Olay 1. Erken kalkmıştı, uykusunu almıştı, kahvaltısını yapmıştı. İşe zamanında, erken gelmişti. Hava durumundan bahsederken soğuk olduğundan şikâyet etti. Artık dağlara kar yağmış, hava sıcaklığı düşmüştü. Yanındaki önceki günün daha soğuk ve rüzgârlı olduğunu ifade etti. Kendisine göre bugün daha soğuktu. Fark edemediğini düşündü. Acaba daha geç uyandığım için mi, yoksa işe daha erken geldiğim için mi? diye düşündü. Sonra sayılarla hava durumuna baktı. Bugün düne göre daha soğuktu. Sayılar kendisi haklı gösteriyordu. Arkadaşının kendine göre değerlendirmesi sayılarla uyuşmuyordu. Daha objektif olan hava durumunda bile insanlar farklı değerlendirebiliyordu. Kaldı ki insanlar ve olaylarla ilgili daha subjektif-göreceli konularda insanlar nasıl farklı düşünmesin. 
Olay 2. Son zamanlarda sıkılma, bunalma, isteksizlik, uykusuzluk, sinirlilik belirtileri yaşıyordu. Aslında hayatında belirgin bir problem olmadığını düşünüyordu.  Bir ara üzülmüş, ağlamıştı. Bunun nedenini anlamam gerekiyordu. Nedeni sorulduğumda bir şey olmadı dedi. İşime bakıyordum, misafirim vardı sonra ağlamaya başladım dedi. Genellikle insanı üzen o anda aklından geçen düşüncelerdir dedim. Aklımdan bir şey geçmedi dedi. Ne sordumsa hep sonuca gidiyordu. Arada olup bitenler ona göre sıradan işlerdi. Kendine göre belirgin bir olay yaşamamıştı. Kimseyle tartışmamıştı. Canını sıkan bir şey olmamıştı. Ama iyi değildi. Fakat detaylı bir değerlendirme yaptığımda evi ve ailesi ile ilgili tereddütlerinin olduğunu anladım. Yuvasının dağılacağından korktuğunu anladım. Belki o bunun farkındaydı ama söylemek istemiyordu, belki de o ana kadar farkında değildi. Sonucu anlayabilmek için süreci gözden geçirmek gerekiyordu. Bu çıkmaz sokağa nasıl geldim veya bu yanlış yola nasıl geldim sorusunun cevabı gibi. Hangi yollar beni buraya çıkardı. Yolda yolun farkında olursak bizi nereye çıkaracağını da kestirebiliriz. Bazılarımız belki bu örnekteki gibi sonuca odaklanabiliyoruz. Hâlbuki sonuç geçmişiyle beraberdir. Bunun farkında olmak sonuca tesir edebilir. Sonra ona bu tür durumlarda neler yaşadığını gözden geçirmesini, aklından geçenleri düşünmesini, hatırlamaya çalışmasını önerdim.     
Birinci olayda bedensel farkındalık sözkonusu iken ikinci olayda zihinsel farkındalık sözkonusudur. İkisinin ortak noktası farkında olmak. Yani algılamak, fark etmek ve bunlara uygun yanıtlar verebilmek. Soğukluğu duyu organları ile algılarız. Düşüncelerimizi kendimizi izleyerek fark edebiliriz. Birinde dış dünyayı, diğerinde iç dünyayı gözlememiz, izlememiz gerekmektedir. Buna göre tepkilerimizi belirleyebiliriz. Benzer olarak tepkilerimizin de farkında olursak daha sağlıklı, psikolojik olarak daha rahat olabiliriz.    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155