Eski zamanlarda hayat farklıydı. Nereden başlasak acaba? Krallardan mı?Köylerden mi? Yoksa eski şehirlerden mi? Tabii psikolojilerde de farklılık vardı.  Bir defa kişisel psikoloji diye bir şey var mıydı? Çocuk anne babaya bağlı; baba babaya bağlı; dede ataya bağlı; ata ataya bağlıydı. Yani kafalar hep birbirine bağlı olduğu için kişisel hareket alanı kısıtlıydı. Ve belki insanlar buna alışkındı. Bunu bir yaşam tarzı haline getirmişlerdi. Hatta belki gülmeler, ağlamalar; belki sinirlenmeler de birbirine bağlıydı. Yani kral sevinirse ahali sevinir; kral üzülürse ahali üzülürdü. Ata öfkelenirse dede–baba da öfkelenirdi. Atanın-dedenin dostu babanın dostuydu, düşmanı düşmanıydı. Belki daha mekanik bir hareket alanı vardı. Psikoloji de buna göreydi. Daha stabildi. Her halde bir günde bin defa değişmezdi. Mail geldi mi; durum attı mı; mesajıma cevap verecek mi? diye an be an beklemezdi ve ona göre duygu dalgalanmaları yaşamazlardı. Haber yavaş gelir yavaş giderdi. Duygular bu açıdan daha tutarlıydı. Hüzün belli bir zaman alır. Öfke kendini hissettirir. Belki düşünme payı verirdi. Ama şimdi böyle mi. Haberi alır almaz ona kızdığını bildirebilirsin. Böylece hem senin canın sıkılır hem de karşıdakinin. O ona duyurur. Haber bir anda eskiden köyde olduğu gibi şimdi bağlı olduklarına ulaşır. Belki biraz sonra başka bir haber alırsın farklı bir duygu ortaya çıkar. Kafan bile allak bullak olabilir. Bugün nasıl geçti. Neler yaşadım. Zaman artık hızlandı. İnsanlar sabırsız. Saniyeler sayılıyor. Zaman insanları kontrol ediyor. İnsanlar zamanı değil. Hal böyle olunca sürekli değişim kaçınılmaz. 
Atalardan torunlara çok şey değişti. Ataların hayatı boyunca yapamadığı şimdi torunlar için sıradan. Dede daha uçağa binmemiş torun binmekten sıkılmış. Baba baba oluncaya kadar bornoz giymemiş. Torun hep bornoz kullanmış. Dede babasının yanında konuşmazdı baba babasıyla konuşmazdı şimdi torun dedesine babasına “ya kesin sesinizi, konuşmayın, bunu duymak istemiyorum” diyor.Dede, baba ağırbaşlıydı, az konuşurdu. Şimdi torun konuşmayı yönlendiriyor. Baba evden kaçıp gece parkta yatardı şimdi torun evden bakkala değil gece gündüz bile gidemiyor. Dede ve baba torun kadarken para kazanıyordu; şimdi torun porche, bugatti araba almaktan bahsediyor. Baba 8 kardeş bir odada uyurlardı. Şimdi torun villa ev istiyor. Baba eskiden kebapçıdan ancak sade parça ekmek yiyebiliyordu; şimdi torun artık kebap yemek istemiyor. Köye aşıkdedeye; köye hasret babaya karşın şimdi torun 5 km ötedeki köye bağ evine bile gitmek istemiyor.    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.