Tiyatroya gidenlerimiz bilir;  seyircinin görüş alanını daraltmak için etraftaki tüm ışıklar kapatılır ve spot ışıklarla sahnede olan sanatçılar aydınlatılır. Bunu yapmaktaki amaç abartılı bir şekilde tüm dikkatleri sahneye yöneltmektir. Bu durum her ne kadar sanatını ortaya koyan kişi için avantajlı görünse de gerçekte büyük riskler taşır.Çünkü yapacağı en ufak bir hata daha görünür hale gelecektir. Bu sahne korkusunu yenmek için de çıkmadan önce defalarca prova yapılır.

Evet, Shakespeare’ inde dediği“dünya bir tiyatro sahnesine benzer”.Her birimiz farklı rollerde ve muhtelif zamanlarda bu sahneye giren ve çıkan oyuncularız. Esasında insanlar olarak dünya sahnesinde rolümüzü oynarken bizde kendimizi başkalarının bakışları altında aydınlatmaya çalışıyor onların önünde hata yapmaktan korkuyoruz. Onlara ne kadar zevkli olduğumuzu ispat etmeye çalışırken kıyafetlerimizi, evimizi, arabamızı, yediğimiz –içtiğimiz şeyleri, gittiğimiz mekânları anlatıyor hatta resmini çekip paylaşarak onaylarını yada eleştirilerini bekliyoruz.

            Çocuklarımıza olan ilgimizi, onların hayat standartlarını yükseltmek için verdiğimiz çabayı, annemizi, babamızı, akrabalarımızı ziyaret ettiğimiz zamanları, hasta ziyaretlerini, katıldığımız cenaze törenlerini, fakirlere yaptığımız yardımı göstererek ne kadar ahlaklı olduğumuzu insanlara ispat etmeye çalışıyoruz.

            Bitirdiğimiz okulların ya dakursların diploması, okuduğumuz kitaplardan, makalelerden yaptığımız alıntılarla ne kadar zeki ve çalışkan olduğumuzu; şöhretli insanlarla olan birlikteliğimizi kayıt altına alarak önemli işlerin adamı olduğumuzu göstermeyeçalışarak alkış bekliyoruz.

            Zamanımızın sosyal bilimi “spot ışığı etkisi” denen bu durumu açıklarken diyor ki “insanlar diğer insanların kendi hayatlarıyla çok ilgilendikleri yolunda hatalı bir algı içerisindedir. Aslında kimsenin hayatı zannettiği kadar başkasının umurunda değildir. Kimse sizin anlık davranışlarınıza görünüşünüze veya zaman içerisinde gösterdiğiniz gelişmeye sizin kadar önem vermez. Çünkü herkes kendi hayatıyla çok meşguldür. 

Biz Müslümanlar olarak şunu çok iyi bilmeliyiz ki: İnsanların bizi beğenmeleri veya onaylamalarının Allah katında hiçbir değeri yoktur. Onlarla olan ilişkilerimiz bizi Allah’a yaklaştırdığı ölçüde değerlidir. Ya da şöyle diyelim; onların bizi beğenmesinin hesap gününde bizim amellerimize hiçbir katkısı olmayacağı gibi eleştirmeleri de amellerimizde hiçbir eksikliğe sebep olmayacaktır. İnsanların bizim hakkımızdaki düşüncelerine bu kadar değer vermemiz, onların da bizi kendimiz kadar önemsediğine dair yanlış bir algıdır. Bu durumu devam ettirdiğimiz sürece hayatımız boyunca yürüdüğümüz yolda sahtebir ışığın altında aydınlanmış gibi oluruz. Çünkü dünya hayatının kendisi zaten bir gün yok olacakbir oyun ve eğlenceden ibarettir. Bu oyunu kazananlar sadece Allaha karşı sorumlu olanlar (O’na kendini beğendirenler) olacaktır(Enam 6/32)

Zor olan bu dünya hayatımızda bizi aydınlatacak gerçek ışık Allah’ın rızasıdır. Kim olduğumuzu, hangi güzel işlerin adamı olduğumuzu ispat edeceğimiz yegâne varlık ALLAHTIR. Rahmanımız yüce kitabında buyurur ki; “Allah kendi rızasına uyanları bununla (kuranla) kurtuluş yoluna ulaştırır ve kendi izniyle karanlıklardan aydınlıklara çıkarır. Onları dosdoğru yola iletir” (Maide 5/16)

            Etrafımızda eş dost akraba ne kadar çok kişi olursa olsun şunu bilmeliyiz ki; bu dünyaya yalnız geldik ve yalnız gideceğiz.Yaptığımız şeylerin hesabını yalnız olarak vereceğiz.Bu yalnızlık içerisinde bize yol gösterecek ışık Rabbimizle kurduğumuz ilişkiye bağlıdır. Onun beğenmediği amellerimizi bütün dünya insanları beğense ne faydası var. Bu dünyada bize verilen her şeyin bir gün yok olduğu gibi başkalarıyla kurduğumuz her türlü bağ da kopacak.O halde hangi ışığın altında yaşadığımızın farkına varalım.

            Rabbim bizleri kendigösterdiği ışığın altında nurlananlardan eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194