15 Temmuz; yedi düvelin birleşerek içimizdeki hainlere yaptırdığı darbe girişimine necipmilletimizin tarihe geçen bir direnişle cevap verdiği tarihtir.

Bu direnişte millet olarak bizi şaşırtan durumlardan biri de haytalık ve sorumsuzluklarını sık sık dile getirerek eleştirdiğimiz gençlerimizin gösterdiği kahramanlıklar oldu. Bilgisayarın ya da cep telefonlarının başından kalkmayan bu gençler o gece inanılmaz bir kahramanlıkla vücutlarını siper ederek Allah (C:C) ‘ın da yardımıyla bu vatanı kurtardılar. Tıpkı dedelerinin daha önce Çanakkale’de yaptığı gibi.

Bir milleti yeniden tarih sahnesine taşıyan o gecenin şahitlerinden biri olarak şunu söylemeliyim ki, o gece bir mucize gerçekleşti ve milletimizin üzerine Rabbim sekinet indirdi.

Sekinet, Kur’an-ı Kerim’de geçen Arapça bir ifadedir ve Allah tarafından müminlere özel zamanlarda verilen harikulade bir durumdur. “Sekinet hareket ve sarsıntının zıddına delalet eder. Bir şeyin hareketi son bulduğunda yani sabit ve yerleşik  bir hale geldiğinde bu fiil kullanılır. İnsanın kaygılı ve korkulu olduğu bir durumda kalbine inen güven ve korkusuzluk durumudur” ( Müfredat; Ragıp el Isfehani) İnsana manevi bir yardımdır.

 Milletimizin gösterdiği bu cesaret ve korkusuzluk,  yıllar öncesinden atılan  islam geleneği mayasının tutmasıdır. Anadolu İslam geleneği dediğimiz şey; insanların akıllarından çok gönüllerine hitap eden bir tebliğ biçimidir. Bu günün aksine atalarımız gönle giren nameler ve anlatılarla islamı kalplere yerleştirmiştir.

Yıllar önce kurtuluş savaşından çıkan bir milletin istiklalini canlı tutmak için yazdığı şiirle bu mayayı atanlardan biride Şairimiz Mehmet Akif Ersoy dur. İstiklal marşımıza “ korkma” diye başlayan şairimize bu ilhamı veren tevbe suresinin 40. ayetidir aslında. Hani peygamberimiz (sas) arkadaşı Hz. Ebubekir ile Medine’ye hicret ederken bir mağaraya sığınmıştı yaişte o durumu anlatan ayeti kerime peygamberimizin arkadaşına “korkma Allah bizimle beraberdir”  dediğini haber verir. O an üzerlerine sekinet inmişti, korku ve kaygılar kendilerinden uzaklaşmış mağaranın ağzına kadar gelen müşrikler onları görmediği gibi korkuyla geri çekilmişlerdi.

İşte bizde yıllardır her hafta başı ve sonunda okullarımızda “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” dizelerini okuturken o gençlerimize ve çocuklarımıza aslında bir ayeti kerimeyi tekrarlatmışız. Ne gariptir ki İslam’dan uzaklaştırılmak istenen bir nesil farkında olmadan Allah’ın ayeti ile büyütülmüş. Tıpkı Hz. Musa’yı öldürmek isteyen Firavunun farkında olmadan onu kendi sarayında büyütmesi gibi. Rabbim bir şeyi isterse ona sadece “ol” der o da olur.

İşte oldu. Maya tuttu ve bu necip milletin evlatları yıllarca dile getirdikleri bu ayetin tezahürü olarak o gün Allah’ın yardımına mazhar oldu. Her şey tam da aynı ayetin devamında olduğu gibi cereyan etti.“Derken Allah ona sekînetini indirdi, sizin göremediğiniz askerlerle onu destekledi ve inkârcıların sözünü bayağı hâle getirdi. Allah’ın sözü ise en yücedir. Çünkü Allah mutlak galiptir, hikmet sahibidir.” (Tevbe,7/40)

O gece bir sekinet indi bize. Korkusuzca tankların önüne yatan gençlerimiz, onlarca askerin kurşun yağdırmasına aldırmadan yanlarına gidip onları ikna etmeye çalışan kadınlarımız, geride bıraktığı ana babası, eşi, evladını düşünmeden ölüme koşan vatandaşlarımızla o gece bir destan yazdık millet olarak. Göklerden gelen görmediğimiz ordularla desteklendik. Direnişimiz elhamdülillah zaferlesonuçlandı. Allah’ın dinini yaymak için mesken tuttuğumuz bu vatanı Allah bize bahşetti. Zaten Allah mutlak galip değil miydi? İşte hikmetli işlerinden biri daha gözümüzün önünde cereyan etti.

Hadisi şeriflerde geçtiğine göre o gece mağaraya sığınan efendimizi ve sadık arkadaşını koruyan birde güvercin vardı. Mağaranın önüne yuva yapan güvercin. Çok enteresan 15 Temmüz gecesi bizim hikayemizde de bir güvercin var. O gece düşmana ilk kurşunu sıkarak darbecilerin vatanımızı ele geçirmesine engel olan Ömer Halisdemir’inhikayesinde. Hani simasında Hz. Ömer’in heybetini gördüğümüz, bir kahramanın ete kemiğe bürünmüş sembolü Ömer Halisdemir!

Şehit olmadan önce güvercinlerin kanat çırparak kendisine doğru uçtukları ve onu gökyüzüne uçurduklarını gördüğü rüyasını babasına anlatan ve “ bu gün ben de bir hal var baba içim içime sığmıyor” diyen yiğit kahraman şehit evladımız. Kim bilir belki de o bizim mağaraya yuva yapan güvercinimizdi… Rabbim senin ve diğer şehitlerimizin şehadetini kabul etsin. Âli cennetlerinde ağırlasın. Gazilerimize şifa versin. Vatan hainlerinin tuzaklarını başlarına geçirsin. Devletimizi payidar eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194