Kaç katlı olduğumuzu konuşabilmemiz için önce biz kimiz? Bunu konuşmamız gerekir. Önce insanız, sonra biz kimiz sorusu gelir. İnsanlardan kimi temsil ediyoruz. Dolayısıyla biz kendimizi dahil ettiğimiz grubu temsil ediyoruz. Konu spor taraftarlık ise cevabı: Galatasaray’lıyız, Fenerbahçeliyiz, Beşiktaş’lıyız, Malatyaspor’luyuz… Konu siyaset ise A partiliyiz, C partiliyiz, M partiliyiz, H partiliyiz… Konu sağ sol meselesi ise onu deriz konu dindarlık ise onu deriz. Tüm bunlardan da en tutkulu olduğumuzu önce sayabiliriz. Ama biz burada biz derken sadece normal, sıradan, insanlardan bir insanı ele alıp psikolojisini-zihnini-kişiliğini ele almayı hedefliyoruz.

İnsan kaç katlıdır? Ne bu kardeşim bina mı sandın diyebilirsiniz? Ama biyolojide katman, coğrafyada tabaka meselesi olduğu gibi insanda da bazı tabakalar vardır. Toplum içinde işçi sınıfı, emekli sınıfı, zengin-fakir gibi sosyal tabakalar vardır. Kişinin içinde de farklı kişiler olabilir. Kendini nasıl tanımlarsın; biraz zengin biraz fakir; bazen cömert bazen cimri. Bazen güçlü, bazen zayıf, bazen sakin de bazen sinirli. Bu örnekler çoğaltılabilir. Burada saydıklarımız hepsi bir ben yiyim? Yoksa farklı benler yani farklı bizler miyim? İkincisini doğru kabul edersek o zaman bir bende çok ben var. Ben çok kişiyim. Aslında psikolojide “mod” kavramıyla bu çelişkiler tanımlanabilir. Zengin mod-fakir mod; sakin mod-sinirli mod şeklinde tanımlanabilir. 

Burada asıl problem farklı modların-kişiliklerin olmasından ziyade bu kişiliklerin çok sık değişmesi ve bu değişimlerin diğer benleri-bizleri zor durumda bırakmasıdır. Dengenin sağlanması için bir hakemin olması iyi olur. Yani tüm kararlarımız onaylayacak bir “ben”e ihtiyaç var. O da en güçlü kimse o olur. Kişiliklerimiz arasındaki geçişin kontrollü olması ve yine kontrolün tamamen kaybolmaması halinde sayısız sayıda ben, ben olabilirim.

Peki, ama hangi ben benim?   En üstte ben varım. İnsanlarla konuşan, çalışan ben. Bir altında bana nasıl konuşacağımı ve davranacağımı söyleyen başka bir ben var. Buna ikinci ben diyelim. İkinci benin altında ya da üstünde ikinci beni gözetleyen, eleştiren, takdir eden üçüncü ben var. Üçüncü benle tartışan-atışan belki dördüncü ben var. Bazen kafam karışınca bu ‘benler’ bana ne yapacağıma karar veremiyorlar. Bazen ilk gördüğüm eşyayı alıyorum. Burada demek ki cömert ben devrede. Bazen insanları seviyorum, bazen de onlardan kaçıyorum. Hangi ben baskın ise onun dediği oluyor. Bu benler kişiden kişiye değişebilir. Bazılarında bu benler daha az bazılarında da bu benler daha çok.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.