Bu kadar cehalet ancak eğitimle olur diye bir söz vardır ya, vallahi tam da doğru bir sözdür.

Artık okulların birer eğitim yuvası olduğuna dair inancımı yitirmiş durumdayım.

Belki olsa olsa beton duvarlar arasında kuru bilgiden oluşan bir öğretim vardır.

Bence yeryüzünü ifsad edecek bir bilgiden başka zihinlere bir şey yüklendiği yok.

Kafası müziğin zehirlisiyle enjekte olmuş, müziğe tapan bir gençlik çoktandır geldi, çattı.

Seks kokan şarkıları, kızlı erkekli tempolarla nakaratlayan bir gençlik maalesef yetişti.

Zaten iyi not getirmenin, namazdan, örtüden, güzel ahlaktan daha değerli olduğuna inanan bir anlayıştan başka ne gelecekti ki.

"Sana tapıyorum, seni ilah gibi sevdim" gençliği geldi beyler!

Cinsel objelerin ilkokula kadar indiği, eteğini katlayıp mini eden kızlarla, kafaları hep bir karış havada olan erkeklerin oluşturduğu koroloji, umut vaad ediyor değil mi?

Aşkı, bedensel bir hazza ve zevkçi bir anlayışa indirgeyen bir eğitim var tv'lerde, şarkılarda, youtube'larda, face'lerde...

Halbuki aşk, onsuz olamamanın adıydı. Peki kim bu "onsuz"? Kız mı, erkek mi, yoksa Allah mı?

Maalesef aşkla bağlanılanın çağdaş bir "ilah" olduğunu herkes unuttu.

Ve

Kardeşten, kankaya
Görücüden, flörte
Görmeden, çıkmaya
Erlikten, sevgiliye
Hatundan, prensese
Maşallah'tan, vaav'a
Selamun aleykum'dan, günaydına
Allah'a emanet ol'dan, üç parmak sallanan bay bay'a...

Ne oluyoruz Allah aşkına böyle? Bu gidiş nereye dostlar? Tehlikenin farkında mısınız?

Güya imam-hatipler bu nesli düzeltecekti. İnanın ahlaktan karaktere, müzikten zevkçiliğe hiç bir fark yok.

Bu iş, bir avuç idealist idareci ve sorumlu öğretmenden başka kimsenin umurunda değil.

Doğru, en azından belli bir yaştan sonra, özellikle evlilik sonrası imam-hatip okuyan gençlere bu teorik bilgiler kısmen işe yarıyor, namaz kılmak isteyen en azından biliyor derdik.

Lakin bu sefer daha kötüsü geldi başımıza.

Namaz kılar ama faizde çok tatlıymış,
Hacca gider ama şeriat da çok katı,
Oruç tutar ama başlar deve hörgücü,
Örtünmüş ama giyinik çıplaklar...

Sonrada;

Camiler sizin olsun, gelsin konferanslar, paneller, çalıştaylar...

Beyler!

Durum vahim. Hemde çok vahim. Artık sokratik tartışmalarla vakit geçirecek lüksümüz yok.

Evde çocuklarımıza öğrettiğimizi dizilerde, filimlerde, evlilik programlarında, sokakta, okulda çalıyorlar.

Hala 1925'teki şapka kanununun, çağdaş bir toplum görüntüsü ortaya çıkardığı safsatasını çocuklarımıza öğretiyorlar.

Ekranlarda bize, erkeklik organını dirilten ayetlerden vaaz edenler var.

Din ticareti mühim bir sektör oldu.

Din turizmi adına kutsal mekanlar uyduruldu.

Falanca yeri ziyaret ettiğinde hac yapmış sevabı aldığına inananlar var.

Şimdide samimi ve şuurlu bir gençlik peşinde koşan cemaatlere, stk'lara, bireysel çaba peşinde olan hocalara, davetçi ve aktivistlere, kara sürmeye çalışan goygoycular çıktı.

Oysaki farkında değiller, helâk olmayışları kendi aralarında bu bir avuç fedakarın Allah ve Rasülüne hala davet ediyor olmasındandır.

Derhal ve derhal;

Eğitim müfredatı, medrese ruhu, ekran ahlaksızlığının giderilmesi diyecem ama, vazgeçtim. Çünkü yine işe yaramayacaktır. Çünkü yol, yöntem, metot, yasaların kaynağı ilahi değil.

Kötülüklere neşter atacak bir irade yok. Belki güç yetmiyor, belki de istenmiyor.

O halde ne yapacaz?

Biz toplum insanıyız. Mağaraya çekilemeyiz. Hayattan soyutlanamayız. Gücümüzün yapabildiğini yaparsak, yapamadıklarımıza da Allah vekildir. Yeter ki samimi ve yine sadece samimi olalım. Çünkü az olanın değeri ve bereketi ancak bununla mümkün olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner175

banner176