Her yıl heyecanla bekliyoruz Ramazan’ı. İlk sahura kalkmanın tadı, ilk iftarın heyecanı, ilk teravih namazı için camilere koşacağımız günü iple çektik. Ve geldi sonunda. 5 gündür başladık orucumuzu tutmaya. Ramazan’ın bereketini, hoşgörüsünü, huzurunu hissetmeye başladık. Ramazan’da görmeye alıştığımız semboller günlük yaşantımızda ki yerini almış durumda.

Ramazan ayında çalışmak başka bir durum oruç tutanlar için. Herkes mesleğine göre yaptığı işi bitirmeden hele ki açlığa dayanamayın biriysek 10 dakikada bir saate bakar ‘zaman bir türlü geçmiyor ya’ diye söylenip dururuz. Ramazan ayının en heyecanlı ve orucun hissini yaşatıyor bizlere. Hele birde akşam ezanı yaklaştığı zaman o saat sanki hiç geçmez olur.

Son yarım saat kala saate her baktığımızda ayrı bir sabırsızlık sarıyor bizi. Geçmek bilmeyen vakitler, içinin kıpır kıpır ettiği anlar, iftar sofrasında hazırlanan yemeklere şöyle bir göz gezdiriveriyoruz hemen. Bir yandan bardakta duran suya bakıyoruz, birde hala tabaklarda bulunan yemeklerde yükselen dumanları seyredip duruyoruz. O an gelip çattığında dadanırız suya. Hatta kimimiz musluğa dayarız ağzımızı. Yapmadım diyen olmaz her halde.
İftar vakti yaklaştığında camilerin o süslü görüntüsü, gözümüzü ve gönlümüzü hoş ediyor. Ezan sesi ile yükseliyor maneviyatımız. İftar sofralarının vazgeçilmezi, neredeyse olmazsa olmazımız hurma ile başlarız iftarımızı açmaya. Annelerimizin ve eşimizin elleriyle hazırladığı mis gibi kokan yemekleri başlarız yemeye. Bir sofrada buluştuk sevdiklerimizle. 

Tabi birde bizim ramazan davulcularımız var. Ramazan aylarında çocukluğumuzun eğlencelerindendi Ramazan davulcuları. Gerçi her geçen yıl azalıyor ama yinede her geçtiğinde Ramazan ayının varlığını daha da iyi hissediyor insan. Sahur vakti yaklaştı mı çıkar davulcular sokağa, manilerle başlarlar vatandaşı kaldırmaya.

Şimdilerde teknoloji o kadar ileride ki ramazan davulcularına kalmadan telefonlarımızın alarmlarını kurup kalkıyoruz. Eskiden hatırlıyorum da davulcu tokmağa vurduğu an uyanırdık. Balkonlara koşardık. Ramazan davulcusunun sokağımızdan manilerle geçişini seyrederdik. Artık bu gelenek belirli bölgelerde yaşatılmaya çalışılıyor.

Ramazan ayının başlıca sembollerinden biri de hiç şüphesiz Ramazan pidesi. Fırınlarda, iftar vakti yaklaştığı anlarda sıcak pide kuyrukları oluşuyor. Sadece pide kuyruğu olmuyor. Hiç birbirini tanımayan insanlar o kuyrukta tanışıp, muhabbet ediyorlar. Samimi bir ortam oluşuyor kendiliğinden. Tanımadığı halde bir selam ile başlar muhabbet.

Birlik ve beraberliğin, yardımlaşmanın en yoğun yaşandığı Ramazan ayında belediyeler tarafından kurulan iftar çadırları bunlara en büyük örnektir. Belediyeler, STK’lar, yardımseverlerin de katkılarıyla kurulan iftar çadırlarında on binlere sıcak yemekler veriliyor. Durumu olmayan, hastanelerde hasta yakınları ve hastalara, verilen yemekler. 

Yeşilyurt Belediyesi’de iftar çadırı oluşturdu. Bu yıl iftar çadırına da ‘Gönül Sofrası’ adını verdi. Yeşilyurt Belediyesi, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin bahçesinde kurduğu ‘Gönül Sofrası’ iftar çadırında hasta, hasta yakınları, personeller ve vatandaşlara Ramazan ayı boyunca iftar yemeği verilecek.  

Birde iftar sonrası aileyle, akrabayla, arkadaşlarla bir araya gelinip bir yandan çay yudumlarken bir yandan da muhabbet ederiz. Sahura kadar oturulur. Birlik beraberliğin oluştuğu bu ayda her gün bir araya geliriz. Her gün başka bir sofrada buluşuruz. Herkes birbirini davet eder gönül sofrasına. 

Rabbim inşallah Ramazan ayının maneviyatını kaybetmeden sonlandırmayı nasip etsin. Bayramı iple çekmek, bayrama kavuşmak ayrı bir heyecanı oluyor. Tabi şunu da belirtmek isterim, büyüklerimizi unutmayalım. Anneler, babalar, büyükanne büyükbabalar, yaşlı akrabalar hala o eski ramazanı ve bayramları yaşıyorlar ve bekliyorlar. Bu durumu asla göz ardı etmemiz lazım. 

Bir gün onların yerine geçeceğimiz de malum. Bunları unutmayalım! Manevi değerlerimizi daima hatırlayıp çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Çocuklarımız eski kültürlerimizi benimsesin. Yaşamaya çalışsın.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194