İslamcı vakıf, platform, derneklerin 1980'li, 1990'lı yıllarda oturacakları doğru dürüst bir mekânları yoktu. Ama insan dönüşümünde aktif idiler. İnsanlara gidiyorlardı, insanların gelmesini beklemiyorlardı.
2000'li yıllarda İslamcı vakıf, platform ve derneklerin kat kat binaları, külliyeleri, konakları oldu. Ama içlerinde insan yok. Makam odalarından geçilmiyor. Artık insanlara gitmiyorlar,
insanların gelmesini bekliyorlar. Cemaatler, dernekler, vakıflar iş ve ihale takip bürolarına dönüştüler.
***
Türkiye'nin Müslümanları... Türkiye'nin Mü'minleri... Türkiye'nin Muttakileri... Türkiye'nin Alimleri... Türkiye'nin Kafirleri... Türkiye'nin Fasıkları... Türkiye'nin Müşrikleri... Türkiye'nin Münafıkları... Türkiye'nin Zalimleri... Türkiye'nin Mazlumları... Türkiye'nin Müstekbirleri...
vardır.
***
Küresel ve Ulusal Siyaset...
Türkiye siyaseti her geçen gün daha fazla küresel müdahaleye açık olmaktadır ve olacaktır.
Sınırlar, artık sadece sınır kapılarından ibarettir.
Ülkeler birbirlerinin iç ve dış siyasetlerine müdahale ediyorlar ve gün geçtikçe daha fazla edeceklerdir. Yeni küresel siyaset sistemine adapte olmayanlar, sistemin çarkları arasında ezilmeye mahkûmdurlar. Türkiye, küresel siyaset düzleminde hem müdahale etmektedir, hem de müdahale edilmektedir. Ulaşım ve iletişim imkânlarının hızı ile siyasi müdahale hızı paraleldir. Küresel siyasetin araçları ve argümanları gün geçtikçe çeşitleniyor. Bu siyaseti hangi ilkeler ve yöntemler ile yapacağınız, sizin farkınızı ortaya koyacaktır.
***
Müslüman Gençlik için bir şey yapmak isteyenlerin yapması gerekenler:
1- Sinema filmi çekmek...
2- Müzik üretiminde bulunmak...
3- Her alan ile ilgili fotoğraf çekmek...
4- Bilgisayar oyunları üretmek...
5- Her yaşa uygun kitap ve içerik hazırlamak...
6- Çizgi film yapmak...
7- Resim yapmak- Karikatür çizmek...
8- Dizi film çekmek...
9- Eğlence alanlarını zenginleştirmek...
10- Spor
***
Merkez ve Taşra
Merkez ve taşra geriliminin sona ermesi gerekiyor artık… Bu gerilim bitmeden bu topraklarda sağlıklı, kalıcı düşünüş ve pratik oluşmayacaktır. Bu meyanda özelikle "merkez"dekilerin bulundukları tavrı terk etmeleri gerekiyor. Ancak onlarında bulundukları konumu ve bu süreci doğru okuyabildikleri söylenemez. "Merkez"leşen taşraların, dönüp kendilerinin geldikleri yeri hatırlamaları gerekiyor. Merkeze gelenler, nerden geldiklerini unutuyorlar. 
"Merkez"in taşrayı dışlaması, "taşra"nın sizinde bahsettiğiniz özgüvenden yoksun halleri, iletişim- ulaşım ve etkileşim çağında anlamı olmayan bir duruma tekabül ediyor. Bugün çok etkili olamsa da her ilde üniversiteler var. Düşünsel paylaşımda sınırlar ortadan kalktı. Ancak zihinlerdeki yargılar, yeni bir çıkışın imkân dâhilinde olduğuna dair ümitleri de azaltmaktadır. 
***
Cemaatlerin Örgütlülük Kültürü
Cemaatlerin dönüşümü anlamında bazı yapılar 28 Şubat sonrası örgütlenme şekillerini değiştirdiler. 28 Şubat öncesi illegal örgütlü modeli seçen bazı cemaatler, kendilerini açık- şeffaf- tartışılabilir- toplantı notları okunabilir- toplantı yer ve saatleri gizli kalmaksızın çalışmalarına devam etmektedirler.
Anadolu Platformu, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Özgür- Der gibi yapılar bu değişimde öncülük yaptılar. 
Tarikat ve Cemaatler sivil- resmi her kurum- birey tarafından tanımlanabilir- tartışılabilir- denetlenebilir olmalıdırlar.
***
Ortadoğu'da Sünniler, Kürtler, Şiiler, Araplar, Yahudiler, Türkler, Hristiyanlar 
bir arada yaşayacaklarına inanmıyorlar.
Ne zaman ki, bir arada yaşayacaklarına inanırlarsa o zaman Barış yakındır.
***
Müslümanlara İnsan Hakkı var mı?
Çin'de oruç ve namaz yasaklanır, çiğneyenler şehit edilir.
Avrupa'da başörtüsü yasaklanır, giyenler hor görülür veya cezalandırılır.
IŞD, müslümanları mezheplerine göre değerlendirip infaz eder.
Afrika'da örgütler müslüman kanını dökmeyi helal görür.
Mısır'da inanmak ile idam elbisesi giymek doğru orantılı olur.
Amerika'da islamofobia ile masumlar katledilir.
Dünyanın neresine bakarsanız, inanmışlara zulüm var.
Arakan, Bangladeş, Pakistan, Afganistan, Çeçenistan...
Müslümanlar,  Müslüman kalmaya ve adaleti inşa etmeye devam etmelidirler.
***
İdeolojik Körlük
Türkiye'de ideolojik algılar farklılıkları anlamayı tehlikeli bir süreç olarak addedip bu tür yaklaşımların önünü 150 yıldır kesmeye çalışmaktadır. Hayatta var olan ve var olması muhtemel bir durum veya olguyu görmezden gelip onun varlığını inkâr etme, ileri süreçte yok etme yaklaşımı çıkmaktadır. Farklılıkları inkâr etmeden, etkilerini görmezden gelmeden anlamanın zararı değil sayılamayacak kadar faydası vardır. Zihnini tehdit algısı duvarları ile ören süreç insani, kültürel, tarihsel gerçekliklere sırtını dönerek ancak kendi kendini inkâr edebilir. Sosyal ve siyasal gerçekliğimizi iyi görmeliyiz... Bunlar ne tehlikelidir, ne utanılacak şeylerdir, ne de gelişmemize engeldir.
***
İslamcılık tartışılıyor...
Yalnız bir sorun var: İslamcılar kimlerdir? Bu sorunun içerden ve dışardan olmak üzere 2 cevabı var: İçerden cevaplar: Nurculara sorarsanız, değiller.
Tarikatlara(İskenderpaşa- Menzil- Süleymancılar- Işıkçılar vd.) sorarsanız; seni lanetlerler.
Fethullah Gülen cemaatine sorarsanız; reddiyeleri dünden hazırdır.
Milli Görüş hareketine sorarsanız; kabul etmezler.
Dindar Muhafazakâr çevrelere sorarsanız; seni lanetlerler.
Anadolu insanına sorarsanız; imanını tazelemeni isterler.
Geriye kala kala bu tanımlamayı kabul eden bir dönem radikal islamcı adıyla yaftalanan kesimler kalıyor. O kesimler ise şimdilerde İslamcıyım demeye utanıyorlar.
Dışardan cevaplar: İslamı hayatın merkezine koyan, bunu siyasal, sosyal, ekonomik ve kültür açısından inşa etmeye çalışan herkes İslamcı'dır.
Ya içerdekiler kendilerini tanımlayamıyorlar. Böyle tanımlamaktan korkuyorlar.
Ya da dışardan içerisi daha iyi görünüyor.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155