Ortam şu;

Celal Talabani, tam bir Amerikan köpeği. Onun Kürdistan Yurtseverler Birliği var.

PKK/PYD/YPG, ipleri küresel güçlerin elinde olan, çok sahipli bir piyoncuklar kulübü.

Mesut Barzani, Türkiye'nin dünyadaki tek dostu. Türkiye'yle siyasi, ekonomik ve bölgesel denge açısından çok ciddi, üst seviyede olumlu ilişkileri var. Küresel güçlerin Kürtler üzerindeki oyunlarının farkında. Onun da Kürdistan Demokratik Partisi var. Ayrıca Federal Kürt Yönetimi'nin Başkanı.

Durum şu;

16 Nisan'da Türkiye'nin en önemli dönüm noktalarından biri olan bir seçim olacak. Bu seçimde hükümetin yumuşak karnı milliyetçi oylar. Malum Türkiye'deki milliyetçilerin ve ulusalcıların, 90 yıllık vesayet rejiminin pompalamalarıyla artık genlerine yerleşmiş bir Kürt düşmanlığı var. İçinde "Kürt" kavramı olan her şeye tikleri var. Ayrıca kafaları pek çalışmaz. Algılara çok müsaitler. Maalesef burası böyle.

Şimdi çok kritik öneme sahip bir seçimde, milliyetçiler Ak Parti'nin yanında karar almalarına rağmen, yinede en az oylarının yarısı "hayır'a" gidecek. Kaldı %7-8 kadar milliyetçi oy.

Seçime 2 hafta var. Seçim argümanlarının milliyetçi sloganlar üzerinden gittiği bir zamanda, birden Kerkük Yerel Meclisi'nin Kürt bayrağı kararı alması çok manidar.

Analiz şu;

Kerkük Yerel Meclisi'nin Kürt bayrağını çekme girişimi, Talabani'li Kürdistan Yurtseverler Birliğinin girişimiyle oluyor. Barzani'nin bu konuda dahili yoktur. Fakat bağımsız Kürdistan'ın artık kaçınılmaz olduğu bir dönemde, Barzani'nin olaya kayıtsız kalması düşünülemez. Türkiye'nin dostu olmasına rağmen ve Türkiye'deki kritik seçimin farkında olmasına rağmen, bağımsız Kürdistan'ın kurulma aşamasında inisiyatifi ele geçirmeye çalışan Amerikan ve İran yanlısı Talabani'li Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin bu oyununa kayıtsız kalamazdı. Hemen bu karar için tebrik mesajı yayımladı ve buna sahip çıkmaya mecbur bırakıldı. Eğer böyle yapmazsa bağımsız Kürdistan'ın geleceğinde stratejik bir manevrayı kaybetmiş olacak ve önümüzdeki dönemlerde Başkanlığını yaptığı Türkiye dostu Kürdistan'ın kaderini, Amerikan uşağı Talabani'ye ve PKK/PYD/YPG' ye kaptırmak zorunda kalacaktı.

Türkiye, Irak'ın ne denli alçak ve aşağılık bir devlet olduğunu, tamamen Amerika ve İran'ın bir ileri karakolu olduğunu çok iyi biliyor. Kevgire dönmüş topraklarında Başika Kampı dolayısıyla ikide bir uyduruk egemenliğini dile getirip, Türkiye'yi uluslararası arenada nasıl zor duruma düşürdüğünü de iyi biliyor. Herhalde paçavra Irak bayrağının, Kürdistan bayrağından daha şerefli olmadığını da iyi biliyordur.

Oyun şu;

Amerika ve İran, sonuçları hem Barzani'yi hem de Türkiye'yi etkileyecek bir oyun kurguladı. Talabani'li Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin, Kerkük'te bayrak kararı almasını istedi. Bununla Barzani iki tercih arasında bırakılacaktı. Birincisi; Barzani bunun arkasında durur ve böylece konumunu korur. Ki böyle yaparsa da Türkiye'yle arası açılır ve böylece Türkiye'nin, Kürdistan üzerindeki etkisi de kırılmış olacaktı. İkincisi; Barzani, Türkiye'nin kritik seçimlerinden dolayı Türk hükümetinin elini daraltmayıp suskun kalacak, böylece bölgedeki Kürtler arasındaki etkili konumunu riske ederek, bağımsız Kürdistan'ın geleceğindeki inisiyatifini kaybedecekti. Anlayacağınız Barzani için değneğin her iki tarafı da pis.

Yine böyle bir kararla Türkiye'yi de hassas seçim sürecinde iki tercihli bir seçeneğe zorladılar. Ya Türkiye buna sessiz kalıp, Barzanili Kürdistan'la ilişkilerini zedeleyecek bir söylem içine girmeyecek. Ki böyle yaparsa muhalefetin 'niçin tepki göstermiyorsun' sorularına muhatap kalacak, böylece milliyetçi seçmen karşısında kötü duruma düşüp oy kaybedecekti. Ya da Türkiye buna güçlü tepki koyacak, böylece Barzani'yle ilişkileri sıkıntıya koyacak bir kriz ortamı oluşturup, Barzani'yi, Amerika'nın ve İran'ın kucağına itmiş olacaktı.

Velhasıl;

Erdoğanlı Türkiye, Barzanili bağımsız bir Kürdistan'ın, Türkiye için ne kadar önemli olduğunun farkında. Hatta Türkiye bunu kendi kamuoyuna izah edebilse, Kürdistan'ın bağımsız olmasına en çok desteği yine Türkiye verecek. Velakin dediğimiz gibi 90 yıllık vesayetçi ve ulusalcı Türkiye'nin, genlere yerleştirdiği Kürt düşmanlığı algısını yıkmak çok zor.

İşte böyle kritik bir zamanda Türkiye'nin önüne böyle bir şeyin çıkması elbette hükümetin tepkisini çekmiştir. Eğer bayrak çekme meselesini bu oyunlar üzerine kurulmamış olduğunu iddia eden varsa, bunu niçin seçimden sonraya bırakmadıklarını hesap etmeleri gerekir. Şeytan Amerika'nın ve münafık İran'ın işin içinde olmadığını düşünmek hiç masumca değil. Hatta art niyetlice ve çok şeytanicedir. Şimdilik kurdukları bu oyun işliyor. Türkiye seçime kadar 'açıklamalı' uzatmalarla durumu geçiştirmeye çalışacak. Başka da yapacak bir şeyi yok. Seçim geçmeden, Türkiye'nin bölgede bu oyunu bozacak somut adımlar atması beklenemez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178