Hayat kitabımız olan Kur’an-ı Kerim insanların dış dünyayla karşılaşacağı problemleri çözmeye yönelik apaçık bir aydınlıktır. Bundan yeteri kadar nasiplenmeyen bir toplum içinse karanlık dünyalarını aydınlatmaya çalıştıkları bir tılsımdan öteye geçememektedir. Bu gün Müslümanlar olarak fetih, yasin ve birkaç bilindik sureyiveya duaları sayı eksenli okuyarak hayatlarımıza çözüm arama peşindeyiz. Oysa İslam insanların kendilerini, ailelerini ve toplumlarını daha iyi hale getirmek ve daha güçlü kılmak içinderinden çözümler getirmiştir. Mesela Mescid kurumlarımız var. Evet mescidler bir kurumdur. Kişinin kendisini, ailesini ve toplumunu Allah’ın rahmetinden faydalandıracak ve güçlü kılacak problemlerine çözüm getirecek yegânemekânlardır. Allah resulü buyurur ki; “Allah katında en makbul mekânlarmescidlerdir”.( Müslim, Mesacid 288)

“Mescid” kelime olarak “tevazu ile eğilmek” anlamındaki secde etmek sözcüğünden türeyen ve  “secde edilen yer” manasını ifade eden bir isimdir.Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde Müslümanların ibadet  mekânları“mescid” olarak anılmıştır ki bu adlandırma oldukça manidardır. Zira Allah resulü “kulun rabbine en yakın olduğu an secde anıdır” sözüyle Müslümanların ibadetinde secdenin ayrıcalıklı bir yer olduğuna işaret eder. Daha sonraları içinde Cuma kıldırılan büyük camilere cemaati birarada bulunduran anlamında “el mescid-ül cami” denmiştir. Ülkemizde zamanla cami kelimesi kullanılmış, minberi olmayan küçük ibadethanelerinede mescid denmiştir. Biz bu yazıda mescidi kuran ve hadisin kullandığı manada ele aldık.

Hz. Peygamberin Medine’ye daha gelmeden yolunun üstünde ki  Kuba’da bir mescid yaptırması  ve geldikten sonra da ilk işinin Mescidi Nebeviyi inşa etmek olduğu hepimizin malumudur.Bu, ilk günden itibaren sadece  ibadet edilen yer değil, Müslümanların her vesileyle toplandıkları, devletin idari merkezi aynı zamanda sosyal, hukuki, askeri ve mali işlerin görüldüğü mekân olmuştur. Bu gün mescidler  bu fonksiyonunu tamamen yitirmiş, çoğu zaman yaşlıların gittiği ibadet mekanları haline gelmiştir.Özellikle kadınların ve çocukların uzaklaştırıldığı ve bununda islam adına yapıldığı günümüzde ailelerin dinlerinden uzaklaşmasına sebep olmuş, aile dış dünyanın saldırılarına karşı savunmasız kalmıştır.

Ülkemizde kurum olarak ailelerin çatırdadığını görüyoruz.Eşler birbirlerine ve çocuklarına nasıl davranacaklarını bilmiyor.Bir çocuk büyümeye başladığında ve ergen olduğunda ebeveynler onunla uğraşmakta çaresiz kalıyor, bir takım yerlerden çare aramaya çalışıyorlar ama kimseden gerçek anlamda yardım alamıyorlar. Çünkü o çocuğu etkileyenin ilahi bir ortamda büyümesi ve iyi kişilerle arkadaş olmasıgerektiğinden habersizler. Eşler birbirleriyle anlaşmazlık yaşadıklarında bunu kimseyle paylaşamıyorlar. Etraflarında kendilerine yardımcı olacak kimseyi bulamıyorlar.Böylece sorunlar gittikçe büyüyor ve derinleşiyor.Bu giderek büyüyen bir fitne haline geliyor. Oysa Mescidler Müslümanların sığınacağı ve ailecek sorunlarına çözüm de bulacağımekânlar olmalıdır.Tıpkı peygamberimizin zamanında olduğu gibi erkekler, kadınlar ve çocuklarmescidlerdeyaşamlarına destek bulmalıdır.Mescid aileyi daha iyi hale getirirken ailede mescidi daha iyi hale getirecektir. Bu iki kurumun birbirine ihtiyacı var.Ramazan ayında mescidleri dolduran Müslümanların hayatlarındaki güzellik boşuna değildir.Mescidlerin ailelere ihtiyacı var çünkü iyi ailelerin birbirleriyle tanışmalarına, kaynaşmalarına ve birbirlerinden etkilenmelerine sebep olur. Aileler mescitlere geldikçe çocuklar bir birleriyle oynayacak, tanışacak ve arkadaş olacaklar. Duydukları ilahi öğretiler akıllarına kalacak ileri ki hayatlarında çok önemli bir yere sahip olacaktır.Mescid insanları iyi niyet çerçevesindebir araya getiren doğal ilahi bir kurumdur. Çünkü Rabbimiz buyurur ki; “Allah’ın mescidlerini ancak Allaha ve ahiret gününe iman eden namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allahtan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır”.(Tevbe 18)

Mescidler terkedildiğinde, çocukların gelmesi hoş karşılanmadığında veya kadınlar engellendiğinde ve onlara mekânlar ayrılmadığında bunun bedelini mescid ödemez bedelini aile öder.Çünkü bu kadınlar çocukları yetiştirenlerdir, mescitlere gelmedikçe islamla ilgili doğru bilgiyi edinemezler, çocuklarını islami kültürle yetiştirmekte başarılı olamazlar. Esasında çocuğun yetiştirilme işinin sadece anne değil cemaat de etki etmiş olur. Toplumun dinini ve ahlakını bozmaya programlanmış bu kadar tehlike varken Allah resulünün mescidde rahat eğitim alsınlar diye bir günü sadece onlara tahsis ettiği o dönemlere acilen dönmek lazım.İslam kardeşliğinin ve birlikteliğinin sembolü olan mescidlerin aile birliğimizi de koruması misyonuna hizmet edecek çalışmalar yapmak lazım vesselam.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.