Müslim’in rivayet ettiği bir hadis-i şerife göre; Allah’ın dinine yardım eden sünneti ihya, bid’atleri imha eden bir grup kıyamete kadar her zaman ve her yerde bulunacaktır.” Ümmetimden bir taife Hakk’a yardımcı olmaya devam edecek, onları dışlayanlar Allah’ın emri gelinceye kadar onlara zarar veremezler.”(Müslim). Bir ayette de: “Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülüklerden yasaklayan bir cemaat olsun. İşte kurtuluşa erenler onların ta kendisidir.” (Ali imran Suresi / 104)
Hamdolsun batıl akide ve hurafelerden kurtulan, Kur’an ve sünnete göre katışıksız İslam akidesini benimsemiş gençliğimiz azımsanacak derecede değildir. 30 yıl önce ise hurafe ve bid’atleri reddeden Kur’an ve sünentin insanlardan istediği Tevhid akidesini benimseyen insanların sayısı, Malatya’da bir elin parmaklarını geçmezdi. Diğer şehirlerde de hemen hemen hiç yoktu.
     Bid’at ve hurafelere, din adına uydurulmuş yalan ve iftiralara karşı koyma, doğru düşünme ve tefekkür etme yolunda mücadele hareketini ilk defa 1958’ lerde ben çocukken ziyaretiyle müşerref olduğum o günün Malatya Müftüsü, hem Kur’an hem Hadis hafızı olduğu söylenen Ezher Üniversitesi mezunu merhum İsmail Hatip Erzen hazretleri başlatmıştı. Daha sonra onun talebeleri Mehmet Said Çekmeğil, Said Ertürk, Bahattin Bilhan, Nedim Altunkaya, Palu’lu Hüseyin Hoca Efendiler bu misyonu Malatya’da devam ettirdiler.
      Binlerce insanların el, ayak, etek öptükleri, kedilerinden kurtuluş bekledikleri, insanüstü mukaddes ve mübarek zatlar olduklarına inandıkları bir takım şeyh, mürşit ünvanıyla halkın tapınağı haline gelmiş insanların sahtelikleri, o günden bugüne kadar dinin bu havariyyununun (yardımcılarının) tebliğleriyle ortaya çıkmış, maskeleri düşürülmüştür.
      Yine bu zevatların gayretleri ve talimleri sayesinde Tevhid akidesi, şirk, bidat ve hurafeler halkımızın büyük bir kısmı tarafından anlaşılmış, bir delile dayanmadan “Allah böyle dedi, peygamber şöyle buyurdu” diyerek Allah’a ve Resul’e iftira etme alışkanlığı gün geçtikçe azaltılmış, artık “Doğru iseniz delilinizi getirin” (Bakara Suresi/111). Kur’an’ı postulat, ilmi disiplin; Allah’a peygambere ve dine, iftira etmenin en büyük zulüm ve günah olduğu hassasiyeti hamdolsun, Malatya’mızda yerleşmeye başladı. Bağnazlık, kör taassup yerini özgürce düşünmeye terk etti. Dinde delil; hoca, şeyh, üstat, lider vs. olmadığı, bunların da yanılabileceklerini, alınacak sözleri olduğu gibi, atılacak sözleri de olduğunu, ancak delili kitap olarak Kur’an, insan olarak peygamber (sünnet) olduğu gerçeği imanın bir parçası değil, imanın tümü olduğu anlaşılmış oldu. Bu çalışmayı, daha sonra muvahhit âlimlerin tercüme kitapları izledi. İsimlerini belirttiğim hocalarım sayesinde Malatya Müslümanları bu eserlerden erken istifade etti. 
           Selamet ve mutluluk anahtarını (Tevhid inancını) kaybeden idareciler fert ve toplumu hayatın çıkmaz sokağına soktular. Allah ile, din ile, ahiret ile bir ilişkisi kalmamış, maddeden, zevk ve şehvetinden başka bir şeye inanmayan fertse, bu fert karaborsacıdır, doymaz, eşyayı ucuzken saklar pahalanınca çıkarır. Açlığa ve kıtlığa sebep olur. Fakirse çalışmadan çabalamadan başkalarının malına el koymak ister, mal sahiplerine kin ve haset eder. İşçi ise insafsızdır, hep almak ister, hiç vermek istemez. İş sahibinin yanında çalışır, gıyabında dalga geçer işi savsaklar. Zenginse cimridir, taş yüreklidir, fakirlere zekâtını vermez, onlara yardım etmez. İş sahibi patronsa işçilerin alın teriyle iş gücünü gün geçtikçe katlamaya çalışır. Saadet ve huzur anahtarlarını kaybeden bir vali ise, haindir, yağmacıdır. Ağa ise, hep kendini kayırır, çiftçilerine işçilerine haksızlık eder. Hizmetçi ise, işini hizmetini iyi yapmaz, zaman geçirmeye çalışır. 
      İdareciler ise, maddecidir, taraftır, koltuğu için, partisi için yapmayacağı zulüm, çevirmeyeceği entrika yoktur. Lider veya önder ise, bölgecidir, ırkçıdır, aşiretçidir. Hep kendi bölgesini takdis eder, kendi ırkına tapar. Başka milletlerin menfaatini düşünmez, onların şerefini çiğner. 
      İşte mutluluk anahtarını kaybeden bu fertlerden toplum ve devlet oluşursa; bu egoist, zalim, hain, çapulcu, çıkarcı, hırsız, huysuz, bencil maddecilerin yüzünden insanların yaka silktiği, görülmemiş krizler, karmaşık problemler doğar. Karaborsa, rüşvet, aşırı pahalılık, darlık ve enflasyon gibi maddi krizler, ayrıca namussuzluk, fuhuş gibi ahlaki buhranlar daha sayamayacağımız nice rezaletler, fecaatler birbirini kovalar.
      Mütefekkirler ve sosyologlar bu sorunlara bir çözüm bulamadılar. Bir krizden çıkınca diğeriyle karşılaştılar. Hatta yakın vadeli çözümleri ve muvakkat müdahaleleri yeni yeni krizlerin doğmasına sebep oldu. Monarşik hükümetten, demokrasiye daha sonra diktatörlüğe, tekrar demokrasiye döndüler. Önce kapitalist düzen kurdular. Sonra sosyalizme daha sonra komünizme kaydılar. Durum yine değişmedi. Çünkü hayat sarayı için kullandıkları bu anahtarlar, sarayı yapan ustanın ve bu saraya vurduğu kilidin anahtarları değildi. Bu anahtarlar Yüce Allah’ın yarattığı hayat sarayının anahtarları değildi. Onun için bunlarla açamazlardı. Bu anahtarın adı iman ve Tevhid idi. Onlar bunu kullanmak istemiyorlardı. Çünkü bu onların her türlü pisliklerine, rezaletlerine engel olan mucizevî bir anahtardı.
       Pişmemiş, ham kalmış tuğlalardan oluşan bina yıkılmaya mahkûmdur. Öyle ise işi hükümet-devlet kurmakla değil; işi, fertleri Tevhid inancı akidesi üzerine, salih amel, Allah’tan korkan, ahirette hesap vereceğine, cennetin mükâfatına, cehennemin azabına inanan, şirkten, zulümden, isyandan, namussuzluktan sakınan, başkasını gerekirse nefsine tercih eden, kendisi için istemediğini başkası içinde istemeyen erdemli şerefli, kerametli bir nesil yetiştirmek zorundayız...
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199