Dünya hayatı bir imtihandır. Şimdi bu imtihanın hatırlatıldığı bir ayeti kerimenin bize gösterdiği ip uçlarına bakalım:

Rabbimiz buyurur ki; “ İnsana bir zarar dokunduğunda bize durmadan yalvarır” ( Zümer 39/ 49)

Bu bize tanıdık geldi değil mi? Bizi yaratan ve yaşatan her türlü nimetlerle donatan rabbimizi en çok başımıza bir musibet geldiğinde hatırlarız.

Daha önce bize verdiği nimetler aklımıza bile gelmez.Zira zihnimiz hep o müsibetin verdiği rahatsızlıkla meşguldür. Çünkü öncesinde sahip olduğumuz ya da sahip olduğumuzu zannettiğimiz şey artık elimizden kayıp gitmiştir. Bütün çabamız, duamız onu yeniden ele geçirmek içindir.

İnsani bir özellik olan bu davranışımız yanlış değildir aslında. Ayete baktığımızda olumsuz bir davranış gibi gösterilen bu durumun arka planında ki düşüncedir yanlış olan. O da; nimete alışmak ve kıymetini bilememek.

Bunu şöyle bir örnekle daha iyi izah edebiliriz: Çocuğu olanlar bilir. Onlar ellerindeki oyuncağı en çok misafir çocuk geldiğinde sahiplenir ve kıymet verirler. Misafir çocuğun gözü ise ev sahibi çocuğun oyuncağındadır. Ev sahibi çocuk ikna edilir ve oyuncak emanet olarak verilir. Çocuk bu oyuncakla oynamaya o kadar çok alışır ki misafirlik bittiğinde onu vermemek için elinden geleni yapar. Çünkü onunla oynadığı zaman içerisinde kendininmiş gibi bir sahiplik duygusuna kapılır. Ağlar, sızlar, kendini yere atar,  “ama bu benimdi” diyerek türlü manevraya başvurur.

İşte bizde elimizden çıkan nimetler için böyle bir davranışın içine gireriz. Rabbimizin, sahibimizin bize hediye ettiği şeyi unutur, sahipmişiz gibi muamele ederiz. Oysa O bizi “ elinizden çıkan şeylere üzülmeyin ve size verdiği nimetle şımarmayın” (Hadid,57/23) diye uyarır.Tıpkı bir annenin çocuğunu ikna etmesi gibi…

Peki, Rabbimiz bizim ağlamamıza sızlamamıza cevap vermez mi? Bize verdiği hediyeyi tekrar lütfetmez mi?

Bir annenin çocuğuna olan şefkatinden kat kat fazla merhamet sahibi olan O, ayeti kerimenin devamında bize cevap veriyor. “… ve sonra ona katımızdan bir nimet veririz”.

Bir “oh” diyelim hep beraber. Secdeye kapanalım. Şükredelim hamdedelim… Böyle bir sahibimiz olduğu için.Bizi karanlıklarda bırakmadığı, isteğimizden daha güzeli anlamına gelen katından bir nimet verdiği için. Eline öncekinden daha iyi bir oyuncak geçen bir çocuğun sevinciyle mesrur olalım.

Ama o da ne… Ayetin devamı ne diyor?  İnsan bunu yapmak yerine ne yapıyor dersiniz. “ Oysa insan önceki yalvarmasını unutarak ‘bunu bilgim sayesinde elde ettim’ der. Eyvah ki eyvah… Bu ne nankörlüktür ey insan! Daha düne kadar ağlayıp sızladığını Rabbinden onu istediğini ne çabuk unuttun. Rabbinin bu nimeti sana hediye etiğini nasıl görmezsin? Bunun cezası olmaz mı sanırsın?

“ Hayır, aksine verdiğimiz o nimet insan için bir imtihandır”

İşte hakikat! Ne muhteşem bir terbiye metodu!  Ey insan,  yine yanıldın! Kendine ağır bir yük yüklendin. Oysa sen imtihanı sadece yoklukla zannediyordun. Etrafındakiler sana böyle dememişler miydi kaybettiklerin için; “Üzülme bu bir imtihan”. Sen de bir başkasına “biliyorum bu benim imtihanım” dememiş miydin? İstediğini daha fazlasıyla alınca imtihanı kazandım zannettin. Dünyada sana verilen her güzelliğe bu bakışla nazar ettin.

Oysa asıl imtihanın yeni başladı. Sen istediğin sorudan başladın ama dikkat et puanı daha yüksek olan soruları kaçırmayasın.

Rabbin bakacak; mal verdiyse bunu Karun gibi zaten benim yeteneğimle elde ettim deyip sadece kendine mi harcayacaksın.Fakir insanlara “bunlar aptallıklarından dolayı fakirleşmişler”   yoksa  “Rabbim lütfetti dilerse verir, dilerse alır” mı diyeceksin.

Çocuklarının varlığı, sayısı yada onların makamlarıyla başkalarına karşı övünüp Ebu Lehep davranışı mı gösterecek yoksa Hz. İbrahim gibi onların gözaydınlığın olması ve senden sonraki nesillerin içinden de muttakiler çıkması için mücadele mi edeceksin.

Makamın,mevkiin, şanın şöhretin arttıkça insanlara tepeden bakıp Firavunvâri  davranışlar mı göstereceksin yoksa yerlerin ve göklerin hazineleri emrine verilmiş Süleyman Peygamber gibi Rabbinin adına yüceltmek için mi uğraşacaksın.

Dedim ya dostum imtihan devam ediyor, istediğin sorudan başlayabilirsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet ordu 2019-02-13 15:49:32

Emeğinize sağlık rabbim ilminizi artırsın bize de istifade etmeyi nasip etsin