Eski ders kitaplarını, öğrenciye ulaşma ve içerik açısından şöyle bir hatırlamak gerekirse;

Ders kitapları her yıl yenilenmez, elde bulunan kitap yıllarca kullanılmak durumunda kalınırdı. Öğrenciye parayla satılırdı. Bu nedenle öğrenci, maddi olarak bedelini ödediği kitabı, gözü gibi muhafaza etmek mecburiyetinde hissediyordu kendisini ve her yıl değişmediği için de kendisinden sonra okuyacak olanlara tertemiz, sapasağlam olarak teslim eder, birkaç kuşağın bu kitaptan faydalanması sağlanırdı. Kullanılmış kitap bulmak için hem aileler, hem öğrenci seferber olur, bulduktan sonra da “Bu eski!” demeden bağrına basar, emanet olarak kabul eder, düzgünce kullanır, kendisinden sonra gelen öğrenciye de yine elinden geldiğince yıpratmadan teslim ederdi. Herkes memnundu. Kitap kıymetliydi.

Kitapların içerisinde konuyla ilgili metinler bulunur, gerekli olan sorularla dolu olurdu. Öğrenci; sene başında almış olduğu, sayfa sayısı işin ehli öğretmen tarafından belirlenmiş defterine, gereken cevapları özenle yazar, böylece kalem tutma ve yazma yeteneğini her geçen gün geliştirmiş olurdu. Ortaya,  sanat eseri özelliklerine sahip defterler çıkardı. Yazı kıymetliydi.

Konunun yükü öğretmende idi. Öğretmen hazırlıklarını yaparak derse girer, gereken yerlerde sorularla ve ödev vermek suretiyle öğrenciyi aktif hale getirirdi. Ödevler, emek mahsulüydü ve kıymetliydi.

Sonra yıllarca eğitim sistemimizi tartıştık. Öğrenciyi aktif hale getirelim dedik. Kitapların içeriklerini beğenmeyip ders konularına ait bilgileri kitaplara da yerleştirmeye başladık. Her yıl kilolarca sıfır hükmünde kitabı öğrencinin önüne okulun ilk gününde yığdık. Lakin bedava verilenin kıymeti olmadı ve ilk günden itibaren kitaplar ortalıklarda dolaşmaya, oradan oraya savrulmaya başladı. Bir kısmı zahmet buyrulup da eve dahi taşınmayarak okula terk edildi.

Her geçen yıl içeriği geliştirildi ama ne hikmetse en fazla kaynak kitap ihtiyacı da en çok geliştirildiği son döneme denk geldi. Her şeye olduğu gibi kâğıtlara da yapılan zamlar, en çok eğitim piyasasını vurdu ve kitapları yetersiz bularak kaynak kitap ihtiyacını dile getirip kaynak kitap aldırma yoluna giden öğretmenle, fiyatı uçuk rakamlara dayanan kaynak kitaplara ücret ödemeye yanaşmayan veliler, milli eğitimlerde soluğu aldı. Şikâyetler dile getirildi. Son tahlilde ise bakanlık tarafından okullara gönderilen uyarı nitelikli yazılarla, kaynak kitap aldırma işi yasaklandı. Aldıranların cezalandırılacağı dile getirildi.

Yalnız bu yasak sadece, milli eğitim bünyesindeki devlet okullarında uygulandı ve özel okullar, temel liseler, dershaneler gibi eğitim çatısı altında yer alan diğer kurumlarda hala, kaynak kitaplara ciddi meblağlar ödenmekte. Neticede ise pek tabi ki ekstra kaynaklarla çalışan öğrenci ile elindeki kitapla idare eden öğrenci, aynı sınav sistemi içerisinde hak ettiği yere yerleşmek için ter dökmekte.

Günümüzde; çözüm yolları olarak çeşitli fikirler, ehil olanlarca hatta ve hatta eğitimle alakası olmayanlarca her fırsat ve ortamda dile getirilmekte.

Mesela;

  1. Ücretsiz verilen kitapların çok az da olsa bir ücretle öğrenciye verilmesi ki, güzel bir fikirdir, kitapların kıymeti bilinir.
  2. Dağıtılan kitaplar öğrenciye zimmetlenerek sene sonunda toplanabilir, yıpranan kitapların ücreti öğrenciden tahsil edilebilir ki, yine kıymet açısından bu da gayet mantıklı bir öneridir.
  3. Kitapların içerikleri daha kusursuz hale gelecek şekilde yeniden ve yeniden tanzim edilebilir ki bu da öğrenciye kaynak kitap aldırma ihtiyacını daha da azaltabilir.
  4. Öğretmenler, artık hemen her sınıfta mevcut olan akıllı tahtaları, daha aktif şekilde kullanarak açıkları kapatma yoluna gidebilir.
  5. Not tutturma gibi klasik ama yazma yeteneğini geliştirecek bir yolu deneyebilir.
  6. Ödevlerle öğrencinin araştırmalar yapması sağlanabilir…

Aslında, eski ve yeni sistemler harmanlanarak ama illaki her yıl köklü değişiklikler yapmadan, bazı iyileştirmeler yoluyla sorunların üstesinden gelinmeye çalışılabilir. İki sistem arasında denge kurulabilir. Sorunlar eğitimin paydaşlarına kulak kabartılarak en az seviyeye indirilebilir.

Bu eğitim öğretim yılı öncesinde kaynak kitap mevzusu hiç bu kadar tartışma konusu yapılmadı eğitim camiası içerisinde. Bu kadar güncelleniyorsa madem bu kitaplar, bu tartışmalar niye?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.