15 Temmuz da Planın Bir Parçasıydı

Ortadoğu’da statükoyu Körfez ülkeleri üzerinden korumak isteyen Batı, Türkiye ve Katar üzerinden yürüyen ‘direnişi’ hedef alıyor. Arap Baharı ile başlayan rüzgar dindirilmek istenirken, uzmanlara göre 15 Temmuz’da bertaraf edilen darbe de bu planın bir parçası olarak görülüyor.

15 Temmuz da Planın Bir Parçasıydı

Ortadoğu’da statükoyu Körfez ülkeleri üzerinden korumak isteyen Batı, Türkiye ve Katar üzerinden yürüyen ‘direnişi’ hedef alıyor. Arap Baharı ile başlayan rüzgar dindirilmek istenirken, uzmanlara göre 15 Temmuz’da bertaraf edilen darbe de bu planın bir parçası olarak görülüyor.

13 Haziran 2017 Salı 10:06
15 Temmuz da Planın Bir Parçasıydı

 Katar’a Körfez ülkeleri ile darbeci Sisi’nin yönettiği Mısır üzerinden uygulanan diplomatik ambargo ve ablukanın altında, Batı’nın, Ortadoğu coğrafyasından ‘anti-emperyalist İslam’ düşüncesini yok etme isteği yatıyor. Mısır’da İhvan, Filistin’de Hamas, Türkiye’de Ak Parti ve Katar’da Doha yönetimi ‘değişim ve dönüşümü destekleyen köklü aktörler’ olarak görülüyor ve etkisizleştirilmek isteniyor. Bölgedeki değişimin desteklenmesi noktasında bir “Türkiye - Katar ekseni”nden söz edilebileceğini anlatan SETA Dış Politika Direktörlüğü’nde çalışan Ortadoğu uzmanı Can Acun, “Körfez yönetimleri başta olmak üzere, yine İsrail gibi ülkeler statükoyu desteklediler. Halk isyanlarının bir şekilde kendi ülkelerine uzanacağı endişesiyle karşı darbelere can verirken, değişimin yanında yer alan Türkiye gibi ülkelere de baskı uygulamaya çalıştılar” ifadelerini kullandı ve “Şimdi Katar hedef alınırken, dolaylı yönden de Türkiye de hedef alınmış oldu” dedi.

OBAMA STRATEJİSİYDİ

Ege Üniversitesi rektörü ve gazetemiz Star’ın yazarlarından Beril Dedeoğlu ise “Körfez ülkelerinin Katar’a yönelik abluka kararı aslında Obama döneminde uygulayama koyulan planının revize edilerek devam ettirilmesinden ibaret. ABD’nin eski Başkanı Barack Obama iktidardayken Washington Mısır’da Müslüman Kardeşler, Tunus’ta En Nahda, Türkiye’de AK Parti, Filistin’de Hamas’tan oluşan bir kuşakla karşılaştı. Bu hareketlerin köklü gelenekleri nedeniyle ‘kullanışlı aptal’ olamayacağını anlayan ABD, Mısır’da Sisi’ye darbe yaptırdı. Hemen ardından 15 Temmuz darbe girişimi planı devreye sokuldu” şeklinde konuştu. Buna ek olarak Dedeoğlu Obama yönetiminin Tahran’la yaptığı nükleer anlaşmasını unutmamak gerek. Demokratlar, aslında bölgede İran’a alan açmak için senaryoyu bu şekilde kurguladı. Bölgeyi İran’a teslim edeceklerdi. Ama Beyaz Saray’a Donald Trump’ın geçmesiyle,  plana İran da dahil edildi. Hedef tahtasında şimdi Katar var. İran’ın alt edilmesi için Katar’ın onlar adına sağlama alınması gerekiyor. 15 Temmuz’un da bir ayağı olduğu proje, Katar’ı ablukaya alarak yoluna devam ediyor fakat uygulayıcısı değişti” yorumunda bulundu.

BAE ETKİSİ

Acun ise Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) dikkat çekti. “BAE’nin daha önce Türkiye’ye yönelik birçok operasyon içinde olduğunu, özellikle Muhammed Dahlan gibi isimleri kullanarak bazı hamleler yapmış olduğunu biliyorduk. Türkiye aleyhine lobi yapıyorlardı. Bununla birlikte 15 Temmuz darbe sürecinde de dolaylı yönden FETÖ yapılanmasıyla bir şekilde temas içinde oldukları ortaya çıkmıştı” diyen Acun, “Diğer bir mesele ise bölgedeki Hamas gibi direniş hareketlerine verilen destek. Ama Şuana kadar bekledikleri sonucu elde edemediler. Katar’ı tamamen izolasyon altına alarak teşhir ettikten sonra vesayet altına alacaklarını düşünüyorlardı. Özellikle Türkiye’nin Katar’ın yanında yer alması, net bir şekilde desteğini ortaya koyması bu oyun planının başarısız olmasına neden oldu” şeklinde konuştu. Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Kültürel İlişkiler Birliği Genel Başkanı Şükrü Özek ise, üst akıl finansörlüğünde Katar’ın ablukaya alınmasının altında Türkiye’ye gözdağı verme isteği olduğunu belirtti.

Star

Son Güncelleme: 13.06.2017 10:12
Anahtar Kelimeler:
15 TemmuzKatarDarbeTürkiye
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.