Hz Yusuf filminde Hz Yusuf amon rahiplerinin Allaha inanması için Züleyha-zelihanın gözünü Allah dua ederek Allahın inayetiyle bir müzice olarak açıyor. Sonra amon rahiplerine Allaha inanın diyor. Öndeki rahip bence Züleyhanın gözü önce de kör değildi diyor. Hz Yusuf bütün şehir onun gözlerinin kör olduğunu biliyor diyor. Sonra eğer o gençleşirse inanacak mısınız diyor. Sonra Zelihanın üzerine bir örtü örtülüyor. Hz Yusuf dua ediyor. Örtü açılıyor. Züleyha gençleşmiş. Ama amon rahipleri biri dışında yine inanmıyorlar. Bu durum bana inkar-küfür psikolojisini çağrıştırdı. İnanç meselesinin de haddi zatında bir psikoloji meselesini olduğunu düşündüm. Psikoloji yani zihin kişinin kabul ettiklerinin ve kabul etmediklerinin; onayladıklarının ve onaylamadıklarının; inandıklarının ve inanmadıklarının; doğrularının ve yanlışlarının toplamıdır. Bu haliyle inkarın anormal-normal olmayan bir psikolojik durum olduğunu söyleyebiliriz. 

Sağlıklı bir akıl karar vermeden önce bir muhakeme, ölçme tartma yapar. Bunu yaparken anne-baba, dede ve atalarından gördükleri önceki yaşantılarına, kendi çıkarımlarına, etrafında etkisinde kaldığı diğer insanlarında etkisiyle karar verebilir. Daha sağlıklı bir akıl haddizatında hakim gibi delile göre hareket eder. Bu gördüğümüz dünyanın ayın, güneşin ve yıldızların bir yaratıcısının olduğunu düşünebilir. Belki tam tanımlayamaz. Ama saf akıl Allahı bulabilir. Kuranı Kerimde Hz İbrahim kıssası buna örnek verilebilir. Hz İbrahim kendisine hayrı olmayan, konuşamayan, dualara icabet edemeyen putlara inanmıyor. Aklıyla bunun saçmalığını kabul ediyor. Sonra Allahı arıyor. Önce güneşe, aya, sonra yıldızlara bakıyor. Ama batıp gidenler benim rabbim olamaz diyor. Böylece aklıyla alemi temaşa ederek Allahı buluyor. 

Peygamber efendimiz Hz Muhammed (SAV) peygamberliğinden önce el-emin, güvenilir bir insan olarak biliniyor. Bir gün akrabalarını toplayarak ben size şu dağın ardından düşman geliyor desem inanır mısınız diyor; inanırız diyorlar. Aynı ben size Allahın elçisiyim diyorum diyor fakat azı dışında çoğu inanmıyor. Akıl, vicdan, göz kulak Allahın varlığına birer delil olduğu halde inkarcı buna inanmıyor. Neden inanmıyor sorusuna çeşitli cevaplar verilebilir. Psikolojik açıdan gün gibi ortada olan bir fikri kabul etmemek akıl dışıdır. Küçük bir çocuğun dahi sebep sonuç açısından kabul edebileceği bir gerçeği kabul etmemek küfür taassubudur. Gericiliktir. Bir iğne ustasız bir köy muhtarsız olmaz. Bu koca kainatın bir yaratıcısı ve idarecisi elbette vardır. 

Terapide biz kişinin sahip olduğu çarpık düşünceleri kişiye göstermeye çalışarak bundan vazgeçmesini yerine daha gerçekçi düşünceler koymasına yardımcı oluyoruz. Eski fikirlerini değişmediği müddetçe kişi tam olarak iyileşemez. Katı değişmez sabit fikirler kişinin rahatsızlığının temel nedenidir. Bu açıdan küfür psikolojik bir hastalık, tebliğ ve irşad ise terapidir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155