Nüshâ-i âşufte-i dîvân-ı ömrüm sorma hiç!
Hat ğalât, imlâ ğalât, inşâ ğalât, ma’nâğalât

Bundan seneler evvel, fatih cami’inde emin sarac xoca dan mecelle dersleri oquduğumuz bir hengamda xoca, ders oquduğumuz müezzin mahfelinin üzerindeki tablo nun hikâyesini anlatmışdı. Hâlen şeriatın hükmünü söylediği içün “açığa alınan” samsunlu ihsân (şenocaq) xocanın neşr etdiği inkışâf mecmuâsında yûsuf-ı qarsî qardaşımın ğayreti ile neşr edilen bir mülâqâtda bu hikâyeyi mevzu’ etmişdik.
Emîn (sarrâc)-i toqâtî xoca, bu resmin istanbuldan hicrete mecbûr qalan mustafa sabrî efendinin evinin yağması netîcesinde fâtîh cami’inin aşağısındaki malta çarşısında mezata düşdüğünü ve buradan bahis mevzu’u tabloyu satın alan bir hanım efendiye oradan geçen bir Müslimân bu resmin mustafa sabrî efendinin evinden resmen çalınan bir tablo olduğunu söylüyor ve o hanım efendi de tabloyu fâtih camiine veriyor. Ya’ni câmi’nin duvarında, mülkiyyeti mustafa sabrî efendi ve veresesine ‘âid hırsızlanmış bir tablo var.


Bi’l-âxere 1437 (2014) senesinde, abdullah gülün reis-i cumhuriyyetde olduğu bir hengamda istanbul belediyesinin parasıyla çıqarılan bir mecmuâda bu mülâqatımız, tablonun sâhibi mustafa sabrî efendinin da’mâdı, mi’mar-zâde muhammed ‘ali beyden bahs eden bir yazı münâsebeti ile mevzu’ edilmiş.


Meqâlenin ‘unvânı, “Sultan Ahmet Camii’ndeki Harem-i Şerif Tablosu ve Ressamının İlginç Hikayesi” Bu yazının doğru adı: “Hazret-i Mûsanın Qızını Qurban Ederken Cenâb-ı Haqqın Gökten Öküz Göndermesi” olmalıydı.
Ortada haqîqaten bir “harem-i şerîf” tablosu var ve sultan ahmed câmi’inin duvarında asılı. Mecmuâda neşr edilen meqâlenin başına qoyulan resim, bu. Faqat bu resmin anlatılacaq bir hikâyesi yoq. Emîn xoca ile mülâqatımızda bahs etdiğimiz, reîs-i cumhûriyyetin ‘alâqadâr olduğu resim, fâtih câmi’inin duvarında, müezzin mahfelinin üzerinde asılı ve “elsanatları” mecmuâsında bu resim basılmış değil. Ya’ni “elsanatları” mecmuâsını oquyan bir kimsenin bizim mülâqatda bahs etdiğimiz resmi bu meqâlede görmesi bahsi mevzu’u olmadığı gibi iş olsun diye sağa sola serpişdirilip haqqlarında düzgün ma’lûmât verilmeyen resimler üzerinden bir şey’ anlaşılması da mümkîn değil.


Mi’mâr-zâde muhammed ‘ali beyin fâtîh câmi’inde, müezzîn mahfelinin üzerinde bulunan ve emîn xoca ile mülâqâtımızda bahs etdiğimiz tablonun resmi bu meqâlenin üzerinde neşr edilmiş bulunuyor. Tablonun sol tarafında mekke ve medîne, sağ tarafında yıldız sarayı resm edilmiş. Resmin alt tarafında bu mübârek beldelerin hicâz demir-yolu vâsıtası ile istanbula bağlanması tasvîr olunmuş. Kûfî xattla yazının yuqarısına şûrâ sûresinin 19. âyet-i kerîmesinden iktibâsla اللهلطيفبعبادهyazılmış.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.