sonsuzdur. En büyük nimet, Müslüman olarak dünyaya gelmemiz, Müslüman bir aileden, bir toplumdan oluşumuz, aklımızın olması, nefes alıp verebilmemiz, sağlık ve sıhhatimiz, gece ve gündüz, güneş, ay, yıldızlar, denizler, nehirler, nebatat, hayvanat, binekler, yeraltı ve yer üstü bütün nimetler... Sayabilir miyiz, rakamlar kifayet eder mi!?... 
Yukarıda saydıklarımın sadece bir tanesini, örneğin son model bir bineği bize hediye etse bir yakınımız, bu kişiye hayatımız boyunca minnettar kalırız, her defasında şükranlarımızı sunarız. Keza, bize bir dostumuz büyük bir iyilikte, ikramda bulunsa, ona karşı en ufak bir hata yapmaktan imtina etmez miyiz?. Onu incitecek her türlü hareketten sakınmaz mıyız?. Pek tabii ki ona, her daim hoşnut olacağı güzel davranışlarda bulunup şükran ve minnet hislerimizi belli ederiz...
 
Peki bütün dünyayı bizlere ihsan eden Yaratıcımıza gereken teşekkürü ediyor muyuz? Her şey bir tarafa sadece bugünümüzü değil, yarınlarımızı da sayesinde şekillendirdiğimiz en büyük izzet ve ikram olan akıl nimetiyle bu nimeti bize bahşedene teşekkürü ne kadar aklımızdan geçiriyoruz. Bu nimet sayesinde ne kadar torpilli olduğumuzu anlayabilmemiz için, akli dengesi yerinde olmayan kişilerin tavır ve tutumlarına, yaptıkları eylemlere ve genel yaşantılarına bakmamız kafi gelecektir...

Bir Ayet-i Kerime'de  “Nihayet o gün (dünyada iken nail olduğunuz) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.” ( Tekasür Suresi, Ayet 8 ) Bahşedilen namütenahi ve müstesna nimetler herhalde karşılıksız olmamalı, bunun bir teşekkürü olmalı!... Bütün ihtiyaçlardan münezzeh Rabbimizin bizim teşekkürümüze ihtiyacı mı var? Bilakis biz, yapacağımız ibadetler ile, şükrümüzle, zikrimize O'na iltica etmeye muhtacız.  Şu an kainattaki bütün varlıklar, buna inkarcılar ve ateistler de dahil Allah'a secde ve rüku etseler, bu durum Rabbimizin şanını yüceltmez! Bunun aksi bir durum da zatına zerre miskal halel getirmez!... İmtihana tabi tutulduğumuz bu alemde varoluş nedenimiz belli "Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zariyat Suresi, Ayet 56). İşte  bu ibadet teşekkürün ta kendisidir!... 

Başka bir Ayette Yüce Mevla'mız şöyle buyuruyor: “Şüphesiz Biz ona (insana, doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun, ister nankör!” (İnsan Suresi, Ayet 3) O halde, Ahiret'e yatırım yapmak için geldiğimiz şu dünyada bizleri nimetlere ğarkeden Rabbimize şükrederek O’nun rızasını kazanmanın hesaplarını yapmamız gerekiyor. Aksi durum, dünyaya aldanıp, rızkın hesaplarını yapar Rezzak’ı unutursak bu bizim en büyük gafletimiz olur.
Kul olarak bize fayda sağlayacak gerçek nimet, ancak şükür edebileceğimiz kadarıdır. Şükredilmeyen, inkar ve küfürle istifade edilen nimetler hakikatte külfettir, sefalettir, her iki cihanda iflasımızın göstergesi, manevi bir felakettir.

Peki Allah'a (C.C) teşekkürü nasıl yapmalıyız; teşekkür dil ile yapıldığı gibi (nimetlere karşı şükranlarımızı ifade etmek, dil ile ikrar - bismillah, elhamdulillah demek gibi - sık sık Allah'ı zikretmek, Kur'an okumak...), kalb ile de tasdik ederek, kalbe sadece Allah sevgisini ve korkusunu yerleştirerek yapılmalıdır. Bu da kafi gelmez, bedenen de emirlerini icra ve nehiylerinden imtina ederek, malımızdan israftan kaçınarak, nimetleri ölçülü kullanıp günahta ve haramda tasarruf etmeyerek, sadaka ve zekatları da vererek şükür tamamlanmalıdır.

Kulun elinde ve avucunda olanın Allah’tan olduğunu bilmesi ve O’na teşekkür etmesi nasip işidir, hidayet işidir. Bu bakımdan şükür edebilmek de bir nimettir, binaenaleyh kişi şükredebildiği için de şükretmelidir. Namaz kıldığına, oruç tuttuğuna, infak ettiğine hülasa O'na kul olabilme lütfuna haiz olduğuna şükretmelidir... Rabbimiz bu şükrün nasiplilerinden eylesin!...

Bugünkü sohbetimizi uyarı  niteliğindeki şu önemli ayetle hitama erdirelim: "Rabbiniz şöyle buyurmuştu: Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir!  (İbrahim Suresi, Ayet 7)

Vesselam...
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155