Çeyrek Asırdır Dinmeyen Acı 'BAŞBAĞLAR'

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde, 24 yıl önce teröristlerce gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin en büyük sivil katliamlarından biri olan "Başbağlar Katliamı"nda 33 sivilin köy meydanında toplanıp kurşuna dizilerek ve ateşe verilerek katledilmesinin acısı, yakınlarınca yaklaşık çeyrek asır geçmesine rağmen ilk günkü gibi hissediliyor.

Çeyrek Asırdır Dinmeyen Acı 'BAŞBAĞLAR'

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde, 24 yıl önce teröristlerce gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin en büyük sivil katliamlarından biri olan "Başbağlar Katliamı"nda 33 sivilin köy meydanında toplanıp kurşuna dizilerek ve ateşe verilerek katledilmesinin acısı, yakınlarınca yaklaşık çeyrek asır geçmesine rağmen ilk günkü gibi hissediliyor.

05 Temmuz 2017 Çarşamba 18:09
Çeyrek Asırdır Dinmeyen Acı 'BAŞBAĞLAR'

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde yaklaşık çeyrek asır önce teröristlerce kurşuna dizilerek ve yakılarak öldürülen 33 sivilin yakınları, Cumhuriyet tarihinin en büyük sivil katliamlarından biri olan "Başbağlar Katliamı"nda yaşadıkları acıyı unutamıyor. Erzincan kent merkezine 220 kilometre uzaklıktaki Başbağlar köyüne 5 Temmuz 1993 akşamı gelen terör örgütü mensupları, kadınları köy girişindeki Kuru Dere'de topladıktan sonra evleri yağmalayıp değerli eşyayı alarak tüm evleri ateşe verdi. Bu zulme karşı çıkan 5 kişiyi de yakılan evlerde ateşe vererek öldüren teröristler daha sonra akşam namazını kılıp camiden çıkan 28 erkeği köy meydanında topladı. Bir süre örgüt propagandası yapan teröristler, daha sonra bu kişileri kurşuna dizdi. Olaydan sonra bölgede yapılan incelemede, yüzlerce boş kovan bulundu. Katliamın aradan geçen süreye rağmen ilk günkü gibi taze olduğu köyde yaşayan vatandaşlar, yaklaşık çeyrek asır önce yaşadıkları ve halen dinmeyen acılarını hafızalarından silemedi.

"ÜZERİMİZE KURŞUN YAĞMURU BAŞLADI"

Katliamdan ağır yaralı kurtulan köy muhtarı Ali Akarpınar, yaşadıklarını aradan ne kadar yıl geçerse geçsin unutamadığını söyledi. Olay günü teröristlerin kendilerini akşam namazının ardından camiden aldığını belirten Akarpınar, "Toplantı yapacağız' dediler. Toplantıda kendi örgüt propagandalarını yaptılar. Özellikle vurguladıkları Sivas katliamıydı. 'Burada öldürülenlerin intikamı sorulacaktır' şeklinde bildiri bıraktılar." dedi. Toplantı sırasında köyde talan ve kundaklama yapıldığını ifade eden Akarpınar, şöyle konuştu, "Yaklaşık yarım saat sonra köyden birkaç el silah sesi gelince üzerimize doğru kurşun yağmuru başladı. Tabii ki o sırada köyde de yangın başlamıştı çünkü bulunduğumuz alanı duman sarmıştı. Orada ve biri de köy içinde olmak üzere 28 vatandaşımızı yüzlerce mermi sıkarak, biri çocuk 5 vatandaşımızı da kendi evlerinde diri diri yakmak suretiyle toplam 33 kişiyi katlettiler. 193 hane, okul, cami, imam evi, öğretmen lojmanı köy odaları, altyapısı, ağaçlar, insanlar, evlerin altında bulunan büyük ve küçükbaş hayvanlar hepsi birden, iki saat içinde Başbağlar köyünde bir soykırım yapıldı."

"CEZASINI GÖRÜRSE BELKİ O ZAMAN FERAHLARIZ"

Katliamda eşi Ali Özdemir'i kaybeden Hatice Özdemir de bu büyük acının kendisi ve çocuklarının yüreğinden hiç gitmediğini ifade etti. Çocuklarının babasız büyüdüğünü ve perişan olduklarını anlatan Özdemir, "Bu olayla ilgili neden bir müebbet yok. Neden bir mahkûm yok, duymuyoruz. Biz bunları duymadıkça, ömür boyu da hep azap ve üzüntü içinde yaşayacağız. Bir tanesi cezasını görürse belki o zaman biraz ferahlarız. Bu olayda eşimi kaybettim. Çocuğum daha 1,5 yaşındaydı, daha babasını tanımıyordu." dedi.

"ÇOCUKLARIN GÖZLERİ ÖNÜNDE YAKILDI"

Katliamın yapıldığı yıl 12 yaşında olan Muharrem Baltacı (36) da olay günü köyüne yengesi ve yeğenleriyle geldiklerini hatırlatarak, akşam namazı sırasında teröristlerin köye baskın yaptıklarını ve insanların kadın ve çocukların gözleri önünde yakıldığını söyledi. Köyün iki girişinde terör örgütü mensuplarının bulunduğunu, bir tarafta kadınların diğer tarafta ise erkeklerin toplanıldığını söyleyen Baltacı, "Yengem, yeğenim ilk kez köye gelmişlerdi. Korktukları için evden çıkamayarak yatağın altına saklanmışlardı. Daha sonra yengemi iki çocuğunu kucaklamış şekilde bir oğlu ile şehit edilmiş olarak bulduk. Köy meydanının üst tarafına geldiğimizde tüm erkeklerin şehadet şerbetini içtiğine şahit olduk." şeklinde konuştu.

“BENİM 24 SENEDİR NE ACI ÇEKTİĞİMİ BİR ALLAH BİLİYOR”

Katliamda eşi ve oğlu ve bazı yakınlarını kaybeden Elif Akpınar ise katliamın acısını unutamadıklarını vurgulayarak, "Bizi evden çıkarıp derenin içerisine topladılar orada bizi öldürseler bundan iyiydi. Benim 24 senedir ne acı çektiğimi bir Allah biliyor." dedi. Akpınar, "Olay günü evimden ayakkabılarımı giymeden beni çıkardılar. Daha sonra evlerimizi ve arabalarımızı ateşe verdiler. Altınlarımızı, bileziklerimizi elimizden aldılar. Erkeklerimizi toplayıp öldürdüler. Ben her şeyimi kaybettim. Oğlumu, kocamı, yeğenimi, kardeşimi neyim varsa, bütün komşularımı hep kaybettim." ifadesini kullandı. 


KAYNAK:AA-VUSLATGAZETESİ

Son Güncelleme: 06.07.2017 17:48
Anahtar Kelimeler:
BaşbağlarErzincanPkk
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner175

banner176