Gavur'a “Gavur!” denilmelidir. 1839 Tanzimat Fermanı'na konulan madde ile "Gavura Gavur demek" yasaklanmıştı. Gavurlar, Müslüman olmayan topluluklara verilen ad idi. Daha sonraki dönemde yeni Gavurlar ortaya çıktı. Bu Gavurlar yerli idi. Yerli Gavurları, diğer Gavurlardan ayırmak artık çok zor olacaktı. Oysaki bu ayrımı yitirdiğimizden beri; kafire kafir, zalime zalim diyemiyoruz. Tanımsız ve tarifsiz kimlik inşa edilemez. Bu Gavurlara “Gavur” denilmedikçe, bu Gavurlar “Gavur” olarak bilinmedikçe hakikat ortaya çıkmayacaktır. İsmet Özel’in dediği gibi: “Müslüman değilseniz Türk olamıyorsunuz. Türk demek Müslüman demektir. Her Müslüman Türk değildir ama her Türk Müslüman’dır. Bir insan bunun aksini söylüyorsa niyetini keşfetmek lazım.”
***
Bu ülkede; herkes din, mezhep, ırk, cemaat, örgüt, tarikat olarak aidiyetini özgürce  söyleyebilmelidir. Ait olduğu din, mezhep, ırk, cemaat, örgüt ve tarikatından dolayı kınanmamalıdır.
Halen aidiyetini özgürce söyleyemeyen, söylemekten utanan, söylediğinde kınanan insanların yaşadığı bir ülkeyiz. Gazetecilerin din, mezhep, ırk, cemaat, örgüt, tarikat aidiyetini merak etmediği ve sorulduğunda da kişinin korkmadan söylediği günler görmeliyiz.
***
Şehir hayatı doğal olan her şeyi olumsuz gösteriyor. Yağmur ve kar yağması, sis olması, şiddetli rüzgâr olması, lodos esmesi insanlarca felaketin habercisi gibi algılanıyor. Haber bültenleri ve belgeseller bu algının yerleşmesine öncülük ediyor. Doğal yaşama ait yaşanan güzelliğin, faydanın ve hikmetin insanlarca ıskalanması sonucunu doğuruyor.
***
Ba'del harab-ül Halep!
Ba'del harab-ül Kudüs!
Ba'del harab-ül Basra!
Ba'del harab-ül Kalp!
Ba'del harab-ül Kabil!
Ba'del harab-ül Akıl!
Ba'del harab-ül Paris!
***
Yangın ve acil çıkış merdiveni olmayan, yangın ve acil çıkış kapısı kilitlenen bir Türkiye...
***
Herkes birbirini Gayretullah'a dokunmakla suçluyor...
Gayretullah, yani Adalete, Tevhide, Özgürlüğe müdahale eden,
Zulümde ısrar eden, insanlar arası eşitsizliğin artmasını isteyen, Allah'ın ayetlerini çıkar, korku, cehalet ve kibirlerine göre yorumlayanların, bu süreçle talep ettikleri zararın, cezanın, musibetin başlarına gelmesidir.
Türkiye'de kimler Gayretullah'a dokunuyor: Allah'ın adına kendilerini Allah'a ortak koşanlar… Eğitim- sağlık- su- enerji- toprak- hava gibi İnsanlığın ortak mülklerini- mallarını kendi aralarında pay edip, yoksullardan, mazlumlardan alıkoyanlar… Ayetlerle insanları kandıranlar… Sahip oldukları yönetimlerde dost- akraba- çevreye mülkü pay edenler… İnsanları gönüllü- zorunlu kölelik ile sömürenler… Barışın bu topraklara gelmesini istemeyenler...
Evet,
Gayretullah'a dokunmaya az kaldı.
Ama, dokunduğunda hepimize dokunacak...
Çünkü kimse Adem(as) ve Yunus(as)'un dediği gibi "Kendi nefsimize zulmettik" demiyoruz.
Şeytan ve şeytanlaşanlar gibi bahane- başkasını suçlama- iftira- yalan haber ile zulmetmeye devam ediyoruz.
***
Bugün Müslümanlar ve Cemaat- Tarikatlar arasında iktidar- mülk- makam- mevki- servet yarışı değil adalet- hayır- iyilik- güzel söz yarışı olmalıdır.
***
Türkiye'de Muhalefeti Temsil Edenlerin(Örgüt- Parti- Cemaat- STK) Temel Tezi Şudur:
1- Halk yaşanan hiçbirşeyi anlamıyor.
2- Halkın oynanan oyundan haberi yok.
3- Halk yolsuzluklardan haberdar değil.
4- Halk bu yapıyı dönüştüremez o zaman biz halktan gayri yollarla değiştirelim.
***
Büyük bir Çatışma yaşanıyor...
Kazananlar ve Kaybedenler olacak ve de çok hayırlı sonuçları olacak.
Çünkü Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki çatışma bu...
Bu çatışmadan yara alacak olan, olacağı gibi bazı şeylerin tekrar konuşulmasına yarayacak.
Çatışma arınmaya- ders almaya- konumlarını gözden geçirmeye- yenilenmeye yarayacak.
Hem iktidar hem de cemaat- tarikatlar konumlarını gözden geçirmek zorunda kalacaklar.
Hasar raporunu görürken, kazanımları da görelim.
***
Teröre karşı terör ile mücadele edilmez.
Sistem dışı güç odakları, teröre karşı terörü öne çıkarmaya çalışıyorlar.
Teröre karşı en güçlü ve en meşru mücadele demokratik temelli zeminde yapılandır.
***
Yüzyıl sonra; Yeni Türkiye...
Yeni Türkiye... Emperyaller, Anadolu'ya batıdan Yunanlılar yerine FETÖ, doğudan Ermeniler yerine HDPKK'yı kullandı.
Doğudan HDPKK'nın Rojava ve hendek siyaseti çökertildi.
Batıdan FETÖ'nün saldırısı püskürtüldü.
Avrupa, yeni Lozan antlaşması yerine yapılacak antlaşma öncesi ekonomi ve siyasi kozlarını kullanıyor.
Ne olacak?
Yeni Türkiye kurulacak!
Avrupa ile yeni Lozan antlaşması imzalanacak!
Küresel kurucu ve inşa edici role dönülecek.
Bunun için; Yeni Türkiye'nin temel kurucu iradesi Millet'e daha fazla rol verilmeli...
Yöneticiler Millet'in verdiği emanete sahip çıkmalı…
***
Başkanlık Sistemi ile Türkiye'de ne değişecek?
1- Tek parti iktidarı gerçekleşmiş olacak.
2- Yönetimde koalisyonların ihtimali ortadan kalkmış olacak. Ancak seçim sürecinde koalisyonlar olacak.
3- 2 partili sisteme geçiş olacak. Ak Parti ve Chp...
4- Sol blok(CHP-HDP vd.) ile Sağ blok(AK PARTİ- MHP vd.) oluşacak.
5- Özellikle CHP değişmeden iktidar olamayacağı bir kez daha teyid edilmiş olacak.
6- Seçim ittifakları farklılıkları kapsamayı zorunlu hale getirecek.
8- Bürokratik devlet karakteri değişecek.
9- Devlet içi güç odaklarının oluşmasını engelleyecek.
***
Yaptıklarının;
yani
öldürdüklerinin, katlettiklerinin, sürgün ettirdiklerinin, bastırdıklarının, tehdit ettiklerinin, 
tetikçiliklerinin, bombaladıklarının, kaçırdıklarının, kazdığın hendeklerin, darbeciliklerinin
bir hesabı olmalıydı.
Olmazsa, olmazdı. Olmazsa, devlet olmazdı.
***
Türkiye ve dünyada İslamcılarda darbe geleneği yoktur.
İktidar ve devlet talebi vardır.
Ama bunu toplumun derinliklerinden gelen değişimle gerçekleştirmeyi hedefler.
***
Türkiye Cumhuriyeti'ni doğuran 1. Dünya savaşının 100. yılında Türkiye kendisini yeniliyor.
İbn Haldun'un tesbitiyle bir insanın ömrü kadar süre biçtiği devlet ömrünü tamamladı.
İbda, İhya, Aşma ve İnşa Zamanı şimdi...
Şimdi Yeni Türkiye zamanı...
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.