Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak “Allah” demenin yasaklandığı bir dönemden, Müslümanlığın pirim yaptığı günlere ulaştık. Yakın tarihte İslam adına bizzat yaşadığımız bu sıkıntıları gençlere anlatmakta zorlanıyoruz.  TBMM de milletvekilliği yapan merhum Osman Yüksel Serdengeçti ömrü boyunca dobralığından ve açıksözlülüğünden taviz vermeyen nüktedan bir aksiyon adamıdır. Onunla ilgili anlatılan meşhur bir hikayeye göre; bir gün trt radyosunda çalışırken  “Allah” dediği için mahkemeye çıkarılır ve hakim sorar:

-Evladım sen bu radyoda Allah demenin yasak olduğunu bilmiyor musun!?Serdengeçti cevap verir

-Allah, Allah! Öylemi!?

                Bu kadar da olmaz dedirten yaşanmış bu hikayeleri günümüz gençlerine aktarmanın İslamın tebliği adına önemli olduğu kanaatindeyim. Necip fazıl Kısakürek’in “Son devrin Din Mazlumları” adlı eseri bu konudaki başyapıtlardan biridir. Yine Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Ertuğrul Düzdağ’ın kaleminden çıkan  “Hatıralar” adlı eseriniokunması gereken kitaplar olarak tavsiye edebiliriz.

Bu gün insanlık olarak artık kitap okumanın değil de kısa kısa bilgilerin okunduğu  ve paylaşıldığı bir davranış modeli geliştirdik. İslami gençliğin de bu yöntemle insanları bilgilendirip Allah’a davet ettiğine şahit oluyoruz. Samimi gayretlerle yapılan bu çalışmalar kısmen meyvelerini verse de Müslümanların ahlaki davranışlarının giderek bozulması bizi yöntemimizi sorgulamaya itiyor.Bu kadar çalışmalar varken insanlarda bir değişikliğe sebep olamamak gerçekten üzücü.

 Eski dava adamlarının kıt imkânlarla yaptıkları çalışmalarının insanların hayatlarında nasıl bir dönüşüme sahip olduğu açıkça ortada. Celalettin Ökten Hoca ve arkadaşlarının İmam Hatip Okullarını açmak için sarf ettikleri gayretler olmasa ülkemiz din adına özgürlük yaşadığımız bu günlere gelemezdi. Gençlerin hem dini hem de fenni ilimleri aynı okulda alması için büyük çaba harcayan Ökten Hoca’nın  hayatı  Kur’an-ı Kerim’i ve onun dili olan Arapçayı öğretmek için mücadeleyle geçti.İlim, irfan cesaret, olgunluk ve imanın verdiği özgüven ve sabırla; dinini bilen çalışkan bir nesle öncülük etti. Allah rahmet eylesin. Bu öncü insanların hayatlarını okudukça Kur’an-ı Kerim’de Fussilet  suresindeki 33. Ayetin manasıyla benzerlikleri  karşımıza çıkıyor. Rabbimiz buyuruyor ki : “İnsanları Allaha çağıran, salih amel işleyen  ve ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kim vardır”Bu ayeti kerime   islam davetçilerine bizden önce yaşamış dava adamlarını da zafere ulaştıran yöntemi açık ve net olarak ortaya koyar. Ey çağrıyı yapan Müslüman!

Birincisi; İnsanları sadece ve sadece  Allaha davet edeceksin. Kendini önceleyici, önemseyici, kutsayıcı her hangi bir davranışın içerisine girmeyeceksin. Mütevazı olacaksın, gururlu kibirli olmayacaksın. Hatalarını görmekten ve göstermekten kaçınmayacaksın İslamı anlattığın için kendini diğerlerinden üstün görmeyeceksin. Yoksa Şeytan seni aldatır, kendine vahiy geldiğini zanneden, haşa Allah’la konuştuğunu iddia eden müptezel sahte şeyhlerin durumuna düşürür.

İkincisi; İnsanları islama davet ederken salih amellerinle destekleyeceksin. Karakterinle ahlakınla yaptığın her işte, ailenle, akrabalarınla, komşularınlaetrafındaki insanlarla iyi ilişkiler kuracaksın. Vaktini güzel şeyler yapmakla harcayacaksın. Önceliklerini iyi belirleyip etrafındakilere örnek olacaksın ki insanlar sana benzemek için uğraşacak.

Üçüncüsü de “ben Müslümanlardanım” deyip dininle gurur duyacaksın. Bunu her ortamda belli edeceksin. İslamın onurunu canlandıracaksın.Öğrenciysen okulda arkadaşlarınla, işteysen özel sohbet zamanlarında mesai arkadaşlarınla, yolculuktaysan yol arkadaşınla, evdeysen ailenle, herhangi bir ortamda yeni tanıştığın birileriyle Allah’ı konuşacaksın, peygamberi konuşacaksın, İslamı konuşacaksın. Öğrendiğin hakikatleri samimiyetle ve mütevazılıkle herkesle paylaşacaksın.

İşte Allah’a çağrının yöntemi ve bu yöntemle başarıya ulaşmış dava adamlarının hayatları.Rabbim ümmet-i muhammedi içindeki sahte davetçilerden ve itibar, makam mevki ve mal tutkunu şeyhler(!)den kurtararak hidayete ulaştırsın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.