Toplumsal hayatta birbirimizden şikayet ettiğimiz bazı konular vardır ki bunların tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğimizden olsa gerek bir türlü çözümleyemeyiz. Belki de sıkıntı   kullandığımız bu kelimelerle olan ilişkimizdedir.Oysa dil en önemli iletişim aracıdır.Kullandığımız cümlelerle karşı tarafla iletişim kuramıyorsak sorun kelimelerin zihnimizdeki algısından kaynaklanabilir.

Nankörlük sık kullandığımız bir kelimedir.En yalın haliyle “iyiliğe minnet duymamak” diyebiliriz.İnsanların iyi niyetle yaptıkları davranışlara yeterli karşılıkları bulamamaları onlardaki güzel duyguların ölmesine sebep olmakta ve  maalesef ki  iyilik azalıp kötülük  yayılmaktadır.Nankörlük insanlık için bir felakettir. Belki de bunun içindir ki Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de onlarca ayette insanlara devamlı şükür içerisinde olmaları ve nankörlük yapmamalarını emretmektedir.

Nankör dilimize Farsça’dan geçmiş bir kelimedir. “ekmek” anlamındaki nan ile “görmeyen” anlamındaki kör kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Yani “yediği ekmeğin  gördüğü iyiliğin kıymetini bilmeyen, nimeti inkar eden” demektir.Arapçada ise “küfran” kelimesi bu anlamda kullanılır. Esasında bu kelime “küfür”den türemiştir.”Küfür” de Allahın kendisine verdiği onca nimete rağmen Allah’ı inkar etmek demektir.

Ragıp el Isfehani “ el- Müfredat” adlı eserinde “küfran”ın  yani nankörlüğün bir insanın  kendisine yapılan iyiliği inkar etmesi olduğunu ifade eder. Bu inkarın da üç çeşidi vardır. Birincisi; Kalp ile inkar; Yani yapılan iyiliğin mahiyetini kalbine yerleştirmemiş olan insan nankörlüğün ilk aşamasındadır.Yapması gereken o iyiliği kalbine yerleştirip ona kalben devamlı teşekkür içerisinde olmalıdır.İkincisi dil ile inkar; Yani kişi yapılan iyiliği dile getirmeli yapan kişiyi övmeli hatta bu iyilikseverliği etrafına yaymalıdır.Bu hem ikisi arasındaki muhabbeti geliştirecek hem de iyiliğin yayılmasına sebep olacaktır. Efendimiz (SAS) buyurur ki “insanlara teşekkür etmeyen Allaha teşekkür edemez”. Üçüncüsü ise amelde inkar; yani kişi kendine yapılan iyiliğe hak ettiği oranda karşılık vermelidir. Bu iyiliği inkar etmek ve ona aykırı davranmak nankörlüğün en üstüdür dolayısıyla insanlara böyle davranarak kişi aslında Allaha nankörlük etmiş olur.Bunu devamlı alışkanlık haline getirenler içinse  Allah çok nankörler anlamında “kefûr” kelimesine kullanır ve buyurur ki: “İnsanların çoğu çok nankördür” (Furkan 25/50)

Allahın bize verdiği nimetlere şükretmediğimizde Onun katında çok nankörlük yapanlardan biri olacağımızdan şüphemiz olmasın. Sağlam bir vücuda sahipken bundan memnun olmamak, boyundan kilosundan fiziksel özelliklerinden rahatsızlık duymak hatta bunları değiştirmeye kalkmak, başkalarına benzemeye çalışmak, hastalığına takılıp kendinden daha kötü olanlarını görmemek, geçinecek bir işi varken az para aldığını düşünerek devamlı şikayet etmek, o işin patronuna minnet duymamak,yaptığı işe sevgiyle sarılmamak,hizmet verdiği alanlarda insanlara kötü davranmak, başını sokacağı bir evi varken daha iyilerine göz dikip durumundan şikayet etmek, kendisini besleyip büyüten anne ve babasına saygı duymayıp  merhamet göstermemek,  güzel bir yuvası varken eşinden çocuklarından memnun olmamak onları başkalarıyla kıyaslamak, aşını, temizliğini yapan evini koruyan çocuklarını büyüten karısının kıymetini bilmeyip ona teşekkür etmemek, geçimini sağlayan hayat yükünü azaltan sırtını dayadığı kocasına minnet duymayıp takdir etmeyip  teşekkür etmemek, akrabaların olmasının kendisine kazandıracağı güzellikten haberi olmamak, onlarla ilişkiyi kesmek, iyi ve kötü gününde yanında olan arkadaşlarına önem vermemek onları sadece işi düştüğünde aramak, arkadaşının başına gelen kötülüğe üzülmemek iyiliğe sevinmemek ve benzeri durumlar şükürsüzlüktür nankörlüktür. Oysa rabbimiz buyurur ki; “Eğer şükrederseniz size nimetimi artırırım, nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım şiddetlidir”(İbrahim,14/7)

Rabbim bizi çokça şükredenlerden kılsın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Esra Şahin 2017-11-28 12:25:03

Tek kelimeyle harika bir yazı kalemine yüreğine sağlık çok güzel