Yaşlı bir adam yanında elinde gazetesiyle ilgilenen genç oğluyla parkta oturur. Yanlarında ki ağaca bir kuş konar ve yaşlı adam; “Bu nedir? ”Diye sorunca oğlu kafasını gazeteden kaldırıp “bir serçe” diyerek umursamaz bir şekilde cevap verir. Bir kaç dakika sonra yaşlı adam yine “bu nedir?” diye sorunca oğlu bıkkınlık bildiren bir ses tonuyla “serçe dedim ya baba” diye çıkışır. Baba bir müddet sonra aynı soruyu sorunca genç öfkeyle ayağa kalkıp “bu bir serçe baba sana daha kaç kere söylemem lazım bunu neden yapıyorsun anlamıyor musun ?” diye bağırır. Yavaşça yerinden kalkan yaşlı adam eve doğru gidip elinde bir günlükle geri döner. Sayfalardan birini açar ve oğlunun seslice okumasını ister. Çocuk okumaya başlar “Bu gün 3 yaşındaki oğlumla parktaydık. Önümüze bir serçe kondu. Oğlum tam 21 kere bu nedir diye sorduğunda bıkmadan usanmadan o bir serçe dedim. Her defasında ona sarılarak ve öperek”
İnternette de çok sık paylaşılan bu hikâyede insanla ilgili enteresan bir bilgiyi farkettirir. Çocuk sevgisi insanın fıtratında varken anne baba sevgisinin böyle bir kaynağı yoktur. Anne- baba çocuklarının kendilerine nasıl davrandıklarına bakmadan inanılmaz bir sevgi, sabır ve merhametle onlara yaklaşırlar. Oysa çocuklarda ahlaki bir olgunluk yoksa anne babasının onun hayatında içgüdüsel olarak özel bir yeri yoktur. Belki de bu yüzden anne babasının rızasını alanların cennete gireceğini müjdeler dinimiz. Çünkü bu zor bir iştir. Cennet de zor işlerin arkasında gizli değil midir? Siz hiç çocuklarına iyi baktıkları için kişilerin cennetle müjdelendiğini duydunuz mu? Oysa Kur’an-ı Kerim’de anne babaya ihsanda (iyilikte) bulunmak en az 5 yerde geçer ve Allaha ibadetten sonra onlara itaat emredilir. Bu itaatin tek istisnası vardır o da Allaha şirk koşmaya zorlamaları. Ancak yine orda da onlara güzelce davranarak bu işi yapmaları tavsiye edilir.(Ankebut 29/8;Loknman 31/15) Hz. Peygamberimizin hadislerinde çok işlenen bu konu da bir defasında efendimiz şöyle buyurur. “Anne baba kişinin cennete girmesine vesile olacak ana kapılardan biridir. Dilersen bu fırsatı değerlendirerek o kapıdan girersin ya da bu fırsatı kaybedersin bu sana kalmış”.(Tirmizi Birr, 3)
Bu noktada gözden kaçırdığımız en önemli şeylerden biri de Kur’an-ı Kerim’de konu edilen anne babaların yaşlı anne babalar olmasıdır. Genç anne- baba çocukları karşısında egemen oldukları için onların hakları konu edilmiyor. Ne zaman ki yaşlanıp güçten düşüp egemenliklerini kaybederlerse, korunmaya merhamete ihtiyaçları olursa o zaman hakları gündeme geliyor. “Onlara öf bile demeyin uyarısının kuranın bir ayeti olduğunu çoğumuz biliriz.(İsra, 17/23) Evet bu bir ölçüdür. Aynı hassas ölçüyü bazı ayetlerde de görürüz. Mesela Enam suresi 151. Ayeti kerimede Rabbimiz büyük günahları - Allaha şirk koşmayın, çocuklarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin, hayasızlığa bulaşmayın, haksız yere bir insanı öldürmeyin- sıralarken bu ayetlerin ortasında ana babanıza karşı en iyi olun diye emreder. Diğer emirleri yapmayın derken burada yapın demesi enteresan bir hitapdır ve bunun anlamı şudur ki ;  Anne- babanıza olabilecek olan en iyi davranışı sergileyin.Ne koşulda olursanız olun onlara karşı hayırlı olun.Olabilecek en merhametli, en sabırlı, en düşünceli,en uygun davranışları sergileyin.Onlara hayatınızda en önemli yere oturtun. Onlarla iyi ilişkiler kurma dışında yaptığınız her şey haramdır, günahtır.
Günümüz insanın en önemli sorunlarından bir haline gelen yaşlı bakımında insanların bir takım mazeretler ileri sürerek bu sorumluluktan sıyrılma çabalarına en iyi cevabı bu ayeti kerime verir. Hani bir konuşma sonrasında karşıdakinin mazeretleri karşısında “tamam konu kapanmıştır bu böyledir” deriz ya. İşte Cenabı hak “anne- babana en iyi olacaksın” emriyle tabiri caizse konuyu kapatmış kimsenin mazeretini kabul etmeyeceğinin mesajını vermiştir. Şunları duymak istemiyor;“Benim durumum farklı, benim evim veya maddi durumum müsait değil, eşim kabul etmiyor, sağlığım uygun değil, zaten bana anne babalık mı yaptı, kardeşler arasında ayırım yapmıştı, beni sevmiyordu, çocukken yeterince ilglenmedi vs. vs.” Hiç farketmez Anne babaya gelince en iyisi olacaksın. Eğer önceliğiniz onlar olursa en iyiyi yapmak istersen zaten Allahın yardımı gelecektir. Yoksa bir başkası bakıyor diye senin ilgilenmemen seni haram işlemekten alıkoymuyor.
Rabbim hepimize cennetin bu kapısından girmeyi, bize emrettiği ahlaki standartlarda yaşamayı nasip etsin. Bizlere, cesaret, bilgelik, güç ve sabır versin, anlaşmak zorunda olduğumuz anne babamızla en iyi ilişkiler içerisinde olmayı ihsan etsin. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.