Baskıcı, otoriter ve kuralcı anne ve babalar ile kararsız ve tutarsız anne ve babaların tutumlarını geçen haftaki yazımızda siz değerli okuyuculara paylaşmıştık. İsterseniz bu hafta da devam ederek diğer anne ve babaların tutumlarından bahsedelim.

Amaçsız, hoşgörülü anne baba tutumu. Bu ailelerde çocuğa hoşgörülü olunması ve sınırsız hoşgörüyle yetiştirilmesiyle çocuğun hareketleri kısıtlanmaksızın gösterilen tutumdur. Çocuk yemek yemediği zaman, ders çalışmadığı zaman, birine zarar verdiği zaman vs örnekleri çoğaltabiliriz, çocuğa herhangi bir yaptırım uygulanmamaktadır. Bir çocuğunun yanlış yaptığını bilmesine rağmen müdahale edilmeyen, yaptırım uygulanmayan durumlar gözlemişizdir. Ev gelen misafire çeşitli hakaretlere varan kelimeler kullanan çocukların genelde gülerek karşılanması, çocuk işte deyip geçiştirilmesi bu tutuma örnek teşkil eder. Ancak bizim çocuk diye geçiştirdiğimiz durumlar çocuğun kişiliğini oluşturmaktadır. Bu ailelerde çocuğun kendisine ve çevresine zarar verebilecek davranışlarda bile denetimden uzak olduğu gözlenebilir, aile müdahale etmez. Aileler doğruyu veya yanlışı çocuğunun yaparak yaşayarak öğrenmesini isterler, çocuğa neyi yapması veya neyi yapmaması konusunda bilgi vermemektedirler. Oysa çocukların ebeveynlerin rehberliğine ihtiyaçları vardır. Bu tutum içerisinde yetiştirilen çocuk toplumsal kurallara uyması noktasında sıkıntı yaşayabilmektedirler. Serbest anne baba tutumunda yetişen çocuklar bir müddet sonra ebeveynlerini denetim altına alırlar, şımarık olurlar. Anne babanın bu serbest tutumları ev içinde geçerli olduğu gibi sosyal yaşantılarında da geçerli olabilmektedir. Tabii en büyük problem misafirliğe gidildiğinde veya başka çocuklarla karşı karşıya kalındığında ortaya çıkar. Böyle anne babalar hoşgörülü tutumlarından kolay kolay ayrılmak istemezler. Çocuğu en kolay yöntemle büyütmektedirler. Mükemmeliyetçi ebeveynler çocuklarından her şeyin en iyisini yapmasını beklerler. Çocuklar sürekli bir kıyas halindedirler ve en çalışkan, en iyi resim yapan, en iyi müzik aleti çalan profilindedir. Çünkü çocukların beklentilerinden çok kendi beklentileri ön plandadır ve çocuklarını olduğu gibi kabul etmeleri zordur. Çocuğun uymadığı kurallara anne ve baba tarafından geri dönüşü sert ve katıdır. Çocuklardan çocuk gibi olmasından ziyade bir yetişkinmiş gibi olması istenmesi çocuk açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Çocukların tutumları da ebeveynlerin tutumlarıyla entegre olabilmektedir. Ya siyah düşünce ya da beyaz düşünce içerisinde olabilirler, gri tonları yoktur. Çok titiz veya dağınık olma gibi.

Aşırı koruyucu ve kollayıcı ebeveyn modelinde ise çocuğa çok fazla özen gösterilir ve koruma ihtiyacında bulunurlar. Sanki bir koruma çemberindeymiş gibi çocuk koruma altına alınmaktadır. Genellikle bu tür çocuklar erken konuşup geç yürürler. Çünkü aile zarar gelmesin diye adeta kucaktan indirmez, tek başına bırakılmaz sürekli desteklenir. Anne ve baba tarafından çocuğun istekleri cevap verilir. Çocuğa zarar gelebilecek sosyal ortamlardan kaçınırlar. Ağlamasın, terlemesin, hasta olmasın, yorulup incinmesin, mikrop kapmasın diye aile üyeleri ellerinden gelen tüm gayreti gösterir. Aşırı koruyucu anne, çocuğuyla öyle bütünleşir ki onun büyüdüğünü ve olgunlaşabildiğini asla kabul etmek istemez. Çünkü bunu kabul ettikleri zaman kontrolü yitireceklerinden korkarlar. Genellikle toplumumuzda bu tür aile modeliyle sık sık karşılaşmaktayız. Anne figürü ve annenin yerine birincil bakım verenin bu özelliklerde olması toplum tarafından “ne kadar de güzel ilgilenir, her isteklerine cevap veriyor” diye nitelendirilse de bu yaklaşım çocuğun kişilik örüntüsünü etkileyebilmektedir. Burada önemli ayrış-bireyselleşmeyi bakım verenin sağlıklı yapabilmesi.

Sağlıklı bireylerin yetişebilmesi için ebeveyn ile çocuk ilişkisinin sağlıklı ve bireyselliğine önem veren bir yapı ile büyütmek topluma kazanç sağlayacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155