İnsanın farkında olma durumunu bilinçli ve bilinçdışı olarak ikiye ayırabiliriz. Buna istemli ve istemdışı isimlerini de verebiliriz. Biz aslında farkında olduğumuzu zannettiğimiz halde farkında olmadan çok şey yaparız. Bazen farkında olmadığımızın bile farkında değiliz. Konuyu anlamak için odaklanmak gerekir. Bilinç çevrenin ve kendimizin farkında olmamızdır. İçten ve dıştan gelen uyaranları algılayabilmek ve buna uygun yanıtlar verebilmek bilinçliliktir. Gece veya gündüz altına kaçıran kişi tuvalet ihtiyacının geldiğini ve tuvalete gitmesi gerektiğini o anda fark edemiyor. Bedensel bir hastalık ortaya çıkıyor. Psikolojik hastalıklar da kafamızdan geçen olayların yeterince farkında olmadığımızdan dolayı ortaya çıkmaktadır. 
İnsan çocukluktan itibaren gelişim dönemi boyunca çok şey yaşar. Yaşadıklarını hafızasına alır. Bazılarını kendine rehber yapar. Karşılaştığı insanlardan bir şeyler öğrenir. Bu öğrendiklerinin bazılarını hayatı boyunca kullanabilir. Bazen bir davranış sergileriz. Biz bile bu davranışı anlamlandıramayız. Derinlere indiğimizde bunu babamızın bize yaptığını hatırlayabiliriz. Önce bilinçdışı şekilde yaptığımız bu hareket üzerinde düşününce bilince ulaşabiliriz. Bu davranışlar o kadar çoktur ki adeta insan bilinçdışı hareket eden bir canlı gibi zannederiz. Fakat bilinçlilik düzeyi azaldıkça insanın hastalanma ihtimali artabilir. Yakında bulunan bir kişiye öfkeli davranabiliriz. Bu bilinçdışı olabilir. Elimde değil istemeden olduğunu söyleyebiliriz. Burada hareket bilinçdışıdır. Bunun nedenini fark ettiğimizde davranışımızı kontrol seviyemiz artabilir. Artık sinirlenmeyebiliriz. Rahatlarız. 
Günlük hayatta unutkanlıklar, dalmalar, yanlış isimle çağırmalar ve rüyaların bilinçdışının dışarı yansımaları olarak kabul edilmektedir. Çocuğumuzu kardeşimizin adıyla çağırabiliriz, gideceğimiz randevuyu unutabiliriz, rüyamızda sevmediğimiz birini görebiliriz. Bu olaylar hep bilinçdışı yaşantılarımızın ürünüdür. Bunlar bir şekilde açığa çıkmak için kendini zorlar. Derinlemesine incelediğimizde biz bile kendi kendimizi çözebiliriz. Ama bazen çok derinlerde olduğu için uzmanlık gerektirir. Hipnoz, uyku hali ya da aşırı alkol kullanımında zihin gücü zayıflayacağı için yapılan itiraflar hep bilinçdışının açığa çıkmasıdır. 
Gerçek dünya ve bilinçdışı birbiriyle uyuştuğu zaman kişi çevresiyle uyum halinde yaşar. Bekar bir erkeğin kendisine denk bekar bir kızı sevmesi hayal kurması onu mutlu eder. Fakat bunlardan biri evliyse artık bu istek gerçek dünya ile uyuşmayacağı için bilinçdışına itilir. Ama sürekli gün yüzüne çıkmaya çalışacağı için kişide bir baskı oluşturur. Bu baskı günlük hayatta dalgınlık, unutkanlık, sinirlilik, mutsuzluk, soğukluk meydana getirebilir. Eğer bu konuyu zihin işlerse ve gerçekliğini kabul ederse kişi rahatlar. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner184

banner183