“Kendimizi tanımak irfanın varabileceği en yüksek merhaledir” diyor ünlü mütefekkirimiz Cemil Meriç. Biz de toplum olarak kendi kültürümüzden gittikçe uzaklaşıp, manevi dünyamıza zarar verecek gömlekler giymeye başladık. Yaşamımıza değer kattığını düşündüğümüz pek çok davranışı birlikte sergileyerek özgürlük manifestosuyla var olmaya çalıştığımız bu dünyada dayatılan yaşam biçiminin esiri olduk.

Yaşam kalitemize katkı sunacağını zannettiğimiz bu davranışlar gerçekte çin malları kadar ucuz,  ömrü kısa ve kalitesizdir. Bilirsiniz millet olarak çin mallarına karşıyızdır. Hele de o malları kendimiz kullanacaksak asla para verip almayız.

 Keşke maddi dünyamızda gösterdiğimiz bu hassasiyeti manevi dünyamızda da gösterebilsek. Bizden olmayan davranışların sergilendiği bu pazardan alış veriş yapmayı bırakıp bunların gelenek ve görenekmiş gibi algılamasına karşıtopyekûn savaş açabilsek.

Aşk, sevgi, muhabbet bu pazardan en fazla payı alan duygularımız oldu. Bir erkeğin bir kıza sevgisini ifade edebilmesi için artık çok orijinal bir fikri ve bunu gerçekleştirebilecek ciddi maddiyata ihtiyacıvar. Kuru kuruya” seni seviyorum” demesi yetmiyor. Tek taş hatta üç, beş bilmem kaç taşla dolu olması gerekiyor.

Hele evlilik aşamasına girmişse bu sevgisini ispat edeceği kişi sadece evleneceği kişi değil. Aynı zamanda o kızın ailesi, arkadaşları, akrabaları, eşi- dostu da buna inanmalı. Kız istemeden başlayıp; nişan, düğün törenlerinin organizasyonlarla yapılması, falancadan daha güzel bir evlilik teklifi hikâyesinin olması, takıların ve ev eşyalarının en ince ayrıntısına varana kadar ve en kalitelisinden alınması, balayı, doğum günü sevgililer günü, nişan yıldönümü, evlilik yıldönümünün kaçırılmaması hatta objektiflere konu olacak değer taşıması vs. vs.

Tüm bunlar ne için? Sevginin ifadesi (!) “Gel vatandaş gel! ne kadar harcarsan o kadar mutlusun”  nârâlarının karşılık bulması… Kalite adı altında ucuzluğun satın alınması… Sonuç; Yıllarca ödenecek bir borç altında ezilmiş olarak yorgun ve bitkin bir halde en güzel yılları heba etmek ve dahası bunları düşünmekten eşine göstereceği aşka muhabbete fırsat bulamamak, şiddetli geçimsizlik ve boşanmalar.

İşte çin malı sevgi gösterilerinin nihayeti.

Ey Müslüman kardeşim! Yetişir artık. Batıdan ithal ettiğimiz bu davranışların toplumumuzu yıkmasına izin vermeden bu davranışlara son verelim.

Genç kızlarımıza sesleniyorum. Bırakınız, bu zekâsı kıt aynı fabrikadan çıkmış insan modellerini taklit etmeyi. Sevginin, aşkın anayurdu kalptir. Kalp ise dünyanın geçici güzellikleri ile mutmain olmaz. Gerçek sevgi Allah sevgisidir. Öncelikle O’nun sevgisini içinize yerleştiriniz. Evliliği de neslin devamı ve hayatı daha kolay yaşamanız için Allah’ın size sunduğu bir nimet olarak görünüz. Tüketim odaklı yaşamayı bırakıp partnerinizle birlikte yaşama bir değer katınız.  Dünyayı ayağınıza serseler ne işe yarar, Rabbinizin rızasını kazanamadıktan sonra. Rabbin rızası ise kolaylıkta, nefsin isteklerine karşı durmaktadır. Evlerinizi sevgi, saygı vemerhamet duygularıyla donatınız. Eşinizin günaha dalmaması için gayret gösteriniz. Birlikte Rabbinizin size vadettiği cennetlere girmek için var gücünüzle koşturunuz. Bunları yaptığınızda asıl mutluluğu yakalayacağınızdan emin olunuz.

Genç erkeklere ve onların ailelerine sesleniyorum. Peygamberimizin (sas) “ bir kadın 4 şey için nikâhlanır. Mal, soy, güzellik ya da dindarlık. Sen dindar olanı seç” buyruğuna kulak veriniz. Dini bilgisini ahlakında meczetmiş kızları tercih ediniz. Yaşamınızın çıkışlarında size destek, inişlerinde yoldaş olacak yanında iken huzuru bulduğunuz eşlerinizin kıymetini biliniz. Onların yanlış davranışlarına kırmadan, yıkmadan güzellikle karşı durunuz. Sevginizi ifade etmekte cömert davranınız. Eşinize, çocuğunuza anne babanıza adaletli sevgi gösterisinde bulunmak adına kendinizi geliştiriniz. Dünya malına olan meylinizi önce siz azaltın ki bunu ailenize de kolaylıkla tavsiye edebilesiniz. Unutmayın; mallar, kadınlar ve çocuklar sizin için imtihan sorularıdır. Allah’a karşı sorumluluklarınız her şeyden önce gelir. Bundan sizi alıkoyan her sevgi Allah’ın rızasının dışındadır.(Münafikun, 63/9) 

O halde duaya duralım: Rabbim, bizleri razı olduğun ameller ve sevgiler peşinde koştur. Aşırılıklarımızı bağışla. Bizi doğru yola ilet.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199