Duvara toslamak deyimini hepimiz biliriz. “ Kendinden fazlaca emin olarak girişilen bir işin sonucunda hesapların tutmaması, hayal kırıklığına uğramak” demektir. İnsanların genelde yaşadıkları bir durumdur.Ünlü yazar Jean Paul Sartre “ duvar” adlı bir hikaye kitabında ideallerinden emin olarak yaşayan bir kahramanın hayatı alaya alması ile ideallerinin tam tersi bir davranış sergilemek zorunda kalmasını ve  hayal kırıklığını duvar metaforuyla anlatır.

Duvara toslamanın en iyi karşılığı iflas etmektir bence ve  bunun en güzel anlatımı da Kuran-ı Kerimdedir.Hadid suresi 12-15 arası ayetleri bu günkü yazımın konusu.Bu ayetlerde Rabbimiz kıyamet gününde insanları iki kısma ayırıyor. Cennete girecek olanlar ve cehenneme gidecek olanlar. İman bakımından ise üçe ayırıyor. İman edenler, iman ettiklerini zannedenler (münafıklar) ve inkar edenler.

Birinci sahnede iman etmiş erkek ve kadınlar var. Onlar sağlarında ve öncelerinde kendilerini kuşatan nurla cennete doğru koşarlar. Çünkü kendilerine cennete girecekleri müjdesi verilmiştir. Dünyada iken inançlarında yaşadıkları samimiyet  ve bu samimiyetle yaptıkları Salih ameller nura dönüşmüş kapkaranlık olan mahşer gününde kendilerini aydınlatmıştır.

İkinci sahnede ise mahşerde uyandıklarında karanlıklar içersinde kalmış etraflarında veya önlerinde bir damla ışık olmayan bir grup insanlar vardır. Bunlar uzakta kendi önlerinde cennete koşan insanları görürler ve onlara yetişmek için koşmaya çalışırlar. Bir yandan da  “ ne olur biraz yavaş olun bizi bekleyin de sizin ışığınızdan faydalanalım” diye yalvarırlar. Öndekiler ise “hayır size yardım edemeyiz dönün ışığınızı başka yerde arayın” diye cevap verirler.Nurları  olmayan bu insanları münafık diye isimlendirir Rabbimiz.Dünyada iken Müslüman olduğunu zanneden buna güvenen ve bundan emin olarak  dünya yaşantısında dini hafife alanlar.

Üçüncü sahne konuşmaların ardından gelir. Derken aralarına bir duvar çekilir ve imanlarını dünyada gereğince yaşamayanlar karanlık da duvara çarparlar. Önden koşanların ışığını göremezler artık. Duvarın bir kapısı vardır.İç tarafında rahmet münafıklar tarafında azap olan bir kapı. Kapının dışında kalanlar endişe korku ve  çaresizce yalvarırlar “ biz sizinle beraber değimliydik?Neden bize kapılar kapandı”

Ve artık güven ve rahatlığa kavuşan müminler, kendilerinin tanıdıkları belki eşleri, çocukları, akrabaları, arkadaşları ve sevdiklerine neden duvara tosladıklarını anlatırlar.

Birincisi; Evet siz bizimle yaşıyordunuz ama kendinizi inancınızın uygun görmediği pozisyonlara soktunuz.İnancım bana yeter bununla kurtulurum zannederek dinin hoş görmediği şeyleri yaparak veya o ortamlarda bulunarak kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye attınız.İmanınıza güvenerek günah işlemekten çekinmediniz, ihtiyacım var deyip faiz alıp yediniz, kazandığınızı sadece kendi lüksünüze harcayıp kimseye yardım etmediniz. İbadetlerinizi eksik veya hiç yapmayarak dünyaya aşırı bağlandınız, kardeşlerinize karşı doğru olmayıp onların gıybetini yapıp arkalarından hançerlediniz, kimsenin haberi olmadan gizlice yaptığınız nikahlı beraberliklerle zinayı saklamaya çalıştınız. Nasılsa hacca gider tövbe ederim yaşım ilerlerse ibadetlerimi yaparım diye ertelediğiniz ömrünüz buna yetmedi. İşte ölüm geldi sizi buldu.

İkincisi; Kendinizi bu günahlardan sakındırmadığınız için vicdanınız sizi rahatsız etti. Bir türlü mutlu olamadınız ve bunun sebebini dinden zannedip dininizle ilgiyi şüpheye düştünüz. Bu dinin emirleri benim özgürlüğümü kısıtlıyor diye düşünüp dinden uzaklaştınız. Böylece Allahın size vereceği nurdan mahrum kaldınız

Üçüncüsü, artık şeytanın oyuncağı haline geldiniz şüpheleriniz ve kuruntularınız sizi esir aldı, ölümü unutturdu. Allah’ı unutturdu ve Allah hakkında sizi kandırdı. Onun merhametine aşırı güvendiniz. İşte bundan dolayı duvara tosladınız ve hayatınız iflas etti.

Ve son sahne de Rabbimizin sözleri; “artık bundan sonra ne sizden ne de inkar edenlerden hiçbir fidye kabul edilmeyecektir. Sizin yeriniz inkar edenlerin yanıdır”

Rabbim ayaklarımızı kaydırma bizi dinimiz üzere sabit kıl.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.