1- Saraybosna bize hep acıları taşıyan yüzüyle görünse de geri planda büyük bir medeniyet ufkunu yaşayan ve yaşatan bir hakikati vardır.

2- Her medeniyetin yüzü, aklı, ruhu, şekli, estetiği, dinamiği ve pratiği vardır.
Medeniyet projesi, tecrübesi, planı, umudu olmayanın bu dünyada yeri yoktur.
Var olanın da köle olmak dışında bir tercihi olamaz.
Onun içindir ki
Aliya der ki;
“And olsun ki, asla köle olmayacağız.”

3- Saraybosna’nın yeni bir medeniyet olma imkanı vardır.
Bu imkan öncelikle yaşadığı 500 yıllık tecrübeye yaslanmaktadır.
Öcelikle, Saraybosna Osmanlılar döneminde müslümanlaştığında İslamosmanlı medeniyet birikimini taşıdı.
İslam/ Osmanlı medeniyet pratiği;
- Önce can, mal, namus, dil, din noktasında emin olmak.
- Mescidi- Allah’ın evini merkez edinmek.
Cami- mescid inşa etmek.
- Ekonomik sistemi geliştirmek.
Çarşıyı inşa etmek.
- Eğitimi şekillendirmek.
Medereseyi inşa etmek, yeni insan- toplum tasavvurunu taşıyan nesiller yetiştirmek.
- Siyaset, asker ve yargıyı adalet merkezli olarak inşa ve ihya etmek.
- Farklı din- ideoloji mensuplarını koruma altına almak ve her türlü güvenceyi vermek.
- Vakıf geleneği üzerinden sivil bir damarı barındırması ve sisteme müdahil olması.

4- Saraybosna bugün yeni bir medeniyetin imkânlarını modelize etmektedir.
Saraybosna üzerinden yeni medeniyetin imkânları:
a- Din/ İdeoloji olarak İslam’ı kendisine temel edinmesi.
b- Yaşadığımız çağdaki hakim kapitalizm/ sosyalizm sistemleri ile yüzleşmesi.
c- Batı karşısında mağlubiyet psikolojisi duymadan yüzleşme cesareti olması.
d- Müslüman bir önder- lider- asker- aydın- alim Aliya İzzetbegoviç’in mirasını taşıması.
Yeni İslam medeniyeti olacaksa Aliya’nın fikirlerini kendisine temel edinerek var olabilir.
e- Aliya’nın şahsında bilgi, düşünce ve amel bütünlüğünü hiçbir şüpheye yer bırakmadan hakim olan Kapitalizm- Sosyalizm güçlerine kabul ettirmesi.
f- İslami yenilenme fikrine tam iman etmesi ve bunun yolunu göstermesi.
g- Ölümü hayat bütünlüğü içinde yerli yerine koyması.

5- Medeniyet fikrini ve umudunu kaybedenler ancak ve ancak köle olabilirler.
Köle yani egemen putperest şirk sistemlerinin gönüllü taşıyıcısı olmak...
Bugün müslümanlar her dönemde olduğu gibi bir tercih yapmak durumundadırlar.
Ya İslam dışı medeniyetlerin kölesi olacaklar.
Ya da insanlığın yegane kurtarıcı, kuruluşcu, dirilişçi, direnişçi ve fetihçi dini olan İslam’ın medeniyetini yeniden ortaya koyacaklardır.
Ne yazık ki; hakim ideolojiler müslümanlara bir medeniyet fikri olabileceğini unutturmaya veya hiç gerçekleşmeyecek bir düş olarak göstermeye çalışıyorlar.
Yeni bir İslam medeniyeti mümkündür
çünkü Saraybosna’da yeni bir medeniyetin var olduğunu geçmişte gördük, yarın da göreceğimize iman ediyoruz.

6- Yeni bir İslam medeniyeti;
a- Tamamen geçmişin tekrarı ve taklidi olamaz.
b- Mevcut medeniyet birikimlerini ıskalayamaz ve bunlardan faydalanmalıdır.
c- İnsanlığın yaşadığı derin krizi çözecek yegane tek medeniyettir, alternatifi yoktur, olamaz.
d- Yeni İslam medeniyeti;
siyaset, ekonomi, kültür, ahlak, yargı, askeri her alanda aklı, Allah’ı, Elçi’yi, Kitab-ı Mübin’i, hakikati ve hikmeti merkez almalıdır.

7- Üsküp ve Saraybosna gibi müslümanların medeniyeti ile batı medeniyeti tecrübesinin yan yana olduğu şehirlerde insanların tercihi hangisi?
Müslümanların medeniyeti mi?
Batı medeniyeti mi?
Müslümanların inşa ettiği yerler; insani, birleştirici, uyandırıcı, rahmani...
Batılıların inşa ettiği yerler;
ayartıcı, şeytani, ayrıştırıcı, yarıştırıcı...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.