İbadetlerimiz Rabbimizle olan ilişkimizi belirler. Ona gösterdiğimiz saygı, tazim, takdir, acziyetimizi ifade etme, yardım isteme gibi davranışlar kulluğumuzun kalitesini belirlediği gibi maddi ve manevi hayatımıza etki eden başka faydaları da vardır.

Adeta özel bir tasarım ve özel donanımla yaratılan insan başıboş bırakılmamış beden ve ruh sağlığını etkileyen bir takım emir ve yasaklara muhatap olmuştur. Özellikle ibadetlerin şekli, uygulanma zamanı, ibadetle gözetilen nihai sonuç insanı bedeninden ziyade ruhunu ve zihinsel fonksiyonlarını düzenleyen bir sağlamlığa ulaştırır.

Günümüz tıp literatüründe psikomatik denilen bir alan vardır. Burada insanların ruhsal ve zihinsel kökenli organik hastalıkların tedavisi ile ilgili çalışmalar yapılır. İnsandaki zihinsel kabiliyetler ve bunların korunmasıyla ilgili yapılan bu çalışmalara bakıldığında Allahın ve peygamberin mesajları doğrultusunda ve fıtrat kurallarına uygun yaşamın insanı ne kadar sağlıklı yaptığına dair bilgilere ulaşıyoruz.Şimdi kısaca insandaki psikososyal dengeyi sağlayan akıl sağlığı için gerekli olan zihin yetenekleri ve onların ibadetlerle olan ilişkisine bakalım.

Doç. Dr. Bedri Katipoğlu’nun “İnsandaki Zihinsel Yetenekler ve Bazı Zihinsel Bozuklukların Oluşmasında ve Tedavisinde Dini Değerlerin Önemi” başlıklı akademik çalışmasından yararlanarak yaptığımız bu araştırmada insanın ilk zihinsel yeteneği olarak “şuur” u ele alacağız.

Sağlıklı bir insan zihninin en önemli belirtisi şuur sahibi olmaktır ki bu da insanın kendi şahsı ve çevresi hakkında yeterince bilgi sahibi olması demektir. Bu yeteneğe sahip olan insan kendisi ve çevresiyle ilgili sağlıklı kararlar verebilecek ve toplumun da en yüksek perdede kabul gördüğü akıllı şuurlu insan konumuna kavuşacaktır. İnsanın kendi yaratılışını çevresini, kâinatı incelemesini ve geçmişteki insanların yaşantılarından ders almasını, akıllı ve tefekkür sahibi olmasını ifade eden yüzlerce ayet vardır Kuranı Kerimde. Demek ki tefekkür insanın zihnindeki bilinç akışına sebep olup bilinç bozukluğuyla meydana gelen birçok konfüzyona ( bilinç bulanıklığı ve idrak yoksunluğuyla oluşan travmalar) engel olmaktadır. Ayrıca dinimizin alkol uyştucu vs şuuru ve bilinci kapatan şeyleri yasaklaması ve bunları şeytan işi pislikler olarak adlandırması da akıl sağlığını korumaya yöneliktir

İkinci zihin yeteneği algı ve idraktir. Algı duyu organlarımızla gözleyebildiğimiz nesnelerin zihindeki tasarımıdır. İdrak ise bu tasarımlardaki mana bilinci ve kavrama yeteneğine sahip olmak demektir. Algısı ve idraki bozuk olan insanlar genellikle hallisünasyon ve illüzyon görürler. Bu da hayatlarını oldukça zorlaştırır. Mesela bir su borusunu yılan zanneder veya etrafında olmayan kimseleri görür değişik sesler işitir, organlarıyla konuştuklarını söyler hatta uçtuklarını bile düşünürler. Kuranı Kerime göre idrak yeteneğinin zirvesi âlemlerin rabbi olan Allah’ı tanımak ve Ona gönülden yönelerek iman etmekle olur. Kuranı kerimde pek çok ayette iman edenlerin temiz akıllı kişiler oldukları vurgulanırken Allah’ı hakkıyla idrak edemeyenler kınanır.

Üçüncü zihinsel yeteneğimiz “dikkat” dir. İnsanın kendisi ve çevresinde meydana gelen olayları fark edebilmesi ve istediği takdirde kendini bir işe konsantre edebilmesidir. Son zamanlarda özellikle çocuklarda çok rastlanan dikkat eksikliği aileleri pek çok yönteme başvurmaya hatta ilaç kullanmaya kadar götürmektedir. Kullanılan ilaçların çocukların gelişimi engellemesi sonucu aileleri iyice tedirgin etmekte ama gün geçtikçe vakarla artmaktadır.

Dikkat eksikliğinin sebebi bir işe yeterince konsantre olamamaktan kaynaklanır. Oysa Rabbimiz bize bunun için muhteşem bir ibadet vermiştir ki o da namazdır. Namaz insanda dikkat yeteneğini artıran insana sinerji veren bir özelliğe sahiptir. Namaz insandaki zaman disiplinini sağlar, iradi dikkat kabiliyeti ve konsantrasyon yeteneğini kuvvetlendirir.  Hayatın akışının verdiği meşguliyet insanı düşünmekten alıkoyar. Hele çocuklar bir çizgi filmden diğer filme bir oyundan diğer oyuna koşarken zihinlerini temizlemeye fırsat bulamaz ve konsantrasyon bozukluğu yaşarlar. Her insanın durmaya ihtiyacı vardır, kendiyle baş başa kalmaya zihnini boşaltmaya. Yapılan araştırmalar da namaz kılan insanların diğer insanlara göre daha dikkatli olduğunu göstermiştir.

Ve Rabbimiz buyurur ki “ İman edip Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlar. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur. İman edip Salih amel yapanlara ne mutlu varılacak güzel yurt onlar içindir” (Rad, 28-29)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178