Son zamanlarda çiftlik bank  benzeri dolandırıcılık yöntemlerinin artması gerçekten manidar. Dolandırıcıların yöntemi aynı; insanlara bir takım vaatlerde bulunarak paralarını alıyor ilk etapta aldıkları paranın en az iki üç katını vererek onların güvenini kazandıktan sonra oldukça yüklü meblağlar  yatırdıklarında ise vurgun yapıp parayı alıp ortadan kayboluyorlar. Yaklaşık 80 bine yakın insanın böyle bir tuzağa düşmesinde ki sebebi bir mağdur çok güzel açıklıyor. “ Bu kadar insanın yanlış yapacağı aklımıza gelmedi”…Malumunuz üzere buna “ sürü psikolojisi” deniyor. Dolandırıcılar toplumların hakim olduğu zaafları çok iyi bilip o zaaflar üzerinden insanları sahte vaatlerle kandırıyorlar. İnsanlara çok önemli bir fırsat olduğunu çabuk hareket etmezlerse fırsatı kaçıracakları bunu başkalarına kaptıracaklarına dair bir yanılgıyı gerçekmiş gibi sunuyorlar. Böylece insanlarda bir kitle hareketi oluşmaya başlıyor. Sürüden ayrı düşenler kendilerini dezavantajlı hissetmeye ve sürüye katılmakla selamet bulmaya başlıyorlar. Bu insanların ortak  zaafı kısa vadede yüksek gelir elde etmek. Diğer bir deyişle  buna  para kazanma hırsı diyebiliriz.


    İslam’ın iktisadi hayata yönelik bir takım hükümleri insandaki bu hırsı kontrol altına almaya yöneliktir. Hal böyle iken Müslüman bir ülkede bu kadar insanın böylesi tuzaklara düşmesini ancak bilgisizlikle açıklayabiliriz. Müslümanlar olarak ibadetlerin ayrıntılarını bilmemiz kadar önemli bir mesele de dinimizin iktisadi hayatımıza getirdiği prensiplerden haberdar olmak ve ona göre hareket etmek olacaktır. Zira İslam hayat dinidir. Onun getirdiği prensipler insanın hayatını zorlaştırmaz aksine kolaylaştırır. Dinimizin her emir ve yasağı insandaki irade eğitimini geliştiren unsurlardır. İslam’ı tek cümleyle ifade edin denilirse naçizane cevabım “ İslam irade eğitimidir” olacaktır. Şimdi insanın mal ve servetle ilgili hırsını  eğitim altına alıp iradesini güçlendirecek  bazı unsurlarına değinelim.


    1-İslam’a göre mal ve servet insanın hayatını kolaylaştırmak, maddi ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığı bir metadan başka bir şey değildir. Mala ve servete bundan fazla anlam yüklenmemelidir. İnsan bunların fazlalığıyla hayatın daha güzel olacağı zannına kapılır. Oysa bu şeytanın aldatmacasından başka bir şey değildir. Bunu süslü gösteren şeytandır.( Ali İmran Suresi 14. Ayet) İhtiyacıymış gibi zannedip helali haramı gözetmeden sadece servetini çoğaltmak için uğraşan insan elbette ki hata yapacaktır.  Bu zaafı olmasa böyle dolandırıcılara 1 yatırıp 10 alan kişi   ikinci veya üçüncü kez aynı işlemi  yapmaz. Demek ki insan para kazanma hırsını iradesiyle kontrol altına almak zorundadır islam bize bunu emreder.
    2-İslam’a göre riske ve teşebbüse katılmayan sermayenin getiri hakkı  yani kâr ve rant yoktur. Bu sebeple faiz yasaklanmıştır.( Bakara,2/275) Bu sanal şirketlerde bire on kazanç gibi gösterilen fazlalık  faizdir. Faiz haramdır ana parayı da yer bitirir. Bu sadece kişilere değil aynı zamanda topluma da zarar verir. Dolayısıyla bir Müslümanın iktisadi yaşantısında yapacağı tasarruflarda paradan para kazanmak şeklinde bir durum varsa bunda faiz şüphesi olasılığı ile kaçınılmalıdır. Mal ve kazancın üretim yapılarak elde edilmesi gerekir. Zira Cenabı Hak insana sunduğu nimetleri elde etmesi için çalışmasını üretim yapmasını emretmektedir.(Necm 39)
    3- İslam’a göre satın alınan veya üretimin konu olduğu malın ortada olması gerekir. Oysa dolandırıcılar  “şu kadar mala sahip olacaksınız ” şeklinde sadece beyanla insanları kandırılmakta gerçekte var olmayan malların satışı yapılmaktadır. Halbuki  Müslüman kendi mülkiyetine geçireceği   malla ilgili kesin bir bilgiye sahip olmalıdır  bundan dolayı ahirette kendisine hesap sorulabilir.
    4- Müminler birbirlerinin kardeşleridir, hem din kardeşine hem de diğer kardeşlerine karşı hukuki ve ahlaki sorumlulukları vardır. Başkalarını sömürmek, ezmek, zulmetmek anlamına gelen her türlü davranıştan uzak durmalıdır. Bundan dolayıdır ki İslamda; israf, hile aldatma, fahiş bedel, spekülasyon, ihtikar (karaborsacılık), haksızlık…. yasaklanmıştır. Müslüman yapacağı her işi bu ölçülerden geçirmek zorundadır. Ne aldanmalı nede aldatılmalı,  uyanık olmalıdır.
    5- Müslümanın görevlerinin başında ferdi Müslümanlığını ortaya koyarken buna aykırı davranışlardan uzak durmalı, bireysel menfaatten vazgeçip dünyaya hakkı ve adaleti yaymak için çaba göstermelidir. Dünyada mevcut olan iktisadi zulmü ortadan kaldırmak için çalışmalı feraset sahibi olmalıdır. Haksız kazanç sağlayarak insanları sömürenlerle mücadele etmeli ,İslamın getirdiği mükemmel sistemin teorik ve pratik olarak  işlemesine katkıda bulunmalıdır.


    İslam insanların huzuru ve mutluluğu için her türlü tedbiri almıştır. Onun iktisadi hayatımıza getirdiği prensipler uygulandığı sürece insanların ihtiyaçları en güzel şekilde karşılanacak Hz. Ömer ve halife  Ömer b. Abdulaziz dönemlerinde olduğu gibi refah seviyesi yükselecektir. Bunun için gerekli olan şey devlet ve fertler olarak üzerimize düşeni hakkıyla yerine getirmek, nefsin isteklerine güçlü bir iradeyle karşı durarak zaaflarımızdan faydalananlara fırsat vermemek, uyanık ve basiret sahibi olmaktır.


...umulur ki  böylece kurtulanlardan oluruz.  
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.