Kan ver can ver… 11 Haziran 1868 tarihinde "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti" adıyla kurulan Kızılay, bugün afetlerde ve olağan dönemlerde ihtiyaç sahipleri ve korunmasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşmayı geliştirmek, güvenli kan teminini gerçekleştirmek için Türkiye’nin ve Dünya’nın birçok yerinde çalışmalarını yürütüyor. Türkiye’de ve dünyada özellikle İslam Coğrafyamızda insani yardım çalışmaları ile model alınan Türk Kızılay’ı sarf ettiği efor ile takdir topluyor.

Kızılay’ın en önemli çalışmalarından biri elbette kan bağışı almak. Her kış mevsiminde olduğu gibi bu yılda kan bağış oranlarında düşüş yaşanıyor. Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, 24 Aralık 2016 tarihinde yaptığı açıklama ile kış mevsiminin olumsuzlukları nedeniyle düşük kan bağışının ortaya çıktığını belirterek, kan bağışı çağrısında bulunmuştu. Bu durum kırmızı alarm olarak yorumlandı. O açıklamanın hemen sonrasında tüm yurtta olduğu gibi Malatya’da da kan bağışı kampanyaları organize edildi. Kızılay Malatya Şube Başkanı Umut Yalçın ve Kızılay Kan Merkezi Bölge Müdürü Dr. Osman Özgül daha fazla mesai yapmaya başladı. En büyük kampanya Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Kızılay Malatya Şubesi’nin ortak düzenlediği 'Kan Ver, Can Ver'  kampanyası oldu. Şehit Teğmen İbrahim Tanrıverdi Sokağı’nda bulunan Sanat Merkezi’nde sabah saat 08:30 de başlayan ve 18:00'e kadar süren kampanyada 672 ünite kan bağışı alındı. Bu rakam Malatya’nın rekoru oldu. Rekor daha önce 501 ünite bağış rakamı ile Ak Parti Malatya İl Başkanlığı’nındı.

Düşen kan bağış oranlarına katkı sunmak ve farkındalık oluşturmak için bir kampanyada Basın İlan Kurumu (BİK) Malatya Şubesi tarafından düzenlendi. Her zaman kampanyaları haber yapan basın mensupları bu sefer verdikleri kanları ile duyarlılıklarını bir kez daha ortaya koymuş oldu. BİK Malatya Şube Başkanı Nihat Abacı abimizin organize ettiği kan bağışı kampanyasına bende katıldı. 24 Ocak 2017 Salı günü, Fuzuli Caddesi’ndeki Kızılay’ın kan bağış merkezinde düzenlenen kampanya saat 10.30’da başladı. Tam o saatte orada olmaya çalıştım, yolda giderken "acaba katılım var mı?" diye düşünmedim değil. Bir elin parmağını geçmeyecek sayıda meslektaşımın orada olabileceğini düşünürken kapıdan içeri girdiğimde gördüğüm kalabalık beni gayet memnun etti, ilgi beklediğimin de üstündeydi. Bazı arkadaşlar bağış formları dolduruyor, bazıları kollarındaki kıyafetlerini katlamış bağış sırası bekliyor, kimisi de birazdan form dolduracağını söylüyordu. O sıra Nihat abiye denk geldim, “Abi teşekkür ediyorum böyle bir öncülük yaptığın için” dedim ve o da kendi tarzıyla cevap verdi, “Ökkeş kardeş hoş geldin, biz ön açalım devamı gelir inşallah” dedi. Orada bulunan kalabalığın tamamı olmasa da bir kısmı kan bağışında bulundu. Kan bağışında bulunanlar sosyal sorumluluk görevini yerine getirdi, bağışta bulunmayanlarda gazetecilik görevlerini elbette. Kamerasını, fotoğraf makinesini veya ses kayıt cihazını kapatan bir diğer haber için oradan ayrıldı. Ben kan bağışında bulunanlardan oldum, yani sosyal sorunluluk görevimi yerine getirdi. 15 dakika süren zaman diliminde sadece 475 ml kanımı aldılar. Acaba benden alınan kan hangi hastaya şifa getirecek? İşte bu soruyu düşünüp, sonrasında cevabını hayal etmek çok keyif ve gurur verici. Sloganda olduğu gibi beklide benim bağışladığım kan üç hastaya şifa olacak.

Kan bağışında bulunmak elbette oldukça önemli. Acil kazalarda ve ameliyatlarda daha çok kana ihtiyacı oluyor. Bu kan acil durumlarda hastanın yakınları tarafından karşılanabilirken kimi zaman da o esnada kimsenin kan grubu tutmayabiliyor. İşte böyle zamanda kan bağışlarının önemi ortaya çıkıyor. Ülkemizde düzenli olarak kan bağışı yapan kişi sayısı çok az. Kan bağışının hem toplumsal hem de kişisel açıdan birçok faydası var. Her an bize ve en yakınımıza da acil kan ihtiyacı doğabilir. Erkekler yılda 4, kadınlar ise 3 kez bağışta bulunabiliyor. O yüzden sadece kampanyaları beklemeyelim, zamanı geldiğinde bağışımızı yaparak duyarlı birer birey olalım.

Kan bağışında bulunma dinimiz açısından da oldukça önem arz ediyor. Sevgili Peygamberimiz tedavi amacıyla olduğu gibi kişinin kendi sağlığı için de kan vermesini tavsiye etmiştir. Karşılıksız olarak yapılan kan bağışı hem insani hem ahlaki hem de dini açıdan çok önemli. Unutulmamalı ki bir Müslüman diğer bir müslümanın sıkıntısını giderirse Yüce Allah’da onun bir sıkıntısını mutlak surette giderir. Allah rızası olduğu sürece insanın yaptığı her iyilik fazlasıyla karşılık görür. Ben böyle düşünüyorum. O halde ne yapıyoruz; en kısa sürede gidip bir ünite kan bağışında bulunup, üç kişinin şifa bulmasına vesile oluyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehtap alçı 3 ay önce

Böyle önemli konuları kaleme aldığınız için teşekkür ederim

Avatar
TOLGA Malatyalı 3 ay önce

Geçen ay annem ameliyat oldu o zaman anladık kan ihtiyacı çok önemli. Lütfen sık sık gündeme taşıyın bu konuyu. Teşekkür ederim.

banner175

banner176