Kayan: Müslüman Rüzgar Estirir

Araştırmacı-Yazar Ramazan Kayan, Anadolu Platformu tarafından Afyonkarahisar’da düzenlenen “İslam Dünyası Birliktelik Modeli & Gelecek Perspektifi” başlıklı Anadolu Buluşmaları 13’te bir sunum gerçekleştirdi.

Kayan: Müslüman Rüzgar Estirir

Araştırmacı-Yazar Ramazan Kayan, Anadolu Platformu tarafından Afyonkarahisar’da düzenlenen “İslam Dünyası Birliktelik Modeli & Gelecek Perspektifi” başlıklı Anadolu Buluşmaları 13’te bir sunum gerçekleştirdi.

09 Ağustos 2018 Perşembe 13:43
Kayan: Müslüman Rüzgar Estirir

Anadolu Platformu İstişare Kurulu üyesi Kayan, “Mücadele Geleneğimiz… Ümmet Gerçeğimiz…” başlıklı sunumunda özetle şunları dile getirdi:

-Bugünkü konuşmam biraz içe yönelik olacak.

-Bu akşam kendimizi konuşmak, kendimizle yüzleşmek, kendimizi masaya yatırmak istiyorum.
-İçe yönelik bir yolculuğa ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum.
-Bizim hareketimiz bir kuşak hareketi değildir. Salonda gördüğünüz gibi üç kuşak burada üç kuşak vardır.
-Bu yürüyüşte bir eksen kaymasına asla izin vermemelisiniz.
-Doğruları sonuna kadar destekleyecek olan sizlersiniz.
-Bizde kuşakçılık, bölgecilik, şahısçılık yoktur. Bu gibi yanlışlara mutlaka müdahale etme hakkında sahipsiniz.
-İç işleyişimizde emri bil maruf ilkesinin dışına çıkmayacağız.
-Biz masum değiliz, hareketimiz de masum değil.
-Biz bağımsız bir hareketiz. Herkesin bir adresi, bir aidatiyeti olmalı. Ama tek adres biz değiliz.
-Biz İslam’a bütüncül yaklaşırız. Ama İslami hareketi bir bütün olarak biz temsil etmiyoruz.
-Parçacı ve parçalayıcı yaklaşımlardan Allah’a sığınırız.
-Dünden yarına olan yürüyüşün hakkını vermek için çırpınmamız gerekiyor.
-Biz şahıs merkezli bir yapı değiliz. Biz kurumsal ve kolektif bir yapıyız.
-Öğrenci çalışmasını önceler ve önemseriz. Ama halkın tamamını kuşatmayı hedefleriz.
-Bizim derdimiz birbirimizin imtihanı olmadan bu imtihanı vermektir. Bunun için bir aradayız.
-İslami davetimizde yeni açılımlar ve atılımlar yaparak hedefimize yoğunlaşmamız gerekiyor.
-Siz sıradan Müslümanlar değilsiniz. Sıradanlaşabilir miyiz? Böyle bir hakkımız var mı?
-İslam adına yola çıktık, ciddi söylemlerimiz oldu. Bunun arkasında durmamız gerekiyor. Geri dönme hakkımız, sahayı terk etme hakkımız yok. Son nefesimize kadar adanmışlık ruhuyla hareket etmekten başka çıkar yolumuz yoktur.
-Şu anda olmamız gereken yer neresi? Biz engellenen bir İslami hareketten, mücadeleden buralara geldik.
-Ertelenen sorumluluklarımızı yerine getirmek zorundayız.
-Sanki üzerimizde bir yorgunluk, bir bıkkınlık var. Bu pek hayra alamet bir şey değil.
-Dava arkadaşlarımızda gördüğüm en büyük eksiklik aşk, vecd ve heyecanın olmayışıdır. Tutuşmuyorsak bizler kimseyi tutuşturamayız. Maneviyatımız sanki gittikçe azalıyor, mecalimiz kalmıyor.
-Bugün başka yorgunluklarımız var. Sanki bir erime var bizde. Neyimizi kaybettik. Biz, eski biz miyiz? Bu sorunun cevabını bulmalıyız.
-Üzerimizdeki yorgunluktan nasıl kurtulacağız? Hangi öncelikler, mesailer bizi yordu.
-Ruh zedelendi. Bir gün ruhumuz isyan edecek diye korkuyorum.
-Sakın ruhumuzu aç bırakmayalım.
-Ruhumuzu yoran nedir? Hevaizim, hedoizim, konformizmdir.
-Alışkanlıklar gittikçe ruhumuzu daraltıyor. Belki dünyamız büyüyor, ama daralan ve küçülen bir ruhumuz ve kalbimiz var. Müslüman müslümana, kardeş kardeşe tahammül edemiyor.
-Haram lokma gittikçe hareket kabiliyetimizi azaltıyor.
-Çokça toplantı yapıyoruz, ama gereği gibi toparlanamıyoruz. Toplumu kuşatamıyoruz.
-Bir ruhsuzluk tehditi altındayız. Beyazıt meydanındaki, Saraçhane meydanındaki ruhu arıyoruz.
-Bir ruh arayışındayız. Gazze ruhunu arıyoruz. Bize bir ruh lazım.
-Ruhunu kaybeden toplumlar hızla çamurlaşıyorlar.
-Ruhsuz cemaatler cemadatlaşıyorlar.
-Bir konformizm ki karşısında Ebuzer yok.
-Ruh yenik düştü, mutlaka yeni bir ruha ihtiyacımız var.
-Allah’ın kitabına uyacağız, vahyi sımsıkı tutacağız. Tüm sıkıntıların sebebi vahiysizlik ve vahdetsizliktir.
-Ruhu hak etmek lazım, hak edenlere Allah ruhu nasip edecektir.
-Ruhumuzu kirleten yalanlardan, yanlışlardan arınırsak Allah bizi destekleyecektir.
-Allah bizi desteksiz bırakırsa kimse bize yardım edemez. Her hâlükârda Allah’a ihtiyacımız var. Allah’a karşı ciddi olacağız.
-Dinde ciddiyetsizlik; dinde laubalilik demektir.
-Ümmet olmanın ruhu vahdetten geçer. Kulluğun ruhu takvadan geçer. Kardeşliğin ruhu isardır. Mücadelenin ruhu ihlastan geçer. Namazın ruhu huşudan geçer.
-Bir rüzgar estirmemiz gerekiyor. Dünya Müslümanlarının gözü Türkiye’de… Müslüman rüzgar estirendir. Peki biz direniş rüzgarını, vahdet rüzgarını estirebiliyor muyuz?
-Birbirinizle çekişmeyin rüzgarınız gider, kardeşliğiniz gider.
-Ortadoğu’da bir rüzgar estiremedik. Yüz bir yıldır Kudüssüz yaşıyoruz. Ortadoğu’da bugün Siyonizmin rüzgarı esiyor.
-Ümmet iç kanamasını durdurmadan Gazze’deki kan durmayacaktır.
-Allah Kudüs’ü temiz ellere tevdi etmek istiyor. Dönüp ellerimize bakmamız gerekiyor.
-Yeni bir rüzgar estirmek için nefretleri, şiddetleri, fitneleri, fesatları mutlaka bitirmemiz gerekiyor.
-Şu anda rüzgar bizden yana esiyor, yelkenlerimizi tam şişirme zamanı… Ama korkarım ki bu rüzgarı da zayi edeceğiz.
-Dostlar! Ya rüya göreceğiz ya da kâbus… Umutlarımızı yeniden diriltmemiz lazım. Rüyası olanın geleceği vardır, umudu vardır. Uzun süredir bu ümmet rüya göremez oldu.
-Kudüs’ün rüyasını görürseniz Allah size Kudüs’ü nasip edecektir.
-Rüyamızın gerçekleşmesi için uyanmamız lazım. Uyanmak yetmez aynı zamanda uyandırmamız da gerekiyor.
-Her rüyanın gerçekleşmesi için ödenmesi gereken bedel lazım.
-Gelecekle ilgili umutlarımızı kaybetmeyeceğiz.
-Ümmetin yeniden dirilmesi için tevhid, vahdet ve takva gerekiyor.
-İnşallah güzel rüyalar göreceğiz. Ruhsuzları ruhlandırmak için görev alanlarımıza dönmemiz gerekiyor.
-Karamsarlık yok, kararlılık var. 


 

VUSLAT HABER

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155