Allah resulü İslam coğrafyasının Hicaz bölgesini aştığı ve Müslümanların dünya nimetleriyle tanıştığı zamanda onları bekleyen tehlikeye karşı şöyle uyarmıştı; “ Ey müminler! Mücahid (Allah yolunda cihad eden) Yüce Allaha karşı nefsinin isteklerine karşı mücadele eden kişidir.”(İbni Hanbel IV, 22) İnsanlara son olarak hitap ettiği veda hutbesinde cihada farklı bir boyut kazandıran peygamberimiz; dünyada kişinin asıl mücadelesinin kendi istek ve arzularıyla olduğu gerçeğini açık bir şekilde izah etmiştir. O halde nefis nedir? Onunla nasıl mücadele edilir?  Sorularına cevap arayalım.

Rabbimiz “İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz.Sağında solundaoturmuş iki alıcı yaptığını kaydederken biz ona şahdamarından daha yakınız.” (Kaf,16-17) buyurur. Yine Kurandan aldığımız bilgilerle  İnsan bir hiçken onu bir avuç topraktan yaratan cansız bedenine rabbinin ruhundan üflemesiyle canlanan bir varlıktır.Ağlamayı, gülmeyi, konuşmayı ve en önemlisi istemeyi bilen, bir nefesle başladığı dünya hayatına sımsıkı bağlandığı ipin diğer ucunda nefsinin olduğundan habersiz olan biçare bir varlık. Nefis; aslında  insana isteklerini sunan ve onları elde etmek için insanı yaşatan  muhteşem bir mekanizmadır. Canı isteğinde yiyen, canı istediğinde konuşan, canı istediği kadar hayatın nimetlerinden faydalanan bir canlı.Ancak onu bekleyen bir tehlike var ki o büyüdükçe nefsi de büyüyecek ve yavaş yavaş kendisini ele geçirmeye çalışacaktı. Başkalarının sahip olduklarına bakıp neden kendisinde de olmadığını sorgulayacak ve kendisini zorlayacaktı. Daha çok para daha çok mal, daha güzel bir ev, daha güzel araba vs. Liste uzayıp gittikçe daha çok çalışmaya ihtiyaç duyacak ve kazanmaya başladıkça daha çok harcayacak, daha çok harcadıkça da kazanmak için helal olmayan yollara başvuracaktı. Başkalarıyla paylaşmak istemeyecekti nede olsa kendisi kazanmıştı. Nefis daha da kabardıkça ibadetler ona ağır gelecek, uyku, yemek, ,içmek eğlenmek daha cazip gelecekti.

Rabbimiz bunları bildiğinden insanın içine iki melek yerleştirmişti.Nefsin ne kadar açgözlü olduğunu ve kazanacağını biliyordu.Onu yaratan yaşatan ve kendi ruhundan üfleyen aynı zamanda şahdamarından daha yakın olan O’ydu nasıl bilmezdi. “Nefisler kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır kılınmıştır”( Nisa 128) derken insanı kendi içindeki düşmanına karşı uyarıyordu. Demek ki bu dünyada insanın en büyük derdi nefsiyle idi. Kimse senin içine giremezdi nefsin kadar kimse aklını çelemezdi nefsin gibi o yüzden nefsine güvenemezsin. Peygamberler bile güvenememişken biz nasıl güvenebiliriz. Yusuf (as) dua ediyordu. “ Nefsimi bütünüyletemize çıkaramam.Çünkü Rabbimin merhamet ettikleri hariç nefis benliğikötülemeye yatkındır” (Yusuf 53)  diyorsa bizede bir tek şey kalır oda rabbimizin merhametine sığınmak ve ondan yardım dilemek. Zira kimseye anlatamadığımız nefis mücadelemizde yanımızda olan sadece O’ dur. En büyük kavgamız nefsimizledir.Aslında hayatımıza eksik gördüğümüz ve mücadelesini verdiğimiz şeyler gerçekte var olmayan sorunlardır.Sorunun en büyüğü içimizde yani nefsimizin bitmek tükenmek bilmeyen isteklerindedir. Peygamberler, evliyalar, alimler hep nefisle mücadeyi anlatırken biz nasıl kazanacağız bu mücadeleyi ne dersiniz???

O halde dua edelim. Nefsimizden haberdar olduğumuzu ifade ederek rabbimizden eman dileyelim.

Rabbim bizi nefsimizin eline bırakma.Nefsimiz içimizde hayat bulmasın.Bize nefsimize hükmetmeyi nasip eyle.Nefsimizin bizi esir almasına müsaade etme. Nefsimizin bizi kandırıp senin rızan olan işleri engellemesine izin verme.Bize ona hükmetme gücü ver. Bizi göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa nefsin eline bırakma. Kıyamet gününde karşına nefsi omuzlarına bindiği için hevasına kapılmış günahkâr kulların olarak getirme.Senden merhamet istiyoruz.Bizi geri çevirme.Rabbim her şeyi en iyi bilensin.Bizi de biliyorsun.Bizi kapından geri çevirme ya Muin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Münire Dayan 2018-10-24 01:04:51

Fatma hocamızı yürekten kutluyorum başarılarının devamını diliyorum yazılarını zevkle okuyacam inşAllah bu sene hacda beraberdik din görevlimiz olarak gelmişti kendisinden çok memnun kaldık her gün cüz okundu ve vaaz verdi ve hatim yapıldı ekibine sahip çok öz verili iyiki tanımışım Allah razı olsun kendisinden başarılar diliyorum