Yola çıkış... Çarpan yürekler... Büyük bir hicrete çıkmaya bazı gözler... Geride kalanlar, sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlar. Her ayrılık bir hüzün... Yalnız bu hüzün farklı... Niyet edildiği andan itibaren insanlarım gözleri, sözleri, duruşları değişiyor. Aynı yöne, aynı yola, aynı mücadeleye hazırlanmış insan büyük yürüyüşlerini başlatıyorlar.

***
Hacılar ve umreye gidenler, Kabe'den dönerken sözlerinde, davranışlarında, düşüncelerinde, ibadetlerinde, ilişkilerinde Kabe ruhunu taşıyorlar.
Hacılar ve umreye gidenler; insanlığın diriliş ve direniş umududurlar.
Hacılar ve umreye gidenler; barışın, birliğin ve insanlığın teminatıdırlar.

***
Kabe'de tavaf eden müslümanlar, Kapitalizme ve Siyonizme karşı seslerini yükseltmelidirler.
Dirilmeye ve diriltmeye gidenler; elleriyle ve dilleriyle bu zulme karşı Kabe'nin gölgesinde  karşı olduklarını dillendiremiyorlar.
İşte bu kadar zafere yakınız...
Allah liderlere değil halkların vicdanına, haykırışına, arayışına, seslerine bakar.

***
Kabe Kutsal, ya evlerimiz...
Kabe'nin kutsallığına; Allah'ın evi olmasına binaen, insanlar birbirlerine zulmetmiyor, eşitleniyor, yardımlaşıyorlar.
Kabe'yi kutsal sayıyoruz ama evlerimizi, işyerlerimizi, mabetlerimizi, yurtlarımızı
kutsal saymıyoruz.
Kabe ne kadar kutsal ile evlerimizde, topraklarımızda, işyerlerimizde- bahçelerimizde, yurtlarımızda Kutsaldır.

***
Milyonlarca müslüman Kabe'de ve Mescid-i Nebevi'de ibadet ediyor.
Öyle yerlerden gelenler var ki; her gün onlarca müslümanın yine başka onlarca müslümanı katlettiği ülkelerden gelmişler.
Farklı Mezhepler, İdeolojiler, Gruplar, Tarikatlar, Ülkeler, Diller, İnançlar...
Yanyana... Aynı saftalar... Omuz omuza... Birbirine selam veriyor... Sohbet ediyor...
Birbirlerini ne söz ne de el ile incitmiyorlar akıllarından bile geçirmiyorlar.
Ama Kabe'den evlerine döndüklerinde ise burada Allaha, kendilerine ve birbirlerine verdikleri sözden dönüyorlar.
İncitmeye, planlara, soyguna, katliama, eziyete devam ediyorlar. 

***
Hacc, sadece Kabe'de değil insanlığın yaşadığı her evde yapılabilir ve yaşanabilir.
Evinde Hac etmeyenler, Hacı olmayanlar; Kabe'de Hacı olamazlar.

***
Hz. Muhammed(sav) Tevhid- Adalet- Özgürlük- Barış- Savaş ve Emek İnsanı ve Peygamberinin mezarının yanıbaşında...
Tarihin büyük dönüşümünün gerçekleştiği Mescid-i Nebevi...
Ashabıyla birlikte çıktığı kutlu yolculuk- mücadele ve insanlığın varoluş kıssası...
Bizler ise; dava'sına sadakatimizi yenilemek, mücadelesinin takipçisi olduğumuzu ortaya koymak, sözüne bağlılığımızı ifade etmek için burdayız.

***
Şeytan taşlamaya giderken, İç’indeki şeytana yenilmek...
Şeytan taşlamaya giderken, içindeki şeytanı engelleyemeyen Müslümanlar Şeytanizme hizmet etmeye devam ediyorlar.

***
Umre'de Hacer'ül Esved'e dokunmak için birbirlerini ezen, iten, sıkıştıran müslümanları görünce şöyle düşünmüştüm:
- Ne zaman ki Müslümanlar, Hacer'ül Esved'e birbirlerini saygıyla dokunmasına izin verirlerse, o zaman gerçek anlamda Müslüman olmuş olacağız, demiştim.
Hacc ve Kabe gibi birbirini incitmenin kefaret gerektiği mekanlarda insanların sabırsız, üslupsuz, hoyrat hali daha bir çok krize sebep olacaktır.

***
HAC VE UMRE'DE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
1- Düşünce olarak ön hazırlık… 
2- Bedensel ön hazırlık…
3- Çevresel ön hazırlık. Çevredeki insanlara mümkün mertebe az kişiye haber verilmelidir.  
4- Organizasyon firması tercihi doğru yapılmalıdır. 
5- Rehber hocaların niteliği ziyaretinin anlam ve amel derinliğini etkileyecektir.
6- Yolculuk boyunca edebe riayet edilmelidir.
7- Teknik durumlara takılmamalıyız. 
8- Kâbe ile karşılaşmaya aşırı anlam yüklememeliyiz.
9- Sayısal sevap verilerine itibar etmemeliyiz. 
10- Mekânsal ayrıcalıklara takılmamalıyız. 
11- Tavafları aile- yaşlı kişiler olmadıkça yalnız yapmalıyız. 
12- Tavafta toplu ve sesli dua seremonilerinden uzaklaşmalıyız. 
13- Sadece namazlarda değil normal vakitlerde de mescidte olmaya gayret etmeliyiz.
14- Tavafları sadece dualarla harcamamalıyız. 
15- Tavaflarda mümkün mertebe Kur'an okumalıyız.
16- Tavaf- say ve diğer mescidte bulunuşlarda toplumsal- siyasal- ekonomik- kültürel sorunlarımızı düşünmeliyiz. 
17- Kendimizi dua yapmaya zorlamamak… Ezber dualardan ziyade yürekten dökülen dualar yapmak.
18- Organizasyon sorunları ne olursa olsun, bunlara takılmamak. 
19- Peygamberimizin hayatını anlatan bir kitabı seyrine göre okumak. 
20- Kur'an-ı Kerim’i mealini Mekki- Medeni ayetler olarak ayırarak okumak. Ayetleri mümkün mertebe indikleri mekânlarda okumak ve anlamaya çalışmak.
21- Günahlarımızın tamamen affolduğu inancında olmamak. Affolma süreci için bir başlangıç olduğuna inanmak.
22- Para ve emeğe karşılık kurtulduğumuzu düşünmemek.
23- Sosyal medya paylaşımlarınızı azaltın veya hiç yapmayın. 
24- İş, aile ve diğer sosyal ilişkilerinizi en aza indirin. Telefon kulakta tavafı tamamlamayın.
25- Zaten tanışık olduğunuz arkadaş veya çevre ile kendinizi sınırlamayın. 
26- Yanlış algılardan uzaklaşmak. Bazı köşe, taş ve dağlara farklı anlamlar yüklemek. 
27- Umre boyunca telefonunuza veya not defterinize aklınıza ve kalbinize gelen anlamlar  ile hisleri yazınız. 
28- Otel koşulları ve standartlarını diğer umrecilerle bir araya geldiğinizde gündeme getirmeyin. 
29- Alışveriş için yarışmayın ve başkalarını gaza getirmeyin.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.