İnternet insanlık için çok önemli bir buluştur. Tarihçiler ne der bilmem ama bence yeni bir çağın açılışına değer bir gelişmedir. İnsanlar artık her çeşit bilgiye çok kolay ulaşabilmekte, yaşamını kolaylaştırıcı unsurlara erişebilmekte, her platformda düşündüklerini özgürce savunabilmektedir.

Ancak bilgiye bu kadar kolay ulaşabilme beraberinde çok önemli tehlikeyi de getirdi ki o da bilgilerin güvenilir olmayışı. İnsanlar her gün sanal ortamda doğruluğunu araştırma ihtiyacı duymadan pek çok bilgiyi paylaşarak hayatlarını bu bilgiler doğrultusunda yaşamaya başladılar. Oysa internetteki bilgilerin çoğu doğruluktan öte malumat bilgilerdir. Malumat; derinliği olmayan gerçekten uzak sığ bilgi demektir. Tüm dünyanın esir olduğu bu eğilim internetin yükselişiyle daha da büyümekte bilgiler doğrulukla değil insanların oylaması ve tıklamasıyla gerçeklik kazanan bir hale dönüşmektedir. En çok tıklanan haber, en çok paylaşılan konular insanların gündemine alınarak meşgul edilmekte bilginin gerçeklikle irtibatı koparılmaktadır. Özellikle gençlerimizi esir alan bu eğilim dünyanın şifresini çözmüşçesine bir özgüven patlaması yaşatarak gerçek dünyada karşılığı olmayan bir yaşam sunmakta ve çevresiyle iletişimi koparmasına sebep olmaktadır. Gençlik kendini geliştirmek adına birkaç karakterden oluşan bilgilerin peşinden gitmekte artık örgün eğitim modelleri azalmakta hatta devletin milli eğitim politikası olan kitap okuma alışkanlığı ciddi azalma göstermektedir.

Oysa İslam medeniyetinde bilginin elde edilmesinde insan (alim- arif) her zaman en önemli unsur olmuştur. Müslümanlar Kitapları olan Kur’an-ı Kerim’in tartışılmaz konumuna rağmen hiçbir zaman onu tek başına okuma yoluna gitmemişlerdir. “Yürüyen Kuran” diye tavsif ettikleri hz. Peygamberin rehberliğini her zaman çok önemsemişlerdir. Kitap hiç bir zaman müderrisin yerini almamıştır. Medreselerde verilen eğitimde icazet alma(diploma) çok önemsenmiş hatta icazet alanın hangi hocalardan ders aldığı ehliyet unsuru olmuştur. Bilginin hakikati ve liyakatinin önemsenmesi beraberinde yükselmeyi getirmiştir. Müslümanlar olarak bizi hakikate götürmeyen bilginin peşinde olmak boşa zaman kaybından başka bir şey değildir. Üstadı internet olanın bilgisi malumat olur

Dijital dünyanın Müslümanları tehdit ettiği diğer bir alan mahremiyetin ihlal edilmesidir. İnsanlar kendileriyle ilgili bilgileri, belgeleri gönüllü olarak dünyaya açmakta, evlerinin duvarlarını yıkarak daha çok görünülebilir olmanın yarışı içine girmekteler. Teknolojinin getirdiği yeniliklerin tümü etik ve değer süzgecinden geçirilmeden uygulanmakta ve herkes yaptığı için normal gelen bu davranışlar İslam toplumunun ahlaki değerlerini tahrib etmektedir. Oysa İslam’a göre kişi özel hayatını muhafaza etmeli, dışardan müdahaleye karşı korunabilmek için gizli olanı açığa vurmaması, özel olanı ifşa etmemesi gerekir. Bu fıkhi bir gerekliliktir ama aynı zamanda tasavvufta da çok önemli bir düsturdur.Pek çok tarikatta kişinin kemale erebilmesi için görünmemesi ve kendi sırrını ifşa etmemesi tavsiye edilir.Bursa’da bir gün Ulu Camide hutbeye çıkan Somuncu Baba Fatiha suresini yedi mana üzere tefsir edince büyük alim olduğu ifşa olur.Molla Fenari bile kendisine intisap eder. Fakat bu teveccühten memnun olmayan Somuncu Baba Bursa’dan ayrılır Darende ye yerleşir. Görünür olmak onu rahatsız etmiştir. Onlar ilimlerini sadece Allah rızası için kullanırlar, fazla teveccühün kendilerini kibre götüreceğinden endişe ederlerdi

Müslüman ahlakının temel ilkeleri az konuşmak ve kendini övmemektir. Özel hayatla ilgili bilgileri dünyayla paylaşmak, yaşantısının sadece mutlu zamanlarını resmederek görünür olmaya çalışmak çok konuşmak ve kendini övmekle eşdeğerdir. Paylaşıyorum o halde varım modası Müslümanların ahlaki ilkeleriyle uyuşmaz. Bir aile yemeği, iş toplantısı, söz kesme, düğün, cenaze, taziye yeri vs görüntülerini kaydetmek ve paylaşmak hangi açıdan bakılırsa bakılsın Allahın bize verdiği mahremiyet sınırlarını koruma hakkını ihlalden başka bir şey değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178