• Uye Girisi | Uye Ol |
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image
Ekrem Dumanlı

Aman dikkat!

16/02/2012 10:52:00

Gündem sabahtan akşama defalarca değişince, insanları (özellikle de yorumcuları) temelden sarsabiliyor.

Olaylara sağlam bir iradeyle, kuşatıcı bir nazarla bakılamıyorsa insanlar bir uçtan diğerine savrulup gidebiliyor. Hâlbuki alelacele yapılan yorumlar -tarih şahittir ki- kısa bir zaman sonra yorumcusunu mahcup eder.

MİT müsteşarlarının ve çalışanlarının ifadeye çağrılması tabii ki hepimiz için 'şok gelişme'. O yüzden daha neler yaşandığını anlamadan dinlemeden herkes meseleye bir anlam yüklemeye çalıştı. Kimine göre Oslo'da yapıldığı ortaya çıkan MİT-PKK görüşmesi hesaba çekiliyordu. Hâlbuki o görüşmelerin deşifre olmasının üzerinden bir hayli zaman geçmişti. Yargı o günden bugüne (beş ay) neden harekete geçmemişti de şimdi bir savcı bunun hesabını soruyordu? Kısa zaman sonra anlaşıldı ki konunun özü Oslo görüşmesi değil.

KCK operasyonlarında ele geçen bilgiler, belgeler MİT'i zan altında bırakıyordu. Sadece belge bilgi de değil; KCK elemanlarının itirafları da devletin çok önemli bir kurumu olan MİT'i zor duruma düşürmüştü.

Soruşturma dosyasına giren iddialar korkunç! PKK'lı ya da KCK'lı diye tutukladığınız adamların bir kısmı aslında devlet için 'ajanlık' yapıyormuş. "Olabilir, istihbaratlar böyle çalışır zaten!" denebilir. Eyvallah. Ancak 'haber elemanı' olarak kanlı bir terör örgütünün şehir hücrelerine sızan ve çok sayıda eylemin planlanmasına ve icra edilmesine bizzat şahit olan kişiler olayları ilgili makamlara bildirmediyse bunlardan hesap sorulamaz mı? Dahası, bu elemanlar durumu rapor etti; ama yukarıdaki yetkililer önlem almadıysa ve bu durum soruşturma dosyalarına girdiyse hiçbir işlem yapılmayacak mı?

Onlarca yıldır fısıltılar halinde konuşulan, son yıllarda kitaplara yansıyan bir iddia var: PKK'yı MİT kurdu. Bu noktadan başlayan iddialar, "PKK'yı MİT yönetiyor" hükmüyle devam ediyor. Bu tür iddiaların üzerine bugüne kadar hiç gidilmedi. Belki de gidilemedi. Ancak çok sayıda karanlık olay -başta Uğur Mumcu cinayeti olmak üzere- hep PKK-MİT ilişkisine bağlandı. Şayet KCK soruşturmasında elde edilen bilgi, bulgu ve itiraflar bu karmaşık ilişkiyi ispat edecek mahiyette ise yargı ne yapmalı? Üstünü mü örtmeli, yoksa ilgili kişilere "Bu nedir?" diye mi sormalı?

Kendimizi kandırmayalım. Bu ülkede silahlı bir örgüt onlarca yıl devletle savaşabiliyorsa ve militanlarının bileği bükülemiyorsa bunun bir sebebi de o örgütün ucunun devlet zırhına bürünmüş operasyonel kişilere dayanmasıdır. Asker, polis ya da istihbaratçı fark etmez; buralar destek vermiyorsa illegal hiçbir örgüt devletin gücü karşısında ayakta kalamaz. Çökertilen terör örgütlerine bir de bu açıdan bakmalı...

Maalesef PKK ve Hizbullah, Kürt sorununun devamı adına hem kuruluş aşamasında hem gelişim sürecinde kollandı. Gencecik çocuklarımız toprağın kara bağrına düşerken bu korkunç manzara üzerinden 'milli güvenlik' politikaları oluşturuldu. Bu, AK Parti'nin hatası değil ki şimdi ortaya çıkan yüzleşme bu partinin bertaraf etmesi gereken bir sürece dönüşsün. Kanlı bir örgüt ta 30 küsur yıl önce MİT'in himaye kanatları altında kurulduysa ve hâlâ istihbaratımız o örgütün şah damarında oturuyorsa ve maalesef buna rağmen olayların önüne geçilemiyor mal ve can kaybı devam edip gidiyorsa bazı gerçeklerle yüz yüze gelmek gerekmiyor mu? MİT-PKK ilişkisini kuran da, yaşatan da AK Parti değil. Dolayısıyla, sanki bu tablonun sorumlusuymuş gibi tanıtılması ve süreci sahiplendirilmesi Türkiye'yi yanlış bir yere doğru savuruyor.

Türkiye'deki şeffaflaşma süreci partileri de, sivil toplum kuruluşlarını da aşıyor; o yüzden bugün yaşananlar bir çatışmanın nedeni değil; demokratikleşme ve şeffaflaşma sürecinin tabii bir sonucudur. En kötü tercih, ortaya çıkan manzaranın üstünü kapatmaktır. Mesele artık sadece yargının konusu değil. KCK içine sızmış istihbaratçılar ve önlen(e)meyen terör eylemleri artık araştırmacılara emanet edilmiştir. Büyük fotoğraftaki tarihî sorumluluğu unutarak güncel olayların toz dumanı arasından olmayacak çıkarımlar yapmak zincirleme yanlışlar doğurur. Aman dikkat! Ortaya çıkan manzaraya en çok sevinenler, AK Parti ve cemaate karşı öteden beri düşmanlık besleyenlerdir. Onları bu kadar derin sevince boğmanın hiç kimseye faydası olamaz...

Tuzak

Bir mevzuu tartışırken bazen bir ön kabul yapılıyor ve sonra her şey onun üzerine bina ediliyor. MİT yöneticilerinin ifadeye çağrılmasında da benzer bir şey yaşandı. Savcının 'cemaat üyesi' olduğunu ima eden de oldu, doğrudan doğruya bunu ifade eden de. Sonra da bu tartışılmaz bir gerçekmiş gibi bütün analizini 'cemaat'-AK Parti ilişkilerine dayayan yazılara, konuşmalara şahit olduk. Sanırsınız emniyet ve yargı mensuplarının alnında 'cemaat üyesi' yazıyor. Yok, böyle bir şey!

Bazı çevrelerin 'cemaat' vurgusunun asıl nedeni belli. Ta ilk günden beri AK Parti'ye ve Tayyip Erdoğan'a karşı önyargıyla yaklaşan hatta düşmanca davranan bazı kişilerin Başbakan'a sahip çıkıyor gibi görünmeleri de belli bir maksada binaen yapılıyor. Bazıları suret-i haktan görünüp çoktan beri arzu ettikleri 'cemaat-parti kavgası'nı körüklemek istiyorlar. İyi niyetli olmasına rağmen heyecanına kapılıp bu derin plana kendini teslim edenler çıkabilir, ama aslolan güncel telaşlara kapılmamaktır. Meseleye akılla vicdanla yaklaşınca karşımızda bir tuzak olduğunu herkes görecektir.

 

250. madde üzerinden Ergenekon'un yeni planı

CHP Genel Başkanı son tartışmaları değerlendirirken niyetini doğrudan ifade etmiş ve 250. maddenin kaldırılmasını dile getirmiş. Öteden beri CHP'nin böyle bir talebi var. Çünkü özel yetkili mahkemeler kaldırıldığında Ergenekon başta olmak üzere bütün derin yapılarla ilgili davalar akamete uğrayacak. Ergenekon'u destekleyen kişiler bunu uzun zamandır dile getiriyor zaten...

250. madde, özel yetkili mahkemelerin alanını çiziyor. O kanun sayesinde özel yetkili savcılar 'dokunulamaz' kişileri adalet huzuruna çıkarabiliyor, mahkemeler o yetki sayesinde devlet zırhına bürünerek kanunsuz iş yapanları yargılayabiliyor. İtalya'daki Gladyo soruşturmasından da bildiğimiz gibi aslında dünyanın pek çok yerinde bu tür özel yetkili mahkemeler var; çünkü yerel mahkemelerin yetki sınırı dar bir çerçeveye sıkışıyor. Çeteler, örgütler, mafyalar dünyanın her yerinde bu tip mahkemeler tarafından sorgulanıyor. 'Süper savcılar'ın yetkileri olmasa örgütlü suçlardan hiç kimse hesap soramaz.

CHP için de bu bir çelişkidir. Bir yandan milletvekilleri dâhil herkesin dokunulmazlığı kaldırılsın, herkes adalet karşısında hesaba çekilsin diyorlar, diğer yandan derin ilişkilerin hesabının sorulmaması için yeni zırhlar arıyorlar. Bugün bazı AK Partili kişilerin 250. maddeye bu kadar sert yaklaşması ve CHP ile aynı çizgiye geliyor gibi gözükmesi, ileride yaşanacak bazı sıkıntıların hesap edilememesinden kaynaklanıyor. Açık söyleyeyim, şayet 250. maddenin tanıdığı yetkiler ortadan kaldırılırsa bütün darbe davaları düşer, CHP'nin dediği olur ve bundan en büyük zararı AK Parti görür.

Ergenekon avukatları medyayı dolaşıp "MİT soruşturmasının asıl hedefi Başbakan'dır" propagandası yaparken aslında yandaşlarını adaletin elinden kurtarmaya çalışıyor. Bu gerçeği görmeden ve korkunç sonuçları hesap etmeden atılacak adım Türkiye'yi bambaşka bir yere sürükler. Umarım AK Parti'nin ortak aklı, yıllardır yürüttüğü büyük mücadeleyi unutarak darbecilere böyle bir imkân sunulmasına fırsat vermeyecektir.

04/05/2012 17:23:00
23/04/2012 17:03:00
27/02/2012 09:57:00
16/02/2012 10:52:00
09/02/2012 11:51:00
31/12/2011 16:17:00
28/12/2011 08:34:00
25/11/2011 11:11:00
23/11/2011 11:16:00
14/11/2011 09:24:00
11/11/2011 08:04:00
01/11/2011 11:46:00
05/10/2011 09:30:00
22/08/2011 09:13:00
15/08/2011 09:27:00
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen):

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin
Son Eklenen Haberler
image

Artık Tanklar Yürümüyor

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençleri kabul eden Başbakan Erdoğan, gençlere , "Bakın Artık tanklar yürümüyor, artık toplar yürümüyor, artık belediyelerin araçları, gereçleri yürümüyor. Artık bir şenlik var, ortada gençlik var, sportif etkinlikler var. Bunu yapıyoruz. Ve bunu neye çevirdik, şimdi gerçek bayrama çevirdik. Bayram böyle olur. Öbürü demir perde ülkelerine ait kutlamalardı. İşte bunu da başarmanın coşkusuyla sizlerle bir aradayız.
image

Minibüslerde devrim

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş, yeni gelecek minibüslerin tekerlekli sandalye alabilen tarzda olacağını açıkladı.
image

Doğanşehir’de 19 Mayıs

Doğanşehir’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri coşkulu geçerken, yabancı ülkelerden gelen gençler de coşkuya ortak oldu.
image

Çalık, Esnafı Tek Tek Ziyaret Etti

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, ziyaret ettiği esnafın çalışmalardan dolayı memnuniyetlerini ifade ettiğini söyledi.
image

En Büyüğü Malatya’ya Açıldı

Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, “Türkiye’nin üzerinde oynanan bütün oyunlara rağmen Türkiye’de insanlar birbirlerine düşmanca duygular beslemeyecek ve Suriye’de gördüğümüz gibi çatışma ortamları olmayacak inşallah” dedi.
image

Tacizci doktoru görüntülemek isterken fena dayak yediler

İtalya'da haberciler, yerleştirdikleri gizli kamerayla, hastalarına cinsel tacizde bulunduğunu görüntüledikleri doktordan dayak yedi. Mediaset 5 kanalında yayınlanan Striscia la Notizia adlı programda çalışan Jimmy Ghione ve kameramanı, Roma'daki muayenehanesine gelen kadınlara cinsel tacizde bulunan doktorun hışmına uğradı.
image

Ehliyette Bir Dönemin Sonu

Anayasa Mahkemesi, uyuşturucu ve keyif verici madde alarak araç kullananların ehliyetinin süresiz alınmasını öngören yasa hükmünü iptal etti.
image

PKK Kampı Top Atışı Altında

Hakkari’nin Çukurca ilçesinde bulunan askeri birliklerden Kuzey Irak topraklarında bulunan PKK kamplarına yoğun top atışı yapıldığı belirtildi.
image

Taraf'tan Erdoğan'ı Kızdıracak Manşet

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Seçimler öncesi Obama'yı zora sokma gayreti" şeklindeki demecine Taraf'tan sert bir çıkış geldi.
image

Hizmet Binası Açıldı

Malatya Turgut Özal Boks İhtisas Spor Kulübü Derneği'nin hizmet binasının açılışı gerçekleştirildi.
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
0