Diyanet İşleri Başkanlığımız her sene Ramazan Ayı’nda işlenmesi için müstakil bir konu belirler. Bu konu çeşitli vesilelerle camilerde, kuran kurslarında, radyolarda ve TV’lerde ayrıntılarla gündemde tutulur. Halkımızda farkındalık kazandırmak ve bilginin paylaşılması için ayetlerden ve hadislerden oluşan afişler hazırlanır, konferanslar paneller verilir. Bu sene de hem toplumsal hem de bireysel anlamda ahlakımızı tehdit eden en önemli konulardan biri olan israf ele alınmaktadır.
İsraf; en genel anlamıyla her konuda aşırıya kaçmak ölçüyü kaçırmak, imkânları meşru olmayan yollarda saçıp savurmaktır. Maalesef ki günlük hayatımızda farkında olmadan yaptığımız en yaygın davranıştır. Genellikle ömrümüzü israf eder iş işten geçince hoyratça harcadığımız zamanımız için hayıflanırız. Oysa Kur’an-ı Kerim’de zamana yemin edilerek insanın her gün ömründen bir parça koptuğundan hareketle zararda olduğundan bahsedilir. Evet, yaşadığımız her gün zarardayız çünkü ömrümüzün bitmesine bir gün daha yaklaştık. Rivayet olunur ki sahabe Asr suresinde bu hakikatleri yad etmeden birbirlerinden ayrılmazlarmış. Bu gün en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri de budur. Bize dünyadaki zamanımızın azaldığını, salih amel peşinde koşmamız gerektiğini anlatacak birilerine ihtiyacımız var.
Bir buz kütlesinin sıcak havada hızlıca erimesi gibi israf ettiğimiz ömrümüz! Telefon, bilgisayar başında sabahtan akşama kadar başkalarının özel hayatını izlemek, günlük hayatımızda bize fayda sağlamayacak malayani işler olan görüntülere bakmak;  aktüalitenin bize dayattığı gündemi takip etmek, onun üzerinde saatlerce konuşmak yorum yapmak, kendi fikrimizden olmayanlarla klavye dalaşına girmek; Rabbimizin gönderdiği hayat kitabı olan Kur’an-ı Kerimin on ayetinden bile haberimiz yokken, falanca yazar filanca filozofun ciltler dolusu kitaplarını okumak, sırf herkes yapıyor diye bizimde yaptığımız kutlamalar; doğum günü, ilk diş çıkarma,  ilk adımı atma, ilk okula başlama, ilk kelime okuma, ilk bisiklete binme, ilk başörtüsünü takma, ilk isteme, ilk söz, nişan, nikah, düğün, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, kadınlar günü vs. vs. düşünelim gerçekten ömrümüzün israfı değil de nedir? Bunların bize bir faydası var mı?  Oysa Cenabı Hak Maide suresi 100. Ayetinde bizi uyarıyor. “Ey akıl sahibleri (Müslümanlar) murdar (pis) ile temiz bir değildir. Herkes yaptığı için size de normal gelen şeylere dikkat edin” diyor. Bunların sayısı başınızı döndürecek kadar çok olsa bile yanlıştır. Çünkü hakikatte insanın faydasına olmayan sıradan şeyler çok çabuk yayılır ve çok taraftar bulur. Etrafınızdaki bütün insanlar yapsa bile yanlıştır. Müslüman temiz zihinli olmalı kendini bu tür davranışlardan uzak tutmalıdır.   Bunlarla uğraşmak hem zaman hem de eşya israfıdır. İnsanlar bu tür davranışların kendileri için bir başarı olduğunu zannederler. Gerçekte bunlar şeytanın aldatmacasından başka bir şey değildir. Bunlarla oyalanırken birde bakmışız ki ömrünüz bitmiş ve mezardayız (Tekasür Suresi)
Bazen de hayatımızı, duygularımızı bize verilen nimetleri israf ederiz. Hayatın bize getirdiği zorluklar karşısında kendimizi değerli kılmak adına sürekli alışveriş yapar, bir şeyler satın aldıkça mutlu olacağımızı zannederiz. Uzmanlara göre kişilerin devamlı alışveriş etmesinin arka planında; başarısızlık, eksiklik gibi duyguların veya sevgisizliğin bir şeyler satın alınarak giderilmesi varmış. Yani kişi kullandığı arabayla, giydiği marka kıyafetlerle, gittiği lüks restoranlarla değersizlik duygusunu telafi etmeye çalışıyormuş. Oysa ruhsal doyuma ulaşmak için yaptığı bu çaba cüzdanını boşaltmaktan başka bir işe yaramıyor. Acı yine aynı yerde duruyor. Tüketen insan cebinden daha önce tükeniyor. Çünkü insan tüketerek değil üreterek mutlu olmaya programlanmış bir canlıdır. İnsanlar arasında kendimizi kabul ettirmek için illa bir şeylere sahip olma duygusundan vazgeçmeliyiz. Hayatımızı, duygularımızı, kaynaklarımızı israf etmemek adına almak istediğimiz ürüne gerçekten ihtiyacımız olup olmadığımızı sorgulamalı, ödediğimiz miktardan daha azıyla bulup bulamayacağımızı araştırmamız gerekir. Bu gün birçok Müslümanın evinde tıka basa dolusu eşya ve kıyafeti, çöplerinde son kullanma tarihi geçen yiyecekleri var. İsrafın bu sonucu da ödenemeyen kredi kartları, mutsuzluk, stres ve hatta ailelerin dağılmasına kadar gidebiliyor.
Gelin bu Ramazan dünyayı uzaktan izleyelim. Onun gündeminden çıkalım. Hazır nefsimizi dizginlemişken harcamalarımızla ilgili irademizi de güçlendirelim. Bize bu konuyla ilgili ölçüyü veren efendimizin  (sas) hadis-i şerifini bir kez daha hatırlayalım. “kişinin canının çektiği her şey yemesi israftır” (İbni Mace Etime 51)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.