Ölmek ve öldürmek kolaydır, zor olan yaşamak ve yaşatmaktır der sözün sahibi. Bir başka deyişle yıkmak, bozmak, kırmak kolaydı; zor olan yapmak, düzeltmek ve onarmaktı. Sahi bize kolay olanı, zor olana tercih eden neydi? Bir insanı yaşatmak tüm insanlığı yaşatmak, bir insanı haksız yere öldürmek ise tüm insanlığı öldürmek gibidir diyen dinimizi, kim ters yüz edip bize dayattı?

Sakın öldürmeyi, yaşatmaktan daha sevimli kılan bizim cehaletimiz olmasın. Sanki birileri cehalet içinde kalalım diye bizi eğitiyor. Bir tersliktir gidiyor ama bu işin düzü nedir, keşke biri bize anlatsaydı. Gün geçmesin ki yeni bir gündemle sarsılmış olmayalım. Gündemlerin, günlerden daha hızlı döndüğü bir zamanda, nereye doğru gidiyoruz doğrusu anlamış değilim..

Suriye'de kesinkez yenildik. Şimdi elimiz kolumuz bağlı sınır ötesinden kardeşlerimizin katledilişini izliyoruz. Daha bunun acısı sürerken şimdilerde ise nurtopu gibi yeni doğan bir gündemi şıp diye kucağımıza oturttular. Adı ise; Irak Kürdistan'ı Bağımsızlık Referandumu. Bana kalırsa yine kendi oyunumuzu kuramamanın bedelini ağır ödeyecez gibime geliyor. Tamam, Barzani'yi zamanlama noktasında ayartmaya ayartılar da, demem o ki bu ayartmayı neden biz değilde hep onlar yapar. Eleştirilerim referandum öncesi bizim olaya ilgisiz, alakasız kalıp, nasıl olsa petrol geliyor havasında, kendi oyunumuzu kuramayıp yumurta düştükten sonra, bu nerden çıktı pozlarına girmemiz.

Sayın Erdoğan'ın, "son ana kadar Barzani'nin bu hatadan geri döneceğini hesap ediyorduk, yanılmışız" açıklaması, sözkonusu meseleye karşı hiçbir siyasi, politik bir tez geliştiremediğimizi göstermiyor mu? Hükümet daha çok halkın gazını alacak hamasi söylemlerle işi geçiştirmeye çalışıyor gibime geliyor. Zira 2019'daki kritik seçimler milliyetçi sloganlar üzerinden yürüyecek. İşte yumuşak karın bölgesi tam da burası.

İsrail bu referanduma açık açık destek verdi. Peki neden? İsrail'in görevi budur da onun için. Onlar bizden koparmak için her oyunu oynarlar. Peki buna karşın Kürtleri ümmetten koparmamak için bizim politikamız ne? Kürtlere, İran'ın ve Amerika'nın truva atı olan, sünnilerin katili Irak'ın emrinde yaşamaya devam edin diyoruz.

Böylece bizim yarattığımız boşluk İsrail'in işine geliyor. Yani asıl İsrail'in ekmeğine yağ süren biziz de anlayan kim. Ümmet parçalanırmış, gücümüz dağılırmış. Bırakın Allah aşkına bu hikayeleri. Hangi ümmetten bahsediyorsunuz. Ben ortada bir ümmet falan görmüyorum. Varsa bir ümmet o da mazlumların ümmetidir.

Kusura bakmayın islam ülkelerinden hiçbirinin ümmet diye bir derdi yok. Eğer gerçekten bir ümmet olmak istiyorsak, mevcut ne kadar islam ülkesi varsa, satılık ve kiralık yönetimlerini tek tek yerle bir etmemiz gerekiyor. Yok efendim büyük düşman İsrail işin içindeymiş. Yahu madem düşmanın İsrail olduğunu biliyorsunuz, neden namlunuz şimdiye kadar bunlara değilde, yarım yamalak bohça olan Barzani'ye çevrilmiş durumda.

Güya İngiliz'in çizdiği sınırlara karşıydık. Şimdi ise bu sınırlar var olsun diye savaşa giriyoruz. Keşke referandumdan önce Barzani ile anlaşılıp, tanklarımızı, birliklerimizi bölgeye gönderip bu işin İsrail'siz, Amerikan'sız, Pkk'sız olması için manevra yapabilseydik. O zaman İsrail'in nasıl referanduma karşı çıktığını, Kürt'lerin nasılda Türk bayrağını salladığını iyi görürdünüz.

Bölgeyi acılara, kaoslara sürükleyen İran'ın şii fantezilerini unutanlar, şimdilerde ise basiretsiz yaklaşımlarını "İsrail destek veriyor, bunun için biz karşı çıkıyoruz" nutuklarıyla halkın gözleri önünde meşrulaştırma derdine düşmüşlerdir.

Bana göre ülkem zarara uğratılmıştır. Devlet yine Kemalist bir refleksle 12 adaları nasıl Yunan'a bıraktıysa, Misak-ı Milli'de asli vatandan saydığımız Musul, Kerkük ile bilfiil Irak Kürdistan bölgesini, Amerika'nın, İsrail'in ve diğer aktörlerin oyun yüklü operasyonuyla kaybetmiştir. Maalesef adamlar bizi bir tuşla düşeşe getirmişlerdir.

Peki Barzani'nin hiç mi suçu yok. Var tabiki. Onun suçu saflık ve duygusallık. Bu kırılgan zeminde, onca sıkıntının içinde sonu ne olursa olsun, güçlü ilişkiler içinde olduğu Türkiye'deki siyasi iradeyi seçim öncesi köşeye sıkıştırmayacaktı. Şimdi o da yuvasından fırlamış oku, ya hedef tahtasından geri söküp getirecek ya da bedelini kardeş kanı üzerinden ödeyecek. Şu durumda başka bir yol bilen varsa buyrun söylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178