'Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim'

Barış eylemcisi Rachel Corrie’nin bedeni, Filistin'de İsrail tankı altında ezilirken hepimizin yüreği onulmaz bir şekilde acısını hissetmişti. Mazlumların altın saçlı kızı, zalime karşı bedenini siper etti ve zulme dur dedi...

'Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim'

Barış eylemcisi Rachel Corrie’nin bedeni, Filistin'de İsrail tankı altında ezilirken hepimizin yüreği onulmaz bir şekilde acısını hissetmişti. Mazlumların altın saçlı kızı, zalime karşı bedenini siper etti ve zulme dur dedi...

11 Temmuz 2017 Salı 10:25
'Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim'

14 yıl önce insanlık adına kendi canından vazgeçti, Rachel Corrie. ABD'li bir barış aktivistiydi, Gazze'de Filistinlilere ait evlerin yıkılmaması için buldozerin önüne geçmiş ve aracın paletleri altında 2013'te hayatını kaybetti. Onun ölümü dünyada büyük yankı uyandırdı. Son sınıfta okulunun tayiniyle Refah-Olympia kardeş şehir projesi kapsamında Gazze'ye gittiğinde İkinci İntifada sürmekteydi. Gazze'deyken İsrail Ordusu'nun Filistinlilerin evlerinin yıkılmasına şiddet dışı eylemlerle engel olmaya çalışan ISM aktivistleriyle tanıştı. Gazze'ye geleli henüz iki ay olmamıştı ki, iki İsrail buldozerine karşı 8 ISM aktivistinin 3 saatlik direnişi sonrasında öldürüldü. Ölümü öncesinde üzerinde parlak, fosforlu, turuncu bir yelek vardı ve megafon kullanıyordu. Öldürüldüğü esnada Filistin'deyken tanıştığı dostu eczacı Samir Nasrallah'ın ailesinin evini yıkmaya çalışan İsrail buldozerinin karşısında duruyordu. Buldozer tarafından iki kez çiğnenmesi sonucu kafatası kırıldı, kaburgaları parçalandı ve akciğerleri delindi. Görgü tanıkları Rachel'in kasıtlı ezildiğini iddia etti, İsrail hükümeti ise olay, ''kaza'' dedi. Corrie'nin ailesi, İsrali hükümetine karşı bir hukuk davası açtı. Davada İsrail'e yönlendirilen suçlarda, "kapsamlı ve güvenilir bir soruşturma yürütmemekle, Corrie'nin ölümünden sorumlu olmakla ve Corrie'nin kasıtlı bir şekilde öldürüldüğünü ya da askerlerin umursamazca ve ihmalkâr davranışları sonucu öldürüldüğü" iddia edilmekteydi. Corrie'ni ailesi dava kapsamında 1 dolarlık bir tazminat talebinde bulundu ve sadece Corrie için ve savunduğu Filistin davası için adalet istediklerini göstermekiistedi. Ancak 2012'nin Ağustos ayında İsrail mahkemesi davayı reddetti ve İsrail'in 2003'teki askeri soruşturmasını onaylayarak İsrail Hükümeti'nin Rachel Corrie'nin ölümünden sorumlu olmadığına karar verdi. Kararın ardından İsrail yargı sistemi ve soruşturmanın meşrutiyeti halk tarafından sorgulanmaya başlandı. Racel Corrie anısına My Name Is Rachel Corrie (Ben adım Rachel Corrie) isimli tiyatro ve The Skies are Weeping (Gökyüzü Ağlıyor) isimli kantat tertip edildi. Aynı zamanda Rachel Corrie Foundation for Peace and Justice (Barış ve Adalet için Rachel Corrie Vakfı) adında bir vakıf kuruldu ve günümüzde halen çalışmalarını sürdürmektedir.
 Rachel barışa canını verdiğinde henüz 24 yaşındaydı...

BARIŞ GÖNÜLLÜSÜYDÜ

Rachel Corrie 10 Nisan 1979 tarihinde dünyaya geldi. Washington'da büyüdü. The Evergeen State Collage'da sanat dersleri aldı. ABD`li barış gönüllüsü, Uluslararası Dayanışma Hareketi (International Solidarity Movement) üyesiydi. Üç yıl boyunca gönüllü olarak, akıl hastalarını ziyaret etti. Okulunun son senesinde Gazze'ye gidip ISM protestocularına katılmak ve Oympia ve Refah arasında ''kardeş şehir '' projesini başlatmak niyetiyle bağımsız bir öğrenim programı önerdi. Eğer ilgiyi üzerlerinde tutabilirse, İsrail'in Gazze'de bir kıyım yapamayacağına inanıyordu. 

FİLİSTİN İÇİN YAŞAMINI DEĞİŞTİRDİ

Racel, yaşadığı devlet olan ABD‘ye yapılan 11 Eylül saldırıları sonucu toplumda oluşan ‘Müslümanlar Teröristtir‘ bakışını çabucak benimsemeyip sorgulama yoluna gidiyor ve kendince doğruları bulabiliyordu. Hayatında önem arz eden şaşaalı uğraşları ve ailesinin istememesine rağmen hepsini bir kenara bırakıp Filistinlilerin sorunlarını haykırmaya çalışıyordu. ABD‘de düzenledikleri gösterilerin pek de ses getirmediğini gören Corrie, arkadaşlarının da isteği üzerine olayın yaşandığı yer olan Filistin‘e gitmeye karar veriyor. Filistin‘e vardığında ise ABD vatandaşı olmanın da olumlu getirilerini kullanarak birkaç iyi gün geçirdikten sonra asıl olayların yaşandığı şehirlere gidince, aslında Filistin meselesinin dışarıya gösterildiğinden çok daha beter olduğunu görüyor. Evler yıkılıyor, insanlar yerlerinden ediliyor, çocuklar katlediliyor, çocukların anneleri ya da kız kardeşleri tecavüze uğruyor, babaları ise ‘işe gidiyorum‘ diye çıkıyor ve bir daha geri dönemiyordu. Bunların hepsine şahit olmuştu Rachel Corie ve bunun için de oradaki kalış süresini devamlı uzattı. Bu sırada ailesinin "dön" çağrılarına kulak tıkayıp bir anlamda onlara da tavır aldı.

''BÖYLE BİR ZULÜM...''

Rachiel Corrie katledilişinden kısa bir süre önce annesine Gazze'den şu duygu yüklü mektubu yazmıştı:
"Anneciğim... İsrail ordusu burada iki büyük kuyuyu yıktığı için, halk susuz. Yıkılan kuyular buranın su ihtiyacının yarısını karşılamaktaydı. İnsanlar bizden yıkıma karşı evlerini korumaya yardımcı olmamız için geceleri yanlarında bulunmamızı bekliyor. Ama akşam saat ondan sonra, dışarı çıkmak çok zor; çünkü İsrail ordusu sokaklarda gördüğü herkesi direnişçi sayıyor ve ateş ediyor. Bizim sayımız ise pek az. Dün, bir babanın, ellerinden tuttuğu iki küçük çocuğuyla, evinin havaya uçurulacağı düşüncesiyle tanklar, bir keskin nişancı kulesi, buldozerler ve Jeep‘lerin durduğu bölgeye doğru yürümesini izledim. Bu olay, pazar günü tank ve buldozerler 300 insanın geçim kaynağı olan 25 sera yıkılır, 150 kişi tutuklanıp götürülürken başlarının üzerinden geçecek şekilde üzerlerine ve çevrelerine ateş açıldığı yerde oldu. Adamın, evini değil tankların bulunduğu bölgeyi daha az tehlikeli bulduğunu gördüğümde dehşete kapıldım. Öldürüleceklerinden korktum ve onlar uzaklaşana kadar tanklarla aralarında durmaya çalıştım. Bunlar her gün oluyor, ama bu babanın iki küçük çocuğuyla kendini dışarı atıvermesi şu anda beni fazlasıyla etkiledi. Dünyada böyle bir zulmün kıyamet koparmadan gerçekleştirilebileceğine inanamıyorum. Dünyanın böyle korkunç bir hâle gelmesine göz yumuşumuza tanıklık etmek, canımı yakıyor, geçmişte de yaktığı gibi.'' 
 

VUSLAT GAZETESİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178