İnsanoğlu, yeryüzündeki serüveniyle birlikte barınma, beslenme ve korunma için türlü çareler geliştirmiştir. Önceleri her iş ve ihtiyacı için tek sistematik araç, insanın kendi bedeni iken yerleşik hayata geçiş ile birlikte toplumsal dayanışma ve karşılıklı alışveriş başlamıştır. Zamanla birçok şehir ve medeniyetler ortaya çıkmıştır. 
Kendisinin ve ailesinin her türlü yaşamsal ihtiyacını kendisi üreterek karşılayan insanoğlu için; bu süreçte başkası tarafından üretilenveya sunulan eşya veya hizmetlerin, önceleri takas ve daha sonra paranın kullanılmasıyla birlikte, satın alınarak karşılanmasıyla daha rahat bir yaşamın kapıları aralanmıştır. 
Hayatı kolaylaştıran yardımcı aletlerin ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanın hareketliliği azalmış ve bedeni pasifleşmiştir. Özellikle son yüzyılda makineleşmenin artması ve bilim-teknik alanındaki gelişmeler yaşam tarzında da hızlı bir değişime neden olmuştur.
Zamanla parasal değeri yüksek mal ve hizmetlerin üretilmesi, servetin oluşmasını ve bu servetin toplum sosyolojisine ve geleceğine yansıması olarak insanlar arasında maddi imkanlar açısından farklılıklar ortaya çıkmıştır.Satın alma gücü, insanlar arasında sınıfların gelişmesine; emek yoğun bir hayat süren insanların ve fazlaçalışmadan hayatlarını sürdüren insanların, yaşamlarını devam ettirme uğruna aynı karede birleşmesine neden olmuştur. Bu durum; çalışan, işleyen insan için karın doyurma ve barınmayı birincil hedef haline getirirken, çalışılan insan için yenilen besinler ile vücuda alınan enerjinin yeterince harcanmamasına, aşırı kilolara ve buna bağlı sağlık sorunlarının gelişmesine yol açmıştır. 
Beslenme yolu ile vücuda alınan enerjinin harcaması konusunda dengenin yitirildiği toplumlarda; aşırı çalışmaya bağlı (daha çok bedensel olan) sorunlarla baş etmeye çalışan insanların yanında, sedanter/hareketsiz yaşama bağlı aşırı kilo ve buna bağlı gelişen bedensel-ruhsal hastalıklar ve tedavi yaklaşımları açısından yeni ufukların açılmasına neden olmuştur.
İnsanın yaşam boyu sağlıklı ve zinde olabilmesi, sağlıklı(yeterli ve dengeli) beslenme ile birlikte;çocukluk, gençlik ve yaşlılıkta bünye ve yaşa uygun fiziksel kondisyon ile ilişkilidir. İnsan, yaratılış itibarıyla hareketli bir varlıktır. Hareket, aktif olarak kaslar ve pasif olarak kemikler tarafından oluşturulur. Aynı zamanda kasların ve kemiklerin gelişmesi için de harekete ihtiyaç vardır. Beden eğitimi etkinlikleri ve egzersizleri, kemik özgül ağırlığını ve bağ dokuların esnekliğini arttırarak, bunları baskı ve gerginliklere karşı da güçlendirmektedir. Düzenli egzersiz/spor fiziksel gelişim ile birlikte psikomotor, zihinsel, duygusal yönden de kişinin dayanıklılığını, kapasitesini ve gücünü arttırmaktadır.
Dünya sağlık örgütü verilerine göre, sahra altı Afrika dışındaki ülkelerde kronik hastalıklar, başta gelen ölüm nedenleri arasındadır. Kalp damar hastalıkları, kanser, kronik solunum yolu hastalığı ve şeker hastalığı düşük ve orta gelirli ülkelerde ölüme en fazla sebep olan, bulaşıcı olmayan dört hastalık olarak belirtilmektedir. Bilimsel çalışmalar, düzenli fiziksel aktivitede bulunmanın; özellikle kalp-damar hastalıkları, şeker/diyabet, kanser, hipertansiyon, şişmanlık/obezite, depresyon ve osteoporoz gibi çeşitli kronik hastalıkların önlenmesinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Devamı yarın…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.