Cemaat olmak birlikte hareket etmek demektir.

Cemaat deyince aklımıza ilk olarak birlikte namaz kılmak gelir. Ayrıntılı izaha gerek yok, aynı hedefe yönelmiş insanların bir nizam doğrultusunda aynı davranışları göstermesinin oluşturduğu muhteşem görüntü her insanda büyük bir hayranlık uyandırır. Bakınız Kâbe’de namaz kılan Müslümanlar…

Ancak bu yazımıza konu olan cemaatten kastımız son zamanların moda tabiri olan “toplumsallık duygusu” dur. Yani sadece ibadette değil her konuda birlikte hareket etmenin insana kazandıracağı yaşam kabiliyeti…

“Toplumsallık duygusu” bireysel psikolojinin kurucusu kabul edilen Alfred Adler’ in ortaya koyduğu bir tabirdir. Ona göre; bu duygunun oluşabilmesi için insanların çocukluktan beri gruplar içerisinde yaşaması ve onlarla iletişim kurabilmenin yollarını erken yaşta öğrenmesi gerekir.“Yaşama Sanatı” adlı kitabında erken yaşta grupların içinde yaşayan bireylerin kendilerine bir ısı kalkanı oluşturduğunu büyüdüklerinde hayatla mücadele noktasında çok daha başarılı olduklarından bahseder.Aksi halde yani çekirdek ailede yetişen bireylerin aşırı bir aşağılık duygusuyla dolu olduklarını izah eder. Bu çocukların, bağımsız yaşamayı öğrenemedikleri için sürekli bir saldırı korkusu yaşadıklarını ve hayata  karşı savunmasız olduklarını söyler.

Bizim anlayacağımız şekilde diyor ki psikoloğumuz, cemaatten ne kadar uzaklaşırsanız hayatınız okadar zor olacaktır.Hatta “sorunlu çocukların suça yönelik kişiliklerin, akıl hastaların ve alkoliklerin toplumsal duygunun eksikliğini yaşayan insanlardançıktığını iddia eder.

Peygamber Efendimiz (sas) bu konuyu en güzel şekilde özetleyerek buyurmuş ki “ Cemaate devam edin. Çünkü kurt sürüden ayrılanı yer” ( Ebu Davut, Salat,46) Bu hadis-i şerif bize bir kitap dolusu anlatılacak şeyi çok veciz ifade eder. Ümmet şuuru cemaat ruhuna bağlıdır, aksi halde tek başına kalan kul kaybolup gidecektir onun kaybolması demek Müslüman toplumunun kaybolması demektir. Şeytan her daim tetikte yalnız kalan insana daha çok musallat olacaktır.

Ferdin yetiştiği ilk kurum olması hasebiyle toplumsallık duygusunun kazandırılacağı enönemli yer de ailedir. Kabul edelim metropol hayat bizleri geniş aile den çıkarıp çekirdek aile yaşantısına zorladı. Bu gün bir çok anne baba,akrabalardan özellikle dede ve nineden uzak az sayıda çocuklarını yetiştirmek için kendilerini heder etmekteler. Onların eğitimi, ilgi alanları, yedikleri içtikleri giydikleri ile o kadar meşguller ki hayatlarında konuşacak başka konuları yok gibi. Dahası çocukları için verdikleri onca çabaya rağmen onlara ayıracak zamanları bile yok.Bu kadar uğraş karşısında çocuklarından istedikleri performansı alamadıkları da cabası… Sonuç kendileri için stres sıkıntı…  Başka çocuk yapmaya cesaret edemediklerinden evdekinin şımarıklığına mahkum ebeveynler... Tabletten sıkılınca bilgisayar, bisikletten sıkılınca paten alınan, basketboldan sıkılıp gitar kursuna yazılan çocuklar…

Oysa o çocukların;  şefkatlerine,   nasihatlerine ihtiyaç duydukları dedeleri ve ninelerine,

Kıskanıp rekabet edeceği birden fazla kardeşe,

Oyun oynarken kavga edip bir dakika sonra barışacağı kuzenlerine,

Yaptığı yanlışları görüp onu vakarla uyaran dayısı, amcasına,

Sevgi ve şefkatleriyle kucaklayan sırlarını paylaştıkları halaları, teyzelerine,

Mahcup olmamak adına yanlış davranıştan çekineceği  komşuya,

Zamanlarını gülerek eğlenerek geçirecekleri akranlarına,

Vakit namazlarından günde en az bir tanesini camide kılacak anne ve babaya

Camilerde namaz kıldıkları için onları onurlandıran büyüklere  ihtiyaçları var.

Dedik ya cemaat olmadan olmaz. Cemaat her insan için rahmettir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194