Hayat hikâyemizde hepimiz yaşadığı bir çerçeve neticesinde yaşamlarımızı idame ettiriyoruz. Bu yaşamın bizlere sunduğu çeşitli olaylar neticesinde farklı tutumlar sergileyebiliyoruz. Nitekim anne ve babalarımız bizleri yetiştirirken belirli kişilik yapısıyla ve gelenek, görenek ve dini değerlerle yetiştirdiklerini farz sayarsak, yetiştirilme tarzımız hayatı nasıl anlamlandırmamız yönünde etkili olabilmektedir. Çeşitli ebeveyn tutumlarından bahsedecek olursak eğer baskıcı, otoriter ve kuralcı anne ve babaları gerek klinik gözlemlerimizde gerekse sosyal yaşantımızda örnekleriyle sık sık karşılaşmaktayız. Bu tutum içerisinde olan anne ve babaların çocukları sürekli baskı altında, bir amaç için yetiştirmeye çalışan, onun isteklerini dikkate almayan bir tutum içinde olan aile modelidir. Çocuğun sorumluluk almasına müsaade edilmez, hayatının tüm ipleri ailelerin elindedir. Çoğunlukla anlayışsız, hoşgörüsüz, katı ve baskıcı bir tutum içindedirler. Bu ailelerde disiplin adı altında bazen farkına vararak bazen de farkına varmadan baskı uygulanır. Çocukların en küçük hataları bile sert bir şekilde karşılanır. Çocuktan kurallara sorgulamadan uyması beklenir, evde her şey kurallara ve saatlere bağlıdır. Yemek saatleri belirlidir, uyku saatleri belirlidir, oyun saatleri belirlidir vs. Bu ailelerde anne-babalar sürekli haklıdır, kesinlikle hata yapmazlar ve çocuğun seviyesine inmezler. Baskıcı ve otoriter ailenin verdiği eğitimde ceza verici bir yaklaşım vardır. Böyle ailelerde yetişen bir çocuk stresli, kaygılı, kendilerine güvenmekte problem yaşayan, başkalarının kararlarını kabul eden, sürekli eleştirildiği için suçluluk duygusu yaşayan çocuklar olmakla beraber kendi hayatlarını değil de başkalarının hayatını yaşıyormuş gibi hissetmektedirler. Daha kararsız ve tutarsız anne ve babaların çocukları ise ebeveynlerine farklı zaman ve farklı yerlerdeki psikolojik tutumunu ilintileyerek davranış sergileyen çocuklar olmalıdır. Hani deriz ya bir eşref saati vardır bir de eşşek saati vardır diye… İşte bu saatleri ayarlamaya çalışan bir yapıdan bahsetmekteyiz. Burada baba yapılmaması gereken bir şeyi yapması dâhilinde babandan ceza yiyen bir çocuğun anne tarafından çocuğu şefkatle sevmek ebeveynlerin tutarsız davranışları çocuğa zarar vermektedir. Toplumumuzda anne babaların çocuklar hakkındaki tutarsız ve ayırımcı davranışlarından bir başkası ise kız erkek çocuk ayrımıdır. Genelde erkek çocuklar kız çocuklara oranla daha ayrıcalıklıdır. Bu durum genellikle kız çocuklarının silik, çekingen, korkak olmalarına neden olur. Toplumumuzda görülen kadın cinayetleri, kadına şiddet vs problemlerin temel kaynağı ailelerin çocuk yetiştirme tarzıdır. Böyle büyüyen bir çocuk karar vermekte güçlük yaşar, tutarsız ve ikilemli bir kişilik yapısı sergiler, aşırı saldırgan ve aşırı çekingen bir kişilikte olabilmektedir.

Her çocuk bir dünyadır ve annen ve babanın devamından ziyade farklı bir birey olması yaklaşımımız açısından sağlıklı olacaktır. Değişen dünyada yetişen çocuklarımız bizim geleceğimizi oluşturmaktadır ve onlara sahip çıkmak biz anne ve babaların görevi olması, sağlıklı bireylerin yetişmesi açısından önemlidir. Anne ve babalarımızı seçemediğimiz için bizlerin anne ve baba olarak çocuklarımıza nasıl daha iyi bir gelecek sunarız bunun endişesi ve gayreti içerisinde olursak dünya daha da güzelleşir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.