Son Asrın dava adamı ve mütefekkirlerinden Aliye İzzet Begoviçislami eğitim adına gençlere yönelik en büyük hatanın gençlerin aksiyoner ve isyankâr ruhunu yok ederek onları tam bir teslimiyet içinde işlevsizleştirmek olduğunu söyler. Bunu da “Direnişi öne çıkaran Kuran teslimiyetçiliği yasaklamıştır ve çok sayıda sahte büyüklük ve tanrı yerine tek ve yegâne teslimiyet olarak Allaha teslimiyeti tesis etmiştir.Nitekim Kuran Allah’a teslim olmuş insanı özgürleştirir eşyaya kul olmaktan, diğer bütün teslimiyetlerden ve korkulardan kurtarır.Dolayısıyla tevazudan çok şeref ve haysiyet, teslimiyetçilikten çok cesaret, merhametten çok adalet hakkında konuşmalıyız.İslam’ın ilerlemesini sakin ve teslimiyetçi kimseler değil, cesur ve isyankâr ruhlu ancak bir iç disipline sahip kimseler gerçekleştirecektir” sözleriyle açıkça ifade etmiştir.

Gençlik insan ömründe ruh ve bedenin fırtınalar yaşadığı heyecanlı bir dönemdir. Bu sürenin idealler ve davalar üzerine önemli bir katkısı vardır. Aksiyon sahibi ve ahlaklı gençlerin yüklendiği misyon, geleceğe taşıyacakları sorumluluk bilinci paha biçilemez değerdir. Gençlik milletlerin en büyük zenginliğidir. Cenabı Hakkın bu dönemde insana heyecan,kahramanlık, cesaret gibi duyguları vermesi önem verilmesi gereken hususlardır.Gençliğin bu yönünün gözardı edilerek verilecek eğitimin onları yok saymak; küresel çetelerin, istismarcıların ve medya hokkabazlarının insafına terk etmek demektir.Nitekim son dönemde milletçe ciddi bir tehlikeden kurtulduğumuz FETÖ yapılanması gençlerin duygularının istismarının en güzel örneğidir.

Ailelerinden koparılan gençlere din eğitimi kisvesi altında verilen  “sen özelsin, seçilmişsin başkaları senin bildiğin hakikatleri kavrayamaz, senin onlardan daha ulvi amacın var” anlamına gelen mesajla amaçları dinlerini öğretmek değil örgütlerine adam devşirmekti.Dini istismar ederek yani dinin kurallarını ve değerlerini kendi çıkarları için kullanarak devleti ele geçirmeye çalıştılar. Hareketlerinin en önemli hedef kitlesi olan gençlerin seçilmesi planlı programlı bir uygulamaydı. Zira genç; yaşadığı zihinsel ve fiziksel gelişimle bireysel ihtiyaçları ve dinin ilkeleri arasında bir çatışma yaşayabilir. O dönemde ailesinin dışında kendine yakınlık gösteren kendisini ve duygularını önemsediğini düşündüğü herkesin peşinden gidebilir. Kendi varlığını ve evreni sorguladığı bir zamanda dini kendi istedikleri gibi yorumlayan bunu yaparken haram helal günah sevap gibi kavramları kullanan bir harekete kolayca av olabilirdi.Nitekim Allah rızası adına ailelerinden koparak yurt dışında karın tokluğuna çalışmaya gitmeyi ulvi bir görev hatta cihat olarak gören nice gençler hayatlarını heba ettiler.

O gençlere her gün rüyalarda peygamberle görüştüğünü iddia eden örgütün başının videoları izlettirilerek onun kurtarıcı mesih olduğu dinlenilmesi gereken tek dini otorite olduğuna inandırıldılar. Sadece kendi belirledikleri yazarları ve kitapları okutup başka hiçbir kitaba izin vermeyerek onlarınİslamın asıl kaynaklarına ulaşmasına engel oldular. Sorgulamadan uzak İslamın ilkelerinden habersiz bu gençler örgütün her talimatını dinin emirleri zanneden birer robot haline geldiler. Öyle ki işe girebilmek için soruları çalarak hırsızlık yapmak, kendilerini gizlemek için içki içmek, islamın kesin emri olan kadınların örtünmesini teferruat görmek, ramazan orucunu tutmamak, namazı ima ile kılmak gibi halleri meşru gördüler.Grup dışından kimselerle görüşmelerini engelleyerek dış dünyayla bağlarını kopardılar. Kendilerinden olmayanları günahkâr görerek sadece kendilerinin cennete gideceğine inandırıldılar. Hâsılı bu hareketin islami açıdan çiğnemediği esas, hüküm istismar etmediği değer kalmadı.

Tarih boyunca dini istismar ederek taraftar toplayan ve güçlenen bu tür hareketler farklı şekillerde hep var olagelmiştir. Bu gün ülkemizi ve yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlerimizi bu tehlikelerden korumak ve bu oluşumlara karşı mücadele vermek en önemli işimiz olmalıdır.İsyan ruhlu gençlerin kalplerine iyi gelecek yaklaşımlarla, sahih inanç sunarak onlara şefkat ve merhamet, hakkaniyet güzel ahlak ilkeleriyle tanıştırmalı, onlara “ insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır ”düsturuyla büyük bir ideali işaret ederek ulvi bir gayeye yücelmeleri için rehberlik etmelidir. Bireysel olarak özellikle eğitimcilerin vereceği çabanın yanında kurumların desteği paha biçilemez değerdedir.

Diyanet İşleri Başkanlığımız Mevlidi Nebi haftası dolayısıyla 2018 yılı için “ Hz.Peygamber ve Gençlik” temasını ele alacak. Hz. Peygamberin dünyayı teşriflerini idrak edeceğimiz 19 Kasım pazartesi gecesinin içinde olduğu hafta boyunca çeşitli etkinliklerle bu konu işlenecek. Kurumda hizmet veren biri olarak halkımızı bu etkinliklere katılmaya davet ediyor, Rabbimden ülkemin tüm gençlerini Haktan ayrılmak ve kötü ahlaklı olmaktan muhafaza etmesini niyaz ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194