Türk siyasi tarihinin karanlık sayfalarında yerini alan ve "Postmodern darbe" olarak nitelendirilen 28 Şubat 1997'deki MGK toplantısının üzerinden 22 yıl geçti. Kadınların başörtüsü olduğu için okullara sokulmadığı, var olan toplumsal düzeni korku ve tehlike mantığına endeksleyen kararların kâğıda döküldüğü günün adıdır 28 Şubat.
28 Şubat Postmodern darbe özelde Malatya’da yaşanan baskı, işkence, takip ve psikolojik çökertmeye yönelik Türkiye Müslümanlarına yapılmış bir zulümdü. Üniversite üzerinden Malatya, karmaşaya sürüklendi.  
Peki, Neler Yaşandı 28 Şubat 1997’de?
Yeni bir siyasi dönemin kapısını aralayan ve yoğun tartışmalara neden olan 28 Şubat’a giden süreçte Türkiye, tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadı. Bu dönem, başta muhafazakâr kesime karşı başörtüsü yasağı gibi ayrımcı uygulamalara ve insan hakları ihlallerine sahne olmuş, başörtülü öğrenciler okullardan atılmış, ikna odaları kurulup başlarını açmaları için zorlanmış ve çok sayıda kamu personeli işinden atıldı.
Sadece başörtülü öğrencilere değildi bu uygulamalar. Demokrasinin merkezi olan Mecliste de maalesef bu sorunlar baş göstermişti. Fazilet Partisi 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan seçimlerde 111 milletvekili çıkarmış ve meclisteki yerini almıştı. FP’den İstanbul Milletvekili seçilen Merve Kavakçı, 28 Şubat sürecinin ve başörtüsü yasağının devam ettiği o günlerde başörtüsü nedeniyle daha seçildiği ilk günden itibaren Türkiye kamuoyunda yerini aldı. 
Dönemin meclisin en yaşlı üyesi TBMM geçici başkanı Ali Rıza Septioğlu ise Atatürk'ün Şapka İnkılâbı'nı işaret ederek ve Kavakçı'nın başörtüsüyle meclise genel kuruluna giremeyeceğini ve yemin edemeyeceğini söyledi.
Malatya darbenin merkezi haline getirildi. İnönü Üniversitesi üzerinden Malatya’yı karmaşaya sürüklediler. İslami Dayanışma Vakfı Başkanı bir gece aniden ortadan kayboldu. Günler sonra Ankara’da bulundu. Onu almaya giden vakfın gönüllüleri hiçbir taşkınlık yapmadıkları halde irtica kalkışması diye ulusal televizyonlara taşındı. 
Başörtülü öğrencilere destek olmak adına vatandaşlar Akpınar meydanında toplandı. Sırf o gün Akpınar meydanına gönderilen ulusal basın irtica karelerini yakalamanın peşine düştü. Akpınar meydanında vatandaşlar taşkınlık yapmamasına rağmen polis tarafından müdahaleler edildi. E tabi o dönemin ulusal medyası da bunu çekmek için sıraya girdi. Her taraftan flaşlar patladı. Ulusal basına böylece irtica malzemesi oluşturulur. O günün sonunda ise kapılar kırılasıya dövüldü ve gözaltılar başladı.
Çeşitli kumpaslarla muhafazakar kesimin üzerine gidildi. 28 Şubat sürecinin Malatya’da ki mağdurları adı bile konulamayan silahlı terör örgütü liderleri olduğu gerekçesiyle, 18 yıla kadar hapis cezası ile çarptırıldılar. Sadece hapis cezası ile yetinmeyen darbeciler işkenceler ederek istediklerini söyletme çabasına girdiler.
İşte bu dönemlerden geçti Türkiye. Başörtülü ablalarımız üniversite kapılarından içeri sokulmadılar. Eğitim hayatları ellerinden alındı. Muhafazakâr kesimin tamamına zulüm edildi. Dini hizmetlerde bulunanlar işkencelere maruz kaldı. Ne ülkemiz ne de suçsuz yere çeşitli uygulamalara maruz kalan ağabeylerimiz, ablalarımız bunu hak etmedi. 
Hafızalara kazınan 28 Şubat post modern darbesi, siyasi, demokrasi, hukuk, hak ve özgürlük, adalet, millet ve devlet tarihimizin ortak utancıdır; kara bir lekesidir; karanlık bir dönemidir. İrtica ile mücadele adı altında 28 Şubat'ta yapılanlar irtica ile mücadele değil. İrtica ile mücadele adı altında; dinini doğru öğrenmek ve dinini doğru yaşamak isteyen samimi ve hasbi Müslümanlarla, dini değerlerle, dini eğitim veren okullarla ve dinin kamuda görünürlüğü ile mücadeledir.
Hafızalarımızda yer bulan ve tarihimize kara leke olarak geçen 28 Şubat post modern darbesi hiçbir zaman unutulmayacak. Bu millet artık eskisi gibi darbelere geçit veren bir millet değil.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199