Avrupa; modern zamanın Medine'si olmaya adaydır.
İslam Dünyası ise zamanın Mekke'sidir.
Dış işgallere rağmen ülkelerinde sürgün edilen ve hicret eden binlerce insanı kabul etti.
Avrupa'ya yerleşen Müslümanlar;  yerli Avrupalılar ile doğru bir ilişki geliştirerek yeni bir Medine inşa edebilirler.
Avrupa; çoğu artık kendi mevcut geleneğini terk ettiklerinden, son sığınakları Kapitalizm'den de ümitlerini kesmek üzeredirler.
Avrupa'daki Müslümanlar yeni sürecin şuuruna varmalıdırlar.
Zaten Avrupa'da müslümanların kurdukları mescidler bu kurtuluşun ilk adımlarıdır.
Avrupa'nın kurtuluşunun ve yaşadığı toplumsal- siyasal- ekonomik krizlerden Tek çıkış yolu; İslam'dır.
Müslümanlar bu fırsatı iyi değerlendirmelidirler.
Ama sorun şu ki; Avrupa'da bulunan müslümanların çok azı bu örneklik ve güveni vermektedirler.
İslam Dünyası'nın kurtuluşu ancak Avrupa(Medine)'nin inşa edilmesi ile mümkün olabilir.
İslam Dünyası(Mekke) İslam'ı sahiplenmedi ve korumadı.
Avrupa(Medine) tek çıkış yoludur.
Avrupa(Medine)'ye gitmek- yoğunlaşmak gerekir.
Türkiye'nin Avrupa Birliği perspektifi desteklenmeli ve hızlandırılmalıdır.
Avrupa(Medine)'de inşa edilecek yeni bir model ile İslam Dünyası(Mekke) tekrar kurtuluşa erebilir.
***
İnsan ve hayvan bedeninin üzerinden bu denli sömürünün yaşandığı başka bir dönem var mı? Bedenler ruha, balçık imana galebe çalıyor. İnsanın mukaddes emaneti oyuna, kumara, sömürüye, satışa uygun hale getiriliyor.
***
İnsan her an yeni bir çılgınlık peşinde. Anlam ve İman peşinde değil. En büyük çılgınlık intihar etmek. Modern insana intihar etmek dışında bir çözüm bırakılmıyor.
***
G- 20, BM, AB, D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği...
Yeni imparatorluk modelleri...
Ekonomik ve Siyasi müdahale araçları...
Devletüstü çalışma örgütleri...
Türkiye'nin bu örgütlerdeki varlığı ve değeri, nerede bulunduğunu ve gücünü gösterecektir.
***
İnsanları;
İslam Ümmet, 
Sosyalizm Enternasyonalizm,
Kapitalizm Piyasa, üzerinde buluşmaya davet ediyor.
İslam insanlığın tevhidi anlayışının teorik ve pratik ismidir. İslam dışındaki inanç- ideolojilerle ortak nokta dediğimiz tevhid, adalet ve özgürlük olarak beslendikleri damarlar vardır. Bu damardan- akımdan gelenlerle işbirliği yapabilir, paylaşabilir ve ortak hareket çabaları gerçekleştirebilir.
***
İnsan için mekânın sınırları nereden başlar?
Ev, oda, sınıf, fabrika, arsa, sokak, cadde, tarla, bahçe, mahalle, köy, il, ilçe, ülke, ülke birlikleri, özerk bölgeler, kıta ve dünya... Uçakta iken insanların kendi aralarına koydukları bu sınırlar ve bunlar için verdikleri savaşlar akla geliyor. Yukarıda iken bu sınırların hiç biri görünmüyor. Kendi kendimizin arasına sınırlar koyuyor ardından bunlar için çılgınca bir savaşa tutuşuyoruz. Sınır diye belirlediğimiz gerçek sandığımız hayali mekânlar için beyhude bir mücadeleye giriyoruz.
Günümüzde ulus devletlerin çizdiği sınırlar, kapitalist hegamonyacıların çizdiği sınırlar, mezhebi tahakkümlerin çizdiği sınırlar için savaşmak beyhudedir. Bu sınırlar bizi tanımlayamaz. Onların çıkarlarını, düzenlerini, putlaştırdıkları düzenlerini tanımlar.
İslam devleti; İslam'ın ruhunun ve aklının hâkim olduğu her yerdir. İslam devletinin sabit bir sınırı ve coğrafyası yoktur. İnsanın olduğu her yerde bunun imkânı vardır.
***
Endüstrileşme alanları çoğalıyor...
Sağlık Endüstrisi...
Hayvancılık Endüstrisi...
Tohumlama Endüstrisi...
Meyve- Sebze Endüstrisi...
Din Endüstrisi...
Eğitim Endüstrisi...
Kitap Endüstrisi...
Sinema Endüstrisi...
Müzik Endüstrisi...
İlaç Endüstrisi...
Endüstrileşme;
Kapitalist ahlak üzerinden inşa ediliyor.
Kapitalist ahlak; yıkım- kaos- zulüm getiriyor.
***
İnanç- Düşünce- Siyaset- Ekonomi- Kültür Meselelerini anlamak için;
Önce uzay boşluğundan dünyaya bak. Sonra dünyaya yaklaş. Dünya'yı kıtaları ve denizleri ile tanı. Sonra ülkene yönel. Ülkenin şehrine... Şehrinden mahallene... Mahallenden sana var.
Meseleleri değerlendirirken; içten dışa, dıştan içe, doğru geliş- gidiş halinde olmalıyız.
***
Kapitalist kültür inanç kodlarını değiştirmeye devam ediyor. Bu süreçte kapitalist pazarlama kültürünün ana kavramlarından olan "Kampanya" anlayışı din algı ve yaşamına da yön vermektedir. Kampanya sözlükte;1. Politika, ekonomi, kültür vb. alanlarda belirli bir süredeki etkinlik dönemi. 2. tic. Tüketiciyi özendirmek için belli sürelerde düzenlenen indirimli veya taksitli satış. Dini bilinç ve yaşama dönük ilkeler birer kampanya öğesi halinde halk ile paylaşılıyor. Kampanya; kısa vadelidir, rahatlatır, sonra unutturur, ta ki diğer kampanya dönemine kadar. Kampanya bilinç temelli değil satış- kullanım temellidir. Kampanya; dönemlik duygusal patlamalardır.
***
Aşırılıklar Çağı...
Aşırı sözler...
Aşırı tepkiler...
Aşırı dinler...
Aşırı düşünceler...
Aşırı savaşlar...
Aşırı işler...
Aşırı inkârlar...
Aşırı sevgiler...
Aşırı oyunlar...
Aşırı alışverişler...
Aşırı tüketimler...
Aşırılıklar değil dengeler çağına adım attığımızda adalet mümkün olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner184

banner183