Okuma çabalarında sunulan çözüm önerisi; Hızlı Okuma Teknikleri ile okumak ve anlamak...
Hızlı Okuma; kapitalizmin ruhunun her şeyde olduğu gibi piyasa merkezli yeni pasta kapma telaşıdır.
Hızlı Okuma; anlamayı sıfırlayan, düşünmeyi erteleyen, kelimelerin ruhunu- coğrafyasını bulmayı engelleyen bir yöntemdir.
Hızlı Okuma; modern çağın hastalıklarından olan -muş gibi yapmanın, yani oku-muş, bil-miş gibi yapmanın versiyonudur.
Hızlı Okuma; okumayı sayfa ve kitap sayısındaki yarışa indirgeyen varoluşsal problemi öne çıkarmayan yavan bir terkiptir.
Hızlı Okuma; emek vererek- bedel ödeyerek anlamayı değil kısa yoldan harekete deyim derken anlamsızlığı önceleyen tekliftir.

Okumama problemine hızlı okuma merkezli çözüm üretme çabası var. Okullar- dershaneler sınav sorularını hızlı çözdürebilmek motivasyonuyla bu çözümü öneriyorlar. Günlük hayatta okumayı varoluşsal bir çaba olarak görmeyenleri bu yolla motive etmeye çabalıyorlar. Okumayı hız problemine indirgemek ve bunu öncelemek okumayı artıran değil azaltan faktöre dönüşüyor.

Hızlı Okuma ile ilgili "ulaşılan sonuçlar inanılmaz" terkibinde kullandığımız kelimelerle bağlanan cümleler büyük vaadlerde bulunur ama NLP kültürünün etkisiyle pratik alana geldiğinde dağılır. Bir teknik ve yaklaşım sorunun bütünü için çözüm olarak sunmak çözümü ertelemektir. Şu anda dünyanın en zeki(artık geri-si var mı bilmiyorum), en akıllı insanı pazarlamasıyla matematik ve Türkçe alanında mucizevi(!) olarak tanımlanan önermeleri pazarlayan şaklabanlara inanmamak lazımdır. Sonu hayal kırıklığı olan şeyi yaşamak insanların kendisine kalmıştır.

Modern çağın en büyük afetlerinden biri olan "Hız" problemini bir kere literatürümüzden çıkarmamız gerekiyor. Okumaktan maksat olarak çok sayıda sayfa okumak anlaşılıyorsa bu ilk önce yanlıştır. Okumak; sesleri- harfleri- kelimeleri- cümleleri anlamlandırmaktır. Türkçe'de noktalama işaretleri de var ki bu sürece daha dikkatli bakmamızı gerektiriyor. Sözlüklerin okuma sürecinde başucumuzda ayırmamamız gerekiyor. Anlamlandırmak; çok boyutlu bir hadisedir. Anlam verdiğin ölçüde okumuş sayılırsınız. Bir kelimeden- cümleden çıkarılacak anlamı hedeflemek gerekir. Bu anlamda öncelikle okuma anlayışımızın baştan ayağa değişmesi gerekir.

Kitap okumada ilahi kitabın ölçüsü üzerinde düşünülmelidir: "Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku."(Müzemmil- 4) “Onu (Kur'an'ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip durma." (Kıyame-16)

Okunan kitap tür olarak roman, hikaye, deneme, şiir, düşünce, felsefe olarak hangi tür olursa olsun çok okumaya değil anlamaya dayalı bir süreç işletilemediği sürece amacına ulaşamaz. Hızlı okuma sürecini bu türlerden hiçbirisiyle verimlilik elde edemezsiniz. Yazarın satırlara sığdırdığı anlama hakarettir. Kullandığı imgelere, sembollere, benzetmelere, sakladığı anlamlara, ima ettiği sözlere, referans gösterdiği kaynaklara, alıntıladığı bölümlere, anlamını bilmediğiniz kelimelere bu yöntem ile vakıf olunamaz. Evet, hızlı okursunuz, ama yorumlayamazsınız. Evet, okursunuz, kelimelerin sırrını çözemezsiniz. Evet, okursunuz, bilimsel bir çalışma yapamazsınız.

"Tane tane oku" emri namazda ve Kur'an okumaları için(alelacele yapılmaması gerektiği) geçerlidir..." yorumu anlamı daraltmıştır. Hangi kitap olursa olsun mesele okumak- anlamak- yaşamak ise bunu sadece bir zamana ve mekâna hapsedemeyiz. Mesele olan bir metindir ve metni anlamak için kullanılacak yöntemdir. Eğer hızlı okumak- anlamak ile eşdeğer olsaydı hafızların her birinin Kur'an'ın anlam dilini çözmesi icap ederdi. Ama hafızlar genel anlamda hızlı ve güzel okumak dışında bir arayış içinde olmadıklarından yaşamsal bir değer açısından kalıcı bir değer üretemiyorlar.

Hangi kitabı olursa olsun, anlamak hedefi vardır. Okumak için bir tekniği dayatmak ve bunun üzerine temellendirmek yanlıştır. Okumanın bin bir yolu vardır. Her insan kendisi için anlamayı ve yaşamayı hedefleyerek en uygun yöntemi "Hız" kaygısına girmeden, acele etmeden, salim bir akıl ve düşünüşle keşfedebilir. Bu yöntemi ilahi ve beşeri tüm kitaplar çerçevesinde düşünerek uygulamalıyız.

Çok kitap okuyanlar, hiç kitap okumayanlar gibi eleştirilmelidir. Çok kitap okuyanlar bazen hiç kitap okumayanlar kadar zarar veriyorlar.

Kitap; insanlık üzerinde kibirlenerek kendi düzenini kurmak isteyen tüm ilahlaşanların düzenini ortadan kaldırmak, değiştirmek, adaleti- tevhidi ikame etmek için vazgeçilmez yoldur- metindir- anlayıştır- ruhtur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.